Mehmet Ali Erbil ile buluşacağımız günün sabahında, kendisinin kalp krizi geçirdiğine yönelik iddialarla güne başlıyoruz. Neyse ki bu söylentilerin asılsız olduğunu öğrenmemiz uzun sürmüyor. Ünlü sanatçı, karşımıza son derece zinde ve hayat dolu bir şekilde çıkıyor. Görüşmemiz esnasında kimi zaman geçmişin hüzünlü anılarıyla duygulanıyor, kimi zaman neşeli kahkahalar atıyor, kimi zaman da özel hayatına dair samimi özeleştirilerde bulunuyor. Şu sıralar yeni gösterisiyle tüm Türkiye’yi dolaşan 69 yaşındaki Mehmet Ali Erbil ile derin bir sohbete daldık…
Sağlık Durumu ve Asılsız Haberlerin Etkisi
Güne kalp krizi geçirdiğine dair haberlerle başladığını söyleyen Erbil, “Ben de basından öğrendim” diyerek espri yapıyor. Sağlık durumunun gayet yerinde olduğunu belirten sanatçı, “Çok şükür, iyiyim. 10 yıl önce bir kalp spazmı geçirmiştim. Ama balonla açtılar, stent falan takmadılar. Sonra kalp doktorumuz da herhangi bir şey olmadığını söyledi” sözleriyle durumu açıklıyor.
Ünlüler hakkında çıkan ani ölüm veya hastalık haberlerinin ailesini yıprattığını vurgulayan Erbil, süreci şu sözlerle anlatıyor: “Uyuyordum, sabah 8.00’de bir arkadaşım arayıp ‘Böyle bir şey duyduk’ dedi. Ardından telefonlar gelmeye başladı. Telefonu yardımcıma verdim, uykuya devam edecektim ama ilk eşim ve kızım geldi. Ailem tedirgin oldu. Bu haberlerin üzücü tarafı onların etkilenmesi. Bir magazin haberi olur, neyse, ama bu sağlıkla ilgili, biraz hassas davranılması gereken bir durum.”
28 Yıl Sonra Yeniden Sahne Heyecanı
Hayatının daha sakin bir evresinde olduğunu ifade eden Erbil, bir yıl önce sunduğu yarışma programından sonra temposunun yavaşladığını ancak yeni bir başlangıç yaptığını belirtiyor. Tam 28 senelik bir aranın ardından tek kişilik gösterisiyle seyirci karşısına çıkmanın heyecanını yaşıyor. Projenin detaylarını ise şöyle paylaşıyor: “Projeyi yapımcılarım Ali Temiz, Batuhan Mümünoğlu ve menajerim Perim Özgeldi’yle oluşturduk. Metni Uğur Yağcıoğlu yazdı ve Dost Elver yönetti. Yeniden seyirciyle göz göze olmak çok heyecan verici. ‘Bazı hayatlar anlatılmaz, sahneye çıkar’ diyorum. Sahnede her şeyi anlatacağım.”
Çocukluk Travmaları ve Yeteneğin Kurtarıcı Gücü
Gösterisine “Hayatım Yalan” adını veren sanatçı, zorlu çocukluk yıllarını ve bu süreçteki duygularını samimiyetle dile getiriyor. Üvey anne ve baba yanında yetişmenin kendisinde büyük eksiklikler yarattığını söyleyen Erbil, “Yine de iyi yırttım, bileğimde altın bileziğim yani yeteneğim vardı. O olmasaydı sapkın olabilirdim. Her şey olabilirdi. Ama bu hayatta beni yeteneğim kurtardı” diyor.
Babası Saadettin Erbil‘in çok disiplinli ve karakterli bir İstanbul beyefendisi olduğunu ancak çocuklarına sevgisini hiç göstermediğini belirten Erbil, “Bir kere kucağına alıp sevdiğini hatırlamam. Ne kadar enteresan değil mi? Hiç… Annem belki okşamıştır ama o da küçükken. Üvey babam zaten sokağa bile çıkarmazdı. 14 yaşımdaydım, abim benden üç yaş büyüktü ve iki taraf da bizi istemedi” diyerek o günlerin ağırlığını paylaşıyor.
“Kirli Çamaşırlarınızı Yıkayın”
Konservatuar sınavlarına aslında “yatılı okul” olduğu için ailesi tarafından sokulduğunu söyleyen Erbil, o dönem yaşadığı bir anıyı şu sözlerle aktarıyor: “Yatılı okuldayım, 14 yaşındayım ve çamaşırlarım kirleniyordu. Ankara’dayım, annemler de Ankara’da. Annemlere götürüyordum ama üvey peder ‘Ben yıkatmam ergen çocuğun çamaşırlarını’ diyordu. Allah rahmet eylesin bir komşumuz vardı, ona deterjan alırdım, o yıkardı. O yüzden diyorum ki kirli çamaşırlarınızı yıkayın. Yoksa kirli çamaşırlar benimkiler gibi magazine düşer. Yani bütün bunlar çok önemli travmalar.” Anne ve babasının artık hayatta olmadığını, onlara sonradan destek olsa da içindeki sevginin tükendiğini de ekliyor.
Televizyon Yolculuğu ve TikTok Tartışmaları
Kariyeri boyunca sadece komediyle anılmasının kendi tercihi olmadığını, yapımcıların kendisini bu rollere uygun gördüğünü söyleyen usta sanatçı, televizyonda her zaman doğal olduğunu vurguluyor. Programlarında izleyicilerle kurduğu bağı ise bir anısıyla örneklendiriyor: “İnsanları o kadar güzel çözüyordum ki neyin ne olduğunu, kimin gerçekten ihtiyacı olduğunu biliyordum. Bir çocuk vardı, hem okula gidip hem madende çalışıyor, ailesini geçindiriyordu. Mesela ona araba verdim. Annesiyle karşılıklı ağlaştık. Şimdi o çocuk kıdemli başçavuş olmuş, ‘Sizin sayenizde’ diyor. O arabayı satıp eğitimine harcamışlar. Ne kadar değerli şeyler.”
Son dönemdeki TikTok paylaşımları hakkındaki eleştirilere de yanıt veren Erbil, bu platformu para için değil, insanlarla doğrudan iletişim kurmak ve sohbet etmek için kullandığını dile getiriyor.
İlişkiler, Pişmanlıklar ve Çapkınlık
Sahneleyeceği oyunun yüzde 80’inin özel hayatı ve ilişkileri üzerine kurulu olacağını belirten Erbil, bu konuda oldukça dürüst: “Kadınlara hep ben haksızlık ettim, bunu öğrendim.” Bu durumun çocukluk travmalarından ve kalabalık bir aile kurma isteğinden kaynaklandığını söylüyor. Erbil, eski eşlerinden olan üç çocuğunun kendisi için en değerli varlıklar olduğunu ve onların anneleri tarafından çok iyi yetiştirildiğini vurguluyor.
Şu an kalbinin boş olduğunu ama her an dolabileceğini söyleyen sanatçı, çapkınlık konusundaki soruyu ise “Ediyor. Zaten aramazsan kaybolursun” diyerek yanıtlıyor. Kendisini merhametli ve kin tutmayan biri olarak tanımlayan Erbil, oyununun sonunda seyircilerin duygusal bir yüzleşme yaşayacağını ve hatta ağlayacaklarını iddia ediyor.




