Üniversite kapısındaki gençler için tercih maratonu başlarken, tıp fakültelerine dair veriler eğitimdeki kronik sorunların devam ettiğini gösteriyor. Her yıl güncellenen rakamlar; artan kontenjanlardan yeni açılan kurumlara, akademik kadro yetersizliklerinden liyakat temelli atamalara kadar pek çok alanda köklü bir iyileşme yaşanmadığını kanıtlıyor. Uzmanlar, tıp eğitimindeki bu aksaklıkların giderilmemesini tesadüfi bir durumdan ziyade, bilinçli bir siyasal tercihin yansıması olarak değerlendiriyor.
Yeni Fakülteler ve Eğitimdeki Göç Dalgası
Bu eğitim döneminde ilk kez öğrenci kabul edecek iki tıp fakültesi sisteme dahil oldu. Bunlardan biri olan Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi için tercih kılavuzunda şu dikkat çekici not yer alıyor: “Üniversitemiz Tıp Fakültesine kayıt hakkı kazanan öğrenciler fakültenin fiziki altyapısı ile akademik kadro imkânları tıp eğitimi için uygun hâle gelinceye kadar 1, 2 ve 3. sınıf öğrencileri İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde eğitimlerine devam edeceklerdir.” Bu açıklama uyarınca, 31 öğrencinin Bitlis kadrosunda görünüp eğitim için İstanbul’daki Çapa Tıp Fakültesi’ne gönderileceği anlaşılıyor. Kendi yükü ve sorunları zaten oldukça fazla olan Çapa’ya neden ek külfet getirildiği sorusu gündemdeyken, Bitlis Tıp bünyesinde sadece iki doçent ve bir doktor öğretim üyesinin bulunması akademik yeterlilik tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Yüksek Burs Teşvikleri ve Adaletsizlik Tartışması
Eğitim olanaklarındaki yetersizlikleri gölgelemek adına sunulan yüksek burslar da bir diğer tartışmalı nokta. Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni ilk 15 bin sıralama ile kazananlara aylık 50 bin TL, 15 binin üzerindeki sıralamalara ise 30 bin TL burs imkanı tanınıyor. Öte yandan, geçen yıl en düşük 4 bin 532. sıradan Çapa’ya giren öğrenciler bu olanaklardan mahrum kalıyor. Düşük puanla Bitlis kontenjanından girip Çapa’da okumanın yanı sıra bu maddi avantajlara sahip olunması, sistemdeki dengesizliği gözler önüne seriyor. Bu durumun sorumlusu öğrenciler değil, yıllardır eğitimi yönetenlerin yarattığı tablodur. Hatırlatmak gerekirse, üniversite öğrencilerine verilen aylık Kredi Yurtlar Kurumu öğrenim kredisi halen 4 bin TL seviyesinde.
Bu yıl öğrenci alımına başlayan bir diğer kurum ise Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Tıp Fakültesi. Buraya da 31 öğrenci yerleştirilecek. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Burada kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşılan bir hususu özellikle düzeltmek isterim: Biz yeni bir hastane yapmıyoruz. Tıp Fakültemiz için yapılacak olan yapı bir eğitim binasıdır. Başlangıçta mevcut devlet hastanemizin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne dönüşmesi esasına dayanan afiliasyon modelini uygulayacağız.”
Kontenjan Planlaması ve Akademik Standartlar
Tıp eğitimindeki yapısal sorunlar bununla da sınırlı kalmıyor. Yıllardır kendi hastanesi olmayan vakıf fakültelerinden, imkanları yetersiz olduğu için öğrencilerini başka illere gönderen İzmir, Adana, Erzurum, Kayseri, Bursa ve Trabzon (daha sonra Trabzon Üniversitesi’ne devroldu) Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesindeki tıp fakültelerine kadar pek çok örnek mevcut. Güncel veriler ise şu şekildedir:
- Devlet Fakülteleri: 75 Türkçe, 2 İngilizce, 12 karma dilde olmak üzere toplam 89 fakültede 101 program mevcut. Toplam 15 bin 218 T.C. vatandaşı öğrenci alınacak.
- Vakıf Fakülteleri: 10 Türkçe, 8 İngilizce, 16 karma dilde olmak üzere 34 fakültede 50 program bulunuyor. Buradaki öğrenci sayısı ise 3 bin 530.
Toplamda 123 tıp fakültesinde bulunan 151 programa bu yıl 18 bin 748 T.C. vatandaşı öğrenci kabul edilecek. Geçen yıl 18 bin 788 olan bu rakam, Sağlık Bakanlığı’nın yıllık 5 bin 250 öğrenci olan ideal insan gücü planlamasının çok üzerinde seyrediyor. Ayrıca, Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) verilerine göre, 151 programın yalnızca 70’i (yüzde 46) akredite edilmiş durumda.
Rekor Ücretler ve Uluslararası Pazarlık
Tıp fakültesi ücretlerindeki astronomik artışlar bu yıla damga vuruyor. İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Tıp Fakültesi, yıllık 3 milyon 740 bin TL’lik ücretiyle rekor kırdı. Geçen yıl 1 milyon 309 bin TL olan bu tutarda yüzde 185 artış yaşandı. Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar ve Koç Üniversitesi ise yüzde elli burslu fiyatlarını sırasıyla 1 milyon 650 bin TL ve 1 milyon 624 bin 500 TL olarak belirledi.
Vakıf üniversitelerinin yabancı öğrenci tarifeleri de oldukça dikkat çekici:
- Koç Üniversitesi: 59 bin ABD doları
- İstanbul Medipol Üniversitesi (Uluslararası Tıp): 44 bin ABD doları
- Yeditepe Üniversitesi: 33 bin 750 ABD doları
Memleketin genel tablosu bu şekilde olsa da hekimlik, dünyanın en kutsal mesleklerinden biri olmayı sürdürüyor. Yeni başlayacak olan meslektaşlarımızı tebrik ediyor, kariyerlerinin halk sağlığı ve kendi yaşamları için hayırlı olmasını diliyoruz.




