Türkiye’de gelişim bozucu toksik kimyasallara yönelik düşük farkındalık ve yetersiz yasal düzenlemeler, kurşun kirliliği tehlikesini her geçen gün artırıyor. Mutfak gereçlerinden boyaya, kozmetik ürünlerden oyuncaklara kadar pek çok alanda kabul edilen limitlerin üzerinde kurşun saptanırken, bu durum özellikle gelişim çağındaki çocukları ciddi bir risk altına sokuyor. Yetişkinlere oranla kurşundan çok daha fazla etkilenen çocuklarda; gelişim bozuklukları, IQ seviyesinde düşüş ve eğitim başarısızlığı gibi hayati sorunlar baş gösteriyor.
Çocuklarda Emilim Oranı Yüzde 100’e Çıkabiliyor
Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) tarafından yayımlanan “Kurşuna Karşı Bir Öğün” başlıklı raporun tanıtım toplantısında konuşan vakfın Genel Sekreteri Dr. Bülent Şık, bilim dünyasından gelen kritik bir uyarıyı paylaştı. Şık, “Çocukları toksik kimyasal kirlilikten koruyacak ulusal ve uluslararası bir sisteme sahip değiliz, bir nesli kaybediyoruz” ifadelerini kullanarak durumun vahametine dikkat çekti.
Yetişkinlerin vücuduna giren kurşunun sadece yüzde 3 ile 10’u emilirken, küçük çocuklarda bu oranın yüzde 40 ila 50 seviyelerine çıkabildiğini belirten Şık, beslenme yetersizliğinin bu tehlikeyi daha da büyüttüğünü ifade etti. Şık, “Çocukta gıda güvencesizliği nedeniyle demir, kalsiyum ya da çinko eksikliği varsa emilim yüzde 100’e kadar çıkabilir” dedi. Yoksul kesimlerin eski yapılar ve kirli çevre koşulları nedeniyle daha yüksek risk taşıdığını vurgulayan Şık, okullarda ücretsiz yemek ve kurşun içermeyen temiz içme suyu sağlanması için acil çağrıda bulundu. Kurşun maruziyetinin; dikkat süresinde kısalma, bellek sorunları ve zeka seviyesinde gerileme gibi kalıcı etkileri bulunuyor.
Milyonlarca Çocuk Risk Sınırının Üzerinde
Sağlık otoritelerinin son yıllarda kandaki kurşun eşik değerini 100 mililitre kanda 5 mikrogramdan 3,5 mikrograma düşürdüğünü hatırlatan Dr. Bülent Şık, Türkiye’deki tabloyu verilerle özetledi. 2021 tarihli bir araştırmada 5 mikrogram sınırını aşan 0-14 yaş arası çocuk sayısının 6,3 milyon olarak tahmin edildiğini, 2024 yılındaki bir başka çalışmada ise bu sayının 650 bin olarak öngörüldüğünü belirtti. Yeni belirlenen 3,5 mikrogramlık eşik değerle birlikte, risk altındaki çocuk sayısının en az birkaç milyona ulaştığı tahmin ediliyor. Şık, Türkiye’de çocuklar için düzenli kan kurşun düzeyi izleme programlarının vakit kaybetmeden hayata geçirilmesini önerdi.
Günlük Hayatın Her Alanında Kurşun Var
UNICEF ve Pure Earth tarafından gerçekleştirilen 2024 yılı araştırması, Türkiye’de kurşun maruziyetinin korkutucu boyutlarını gözler önüne serdi. Araştırma sonuçlarına göre incelenen ürünlerin referans değerlerin üzerindeki kurşun oranları şu şekilde:
- Kozmetik ürünler: Yüzde 100
- Yüzey ve duvar boyaları: Yüzde 70
- Metal gıda kapları: Yüzde 67
- Seramik gıda kapları: Yüzde 53
- Oyuncaklar: Yüzde 29
- Baharatlar: Yüzde 25
- Plastik kaplar: Yüzde 19
Çözüm Önerileri ve Denetim Çağrısı
Dr. Bülent Şık, geçmişteki kurşunlu benzin kullanımının etkilerine değinerek, 1970’li yıllarda otoyol kenarlarında yaşayan çocuklarda kan kurşun seviyesinin 40-50 mikrogramlara ulaştığını hatırlattı. Benzin düzenlemeleriyle bu oranlar düşse de kurşunun doğada yok olmadığını belirten Şık, “Dolayısıyla temeldeki bakış açımız, gereklilik olan endüstriyel işler dışında, tüketim malzemeleri dışında, kurşun kullanmayı tamamen sonlandırmak olmalı” dedi. Avrupa Birliği’nin 2019 yılında kurşun kromat esaslı boyaları yasakladığını söyleyen Şık, “Neden Türkiye’de yasaklanmıyor?” sorusunu yöneltti.
“Kurşuna Karşı Bir Öğün” raporunda çözüm için şu adımlar önerildi: Eski yapı stoklarının ve su tesisatlarının yenilenmesi, oyuncak, metal ve kozmetik ürünlerde denetimlerin sıkılaştırılması, okullarda ücretsiz sağlıklı yemek ve temiz su hizmetinin sunulması. Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, mevcut toksik kirliliğin “bir nesli kaybetme riski” taşıdığı uyarısını yineledi.




