Piyanist ve besteci Tuluyhan Uğurlu, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’da gerçekleştirdiği darbe girişiminin, Türk milletinin milli egemenlik ve bağımsızlık konularında nasıl bir araya gelebileceğini gösterdiğini vurguladı.
Sanatçı, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümüne ilişkin yaptığı açıklamada, bu olayın bıraktığı izleri, sanatın toplumsal hafızadaki rolünü ve genç sanatçılara yönelik mesajlarını paylaştı.
15 Temmuz’un Önemi
Uğurlu, 15 Temmuz’u sadece bir darbe girişimi olarak değil, milletin ortak iradesini ortaya koyduğu tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. “15 Temmuz’u, milli egemenlik ve bağımsızlık söz konusu olduğunda Türk milletinin nasıl birleşip tek bir ses olabileceğini göstermesi olarak görüyorum. 21. yüzyılda sosyal medya yönlendirmeleri ve millet olmayı unutturma çabaları içinde, milletimizin hala bir olabildiğinin en güzel örneğidir,” dedi.
O Geceyi Hatırlamak
Uğurlu, “O geceyi sanki yeni bir Kurtuluş Savaşı gibi hatırlıyorum. Sabah gün doğarken kazanılan bir savaş… Tıpkı Kocatepe’de sabaha karşı atılan top atışlarıyla başlayan Büyük Taarruz gibi beni heyecanlandırıyor,” şeklinde konuştu.
Sanat ve Toplumsal Hafıza
Geçmişte 15 Temmuz şehitleri anısına konserler düzenlediğini belirten sanatçı, sanatın toplumsal hafızanın canlı tutulmasındaki rolüne dikkat çekti. Uğurlu, “Sanat, insanı kendi özüyle buluşturan en güçlü araçlardan biridir. İnsan olmayı öğretmesi açısından en önemli silahlarımızdan biri. Gerçek sanat doğrudan mesaj vermez, klişelerle uğraşmaz; bir fotoğraf, bir tablo, bir melodi ile mesajını iletir ve bu mesaj asırlar sonrasına kalır,” ifadelerini kullandı.
Genç Kuşak ve Sanatçılar
15 Temmuz’u yaşamayan genç nesillere yaşananları doğru bir şekilde aktarmanın sanatçılara düşen önemli bir görev olduğunu belirten Uğurlu, sanatın gençlerle buluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. “Sanatçılara çok büyük sorumluluk düşüyor ama bu curcunada gerçek sanatı gerekli şekilde destekleyip öne çıkarabiliyor muyuz? Gerçek sanatı okullara giderek, icra ederek, gençlerle sohbet ederek onlara örnek olarak göstermemiz gerekiyor. Bu konuda büyük şirketlere ve devlete de büyük görevler düşüyor,” dedi.
Uğurlu, geçmişte üniversitelerde ve liselerde düzenlenen konserlerde gençlerle bir araya geldiklerini hatırlatarak, “Şimdi yapamıyoruz. Eskiden liselere gider önemli mesajlar verirdik. Şimdi çocukları ne yazık ki sosyal medyanın eline bıraktık. Sanat olarak da statları doldurup gençleri eğlendiren şarkıcıları öne çıkarıyoruz,” şeklinde konuştu.
Kültür ve Sanatın Önemi
15 Temmuz’un yıl dönümünde özellikle gençlere seslenen Uğurlu, kültür ve sanatın eğitim hayatında daha fazla desteklenmesi çağrısında bulundu. Devletin gençlere daha çok okumaları ve öğrenmeleri için destek vermesi gerektiğini vurgulayan Uğurlu, “Kültürün ve düşüncenin öne çıkması gerektiğini, hayatın sadece bilgisayar ve matematik olmadığını, bizlerin hiç bozulmamış dönemimizin o büyük Türk devleti Selçuklunun bilime ve sanata bakış açısını bugüne taşımamız gerektiğini belirtmek isterim. Ancak o zaman geçmişimizi bilen, bakışları göklere yönelmiş Mehmet Akif Ersoy’un aradığı gençlerle buluşuruz ve bu durum tüm toplumu etkiler,” dedi.
Tuluyhan Uğurlu, 15 Temmuz’un yıl dönümünde “15 Temmuz’u yeni bir Kurtuluş Savaşı gibi hatırlıyorum. O korkunç geceyi yaşamayan gençlere bu durumu anlatmanın zorluğuna inanıyorum. Gerçek sanat eserleriyle daha iyi anlatılabileceğine inanıyorum,” sözleriyle açıklamalarını tamamladı.




