Türkiye’de uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı ve performans odaklı işleyiş, genç doktorları sadece ağır mesai saatleriyle değil, aynı zamanda derin bir tükenmişlik ve umutsuzluk girdabıyla karşı karşıya bırakıyor. Uzun nöbet süreleri, yoğun hasta trafiği, sistematik mobbing, güvencesiz çalışma modelleri ve gelecek kaygısı, hekim intiharlarını tıp dünyasının en acil çözüm bekleyen sorunlarından biri haline getirdi.
TTB Raporu: Sorun Bireysel Değil Yapısal
Türk Tabipleri Birliği (TTB) bünyesindeki Asistan ve Genç Uzman Hekimler Kolu tarafından hazırlanan “Genç Hekim İntiharları Çalıştayı Raporu”, yaşanan bu trajik olayların kişisel ruh sağlığı sorunlarıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. Raporda, mevcut sağlık sisteminin yarattığı yapısal problemlerin genç hekimleri çaresizliğe ittiği belirtilerek, sistemin acilen yeniden inşa edilmesi gerektiği ifade edildi.
İstanbul’da gerçekleştirilen çalıştayın sonuç bildirgesinde paylaşılan verilere göre, son 15 yıl içerisinde yaklaşık 70 hekim hayatına son verdi. Doktorlar arasındaki intihar riskinin genel topluma oranla 2,5 ila 7 kat daha yüksek olduğuna vurgu yapılan raporda, 2011-2021 yılları arasında gerçekleşen 61 intihar vakasının yarısından fazlasını uzman doktorların oluşturduğu bilgisi verildi.
Depresyon ve Artan İş Yükü İlk Sırada
Hazırlanan raporda; aile hekimliği, kardiyovasküler cerrahi ile kadın hastalıkları ve doğum gibi branşlarda intihar vakalarının daha sık görüldüğü kaydedildi. Hekimler arasında depresyonun en yaygın psikolojik sorunlardan biri olduğu belirtilirken; “maddi kayıplar, sağlıkta şiddet olayları, yetersiz muayene süreleri ve her geçen gün artan iş yükünün” mesleki yaşamı çekilmez hale getirdiği aktarıldı. Özellikle genç hekimlerin; uzun eğitim süreci, hizmet üretiminin eğitimin önüne geçmesi, performans dayatması ve mobbing nedeniyle yoğun bir tükenmişlik yaşadığı vurgulandı.
Performans Sistemi Mesleki Özerkliği Zayıflatıyor
Çalıştayda sunulan ortak değerlendirmede, genç hekim intiharlarını sadece bireysel psikolojik etkenlere bağlamanın gerçeklerin üzerini örttüğü ifade edildi. Performans odaklı sağlık politikalarının hekim emeğini sömürdüğü, mesleki bağımsızlığı yok ettiği ve sunulan sağlık hizmetini sadece bir “işlem sayısına” indirgediği dile getirildi. Doktorların artık hastaları iyileştirme başarılarıyla değil, sistemdeki performans puanlarıyla ölçüldüğüne dikkat çekilen raporda, bu durumun mesleki yabancılaşmayı tetiklediği belirtildi.
Çözüm İçin Acil Öneriler
Raporda çözüm yolunda şu somut adımların atılması gerektiği sıralandı:
- Sağlık sistemi insan odaklı bir yapıya kavuşturulmalı.
- Çalışma şartları iyileştirilmeli ve özlük hakları güvence altına alınmalı.
- Mesleki özerklik yeniden güçlendirilmeli.
- Tıp eğitimi süreçleri nitelikli hale getirilmeli.
- Mobbinge karşı etkin ve kararlı politikalar izlenmeli.
- Hekimlerin kolayca ulaşabileceği ruh sağlığı destek sistemleri kurulmalı.
- Sağlıkta şiddeti körükleyen ve hekimleri hedef gösteren politikalara son verilmeli.
Özellikle asistan hekimlerin sistematik bir şekilde mobbinge, aşırı mesai saatlerine ve dinlenme hakkının ihlaline maruz kaldığı ifade edilen raporda, yardım talep etmenin bile bir risk olarak görüldüğü bu ortamda bağımsız psikososyal mekanizmaların eksikliği vurgulandı. TTB’nin sunduğu bu rapor, son 15 yılda 70 meslektaşını kaybeden hekimlerin, mevcut sağlık politikaları altında nasıl bir güvencesizlik ve tükenmişlik yaşadığını gözler önüne seriyor.




