Barack Obama’nın yıllık okuma listesine aldığı “Antropologlar”, Ayşegül Savaş’ın “Beyaza Beyaz”ın ardından Türkçede okurla buluşan yeni kitabı oldu. Paris’te yaşayan İstanbul doğumlu yazar, gündelik hayatın küçük ritüellerine odaklanan romanını ve edebiyat yolculuğunu anlattı.
“Mutlu ve tedirginim”
Çocukluğunu Londra ve Kopenhag’da geçiren, ABD’de eğitim alan 41 yaşındaki Savaş kitaplarını İngilizce yazıyor. İlk romanı “Walking on the Ceiling” 2019’da çıktı; “Antropologlar” 2024’te, öykü kitabı “Long Distance” 2025’te yayımlandı. Romanın kendi dilinde yayımlanmasını “Mutlu ve tedirginim. Bir kitabın yayın süreci mahrem bir dünyanın açılması anlamına gelir” sözleriyle anlatıyor.
İngilizce yazmasının asıl nedeni ise oldukça romantik: İngilizce konuşan eşinin yazdıklarını okuyabilmesi. Türkçe ise ailesiyle ve kızıyla konuştuğu dil; Savaş’a göre Türkçede espri daha komik, şarkı daha hüzünlü.
Bir ev seçmek, gelecek seçmek
Asya ve Manu’nun hikâyesi, yazarın eşiyle ev aramaya başlamasıyla doğdu. “Çünkü bir ev seçmek, kendine bir gelecek seçmek demek” diyen Savaş, romanı göçmen zorlukları motifinden uzak tutup köksüz genç çiftin küçük mutluluklarına odaklandığını söylüyor.
Silikon Vadisi’nden Paris’e
Üniversitede antropoloji ve sosyoloji okuyan Savaş, mezuniyetin ardından Silikon Vadisi’nde bir start-up’ta çalıştı. Mutsuz olduğu bu işte öğle aralarında kısa hikâyeler yazmaya başladı ve bu metinlerle yaratıcı yazarlık programlarına başvurdu; Paris’e taşındıktan sonra yazarlığa ağırlık verdi.
Ritüellerin modern hayatta azaldığını düşünen yazar yine de onlardan vazgeçmiyor: “Bir sabah kahvesi, pazar kahvaltısı, öğlen molası, arkadaşlarımızla haftalık buluşmalarımız da barındırdıkları manevi anlamdan dolayı birer ritüeldir.” Parkları ise şehrin en demokratik alanı olarak görüyor: Üye olmadan, bilet almadan bir ağacın altında hayal kurulabilen yer.

