Dilara Aksüyek, Kanal D dizisi ‘Daha 17’nin çekimleri için yedi aydır yaşadığı Bodrum’dan İstanbul’a geldi. Oyuncu, İzmir’den İstanbul’a uzanan hayatını, meslekte karşılaştığı zorlukları, Nuray karakterini ve aşka bakışını anlattı.
Yedi aydır Bodrum’da
‘Daha 17’ çekimleri nedeniyle yedi aydır Bodrum’da bulunan Aksüyek, bu süre içinde İstanbul’a hiç gitmediğini söyledi. Şehre döndüğünde kendisini iyi hissettiğini belirten oyuncu, yıllardır yaşadığı İstanbul’a duyduğu aidiyetin huzur verdiğini dile getirdi.
Nuray’a yaklaşımı: “Bütün yaralarını anlamam gerekiyor”
‘Daha 17’de Nuray karakterini canlandıran Aksüyek, rolü yönetmeniyle konuşarak ve senaryoya bağlı biçimde doğaçlamalardan yararlanarak daha eğlenceli bir noktaya taşıdığını anlattı. Nuray’ın küçük yaşta istemediği biriyle evlendirilmiş, zor bir hayat yaşamış ve yaraları bulunan bir kadın olduğunu belirten oyuncu, onun hâlâ çocuk kaldığını, büyüyemediğini ve ebeveyn olamadığını söyledi.
Oynadığı tüm karakterlere yüzde yüz hak verdiğini belirten Aksüyek, karakterin yaralarını ve davranışlarının nedenlerini anlamadan iyi bir performans sergileyemeyeceğini söyledi. İyi ya da kötü tüm karakterlerini kendi içinde anladığını ifade etti.
İlk bölümlerde izleyicinin Nuray’a kızdığını ancak karakterin komik ve sempatik yanlarının zamanla sevildiğini belirten oyuncu, küçük çocukların da Nuray’ı ilginç biçimde çok sevdiğini anlattı. Nuray’daki cilvenin hayata karşı iştahından ve beklentilerinden kaynaklandığını söyleyen Aksüyek, kendisinde de zaman zaman cilve olduğunu belirtti.
‘Daha 17’nin sevilmesini samimiyete bağlayan Aksüyek, genç oyuncuların yetenekli olduğunu ve doğru seçildiklerini düşündüğünü söyledi. Yönetmenin hem iyi bir insan olduğunu hem de genç oyuncuları başarılı biçimde yönettiğini belirten oyuncu, izleyicinin yeni yüzler görmek istediğini ifade etti. Bodrum’un atmosferinin de diziye şans getirdiğini düşündüğünü ekledi.
“Güvendiğim şey hiçbir zaman güzelliğim olmadı”
‘Merhamet’ dizisinden bu yana oyunculukta 15 sene geçtiğini belirten Aksüyek, hayatın kendisine umudu korumayı öğrettiğini söyledi. Hayallerin kırılabileceğini ancak insanın içinde her zaman umut bulundurması gerektiğini ifade etti. Mutluluğun bir başkasından beklenmemesi veya bir şeye bağlanmaması gerektiğini, kişinin kendi mutluluğunu oluşturması gerektiğini dile getirdi.
Kendini klasik ve genel geçer güzellik anlayışından uzak gördüğünü belirten oyuncu, bazı projelerde güzel bulunmadığı için sıkıntı yaşadığını anlattı. Burnunun yüzüne göre küçük bulunduğunu ve estetik yaptırdığı yönünde yorumlarla karşılaştığını söyleyen Aksüyek, botoks yaptırmadığını, spor yaptığını ve aynaya baktığında kendisini beğendiğini belirtti.
“Aynı tip rollerin gelmesi rahatsız edici”
Sektörde kendisini en çok rahatsız eden durumun aynı tür rollerin teklif edilmesi olduğunu söyleyen Aksüyek, Zeki Demirkubuz’un kendisine rol vermesi hâlinde kariyerinin farklı bir yöne gidebileceğini ifade etti. Haluk Bilginer örneğini veren oyuncu, iyi hikâyelerin ve oyuncunun performansını gösterebileceği karakterlerin kariyer için belirleyici olduğunu anlattı.

