Haftanın kitap seçkisi, Yaşar Kemal’in doğa ve kültürel ekolojiyle ilişkisini inceleyen derlemeden Hrant Dink anısına hazırlanan öykü kitabına uzanıyor. Sanata farklı bakmayı öneren bir çalışma, burjuvazi üzerine anılar, Latin Amerika’dan bir aile romanı ve Türkiye’nin yakın tarihine bakan bir anlatı da raflarda yerini alıyor.
Yaşar Kemal’in edebiyatında doğanın izi
Doğa-Çevre-Kültürel Ekoloji Bağlamında Bir Dünya Anlatıcısı Yaşar Kemal, Feridun Andaç ve Cihan Erdönmez editörlüğünde Yem Yayın tarafından yayımlandı. Eser, edebiyatımızın büyük isimlerinden Yaşar Kemal’in anlatısındaki doğa temasını ele alan metinleri bir araya getiriyor. Kitap, aynı adla düzenlenen sempozyumun ürünü.
Sanatçıların bakışını anlamak
Will Gompertz’in yazdığı, Süreyyya Evren’in çevirdiği Ne Kaçırdığınızı Bir Görün Dünyayı Sanatçılar Gibi Görebilmenin Otuz Bir Yolu, Yapı Kredi Yayınları’nın sanat kitapları arasında çıktı. Rembrandt, Frida Kahlo, David Hockney ve Yayoi Kusama gibi sanatçıların dünyayı nasıl gördüğünü inceleyen çalışma, okura bakış açısını dönüştürmenin yollarını sunuyor.
Hrant Dink anısına öyküler
Gaye Boralıoğlu’nun yayına hazırladığı Hrant Dink İçin Öyküler Özgürlüğü Kanadında, İletişim Yayınları tarafından bugün satışa sunulacak. Kitapta Murathan Mungan, Ayfer Tunç, Melisa Kesmez, Şebnem İşigüzel, Behçet Çelik ve Murat Gülsoy’un da öyküleri bulunuyor.
Burjuvazi, aile ve yakın tarih
Reha Tanör’ün anı türündeki Kaç Ayardır Benim Burjuvam kitabı İthaki Yayınları’ndan çıktı. Tanör, “Her zengin burjuva mıdır”, “Bizim burjuvamız hangisidir”, “Öncü burjuvalar neler yaptılar, yapay zekâ çağında ne yapacaklar” sorularına yanıt arıyor.
Elaine Vilar Madruga’nın, İrem Genç çevirisiyle Tersine Kitap’tan yayımlanan romanı Sineklerin Tiranlığı, bir ailenin en ince bağlarına sızıyor. Latin Amerika edebiyatının yükselen isimleri arasında gösterilen yazar; diktatörün eski sağ kolu babayı, hissiz anneyi ve “tuhaf” üç kardeşi anlatıyor.
Hep Kitap’tan çıkan Tuğba Kocaefe imzalı Rüyalarda Buluşuruz ise bir düğün gününde Şerif Bey’in unutulan saatin peşine düşmesiyle başlıyor. Yan koltukta kızı Firuze’nin oturduğu roman, Türkiye’nin yakın tarihindeki aile içi sessizlikler arasında dolaşıyor.

