Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçmesine rağmen, bu felaketin ardından hukuk nezdinde başlatılan mücadeleler kararlılıkla devam ediyor. Bu süreçteki en dikkat çekici davalardan biri olan Ezgi Apartmanı davasında önemli bir aşamaya gelindi. Kahramanmaraş’ın Mimar Sinan Mahallesi’nde yer alan sekiz katlı yapı, 6 Şubat gecesi saniyeler içinde çökmüş; enkaz altından yalnızca biri yaralı olmak üzere 2 kişi sağ kurtulurken, 35 vatandaşımız yaşamını yitirmişti.
Soruşturma Süreci ve Kolon Kesme İddiaları
Yıkımın hemen ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında, inşaatın teknik uygulama sorumlusu olan fenni mesul Mehmet Tekin tutuklanırken, müteahhit Yakup Aktaş ilerlemiş yaşı gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yargı süreci devam ederken, hayatını kaybedenlerin aileleri binanın alt katında bulunan pastanede yaklaşık 6 yıl önce yapılan geniş kapsamlı tadilatta kolon kesildiğini ve bu müdahalenin binanın mukavemetini bozduğunu iddia etti. Savcılık talimatıyla hazırlanan bilirkişi raporu, pastanede 40 santimetre çapındaki bir kolonun kesildiğini doğruladı. Bu gelişme üzerine pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel hakkında yakalama kararı çıkarıldı. İki firari isim, yaklaşık 700 günün ardından Ağustos 2025’te yakalanarak tutuklandı.
İki Ayrı İddianame ve Ağır Suçlamalar
Dava sürecinde hazırlanan iki farklı iddianame, sorumlulukları farklı açılardan ele aldı. Mağdur ailelerin avukatlığını üstlenen Gülsüm Özdoğru, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 7 Kasım 2023 ve 2 Eylül 2024 tarihlerinde iki iddianame sunduğunu belirtti. Özdoğru süreci şöyle özetledi: “İlk iddianamede müteahhit Yakup Aktaş ve fenni mesul Mehmet Tekin, binanın yapım aşamasındaki eksikliklerden; pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’le iç mimar Ertan Danacı’ysa taşıyıcı sisteme etki eden projesiz ve ruhsatsız tadilatlardan sorumlu tutuldu. İkinci iddianamedeyse binanın yapımındaki eksiklikleri ve 2021’de yapılan şikâyetlere rağmen pastanedeki tadilatları denetlemediği öne sürülen yedi kamu görevlisi hakkında dava açıldı.”
Mahkemenin Verdiği Karar ve Tahliyeler
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 Eylül tarihinde görülen 12’nci duruşma, yaklaşık 15 saat sürdü. Savcılık mütalaasında pastane sahipleri ve iç mimar için ‘olası kastla öldürme’ ve ‘olası kastla yaralama’ suçlarından ceza isterken, diğer sanıklar için ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlarından cezalandırma talep etti. Sanıklar ise savunmalarında binanın projesindeki hatalar nedeniyle zaten yıkılacağını iddia ederek suçlamaları reddetti.
Yargılama sonunda mahkeme heyeti, Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 8’er yıl hapis cezası verdi. Ancak mahkeme, bu iki ismin yurtdışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza şartıyla tahliye edilmesine hükmetti. Aynı suçtan fenni mesul Mehmet Tekin 6 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl mesleki men cezasına çarptırılırken; kamu görevlileri Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Ali Gemci ve Mehmet Akif Canlı’ya 4 yıl 8 ay 10 gün hapis cezası verildi. İç mimar Ertan Danacı ile belediye görevlileri Mehmet Dişçeken ve Mustafa Şirikçi ise beraat etti.
Karara İtiraz ve Ailelerin Adalet Nöbeti
Savcılık, tahliye kararlarına itiraz ederek sanıkların yeniden tutuklanmasını talep etse de mahkeme heyeti bu talebi reddederek dosyayı Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletti. Avukat Gülsüm Özdoğru, “İstinaf dilekçemizi hazırlıyoruz. Kanunların bize tanıdığı diğer tüm imkânlardan da faydalanacağız. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararın bozulmasına hükmedeceğine inanıyoruz” dedi.
Depremde tüm ailesini kaybeden ve sembol isim haline gelen Nurgül Göksu ise duruşma sonrası büyük bir üzüntü yaşadı. Özdoğru, kamuoyunda tepki çeken tahliye kararıyla ilgili şunları ekledi: “Tahliye kararı beraat anlamına gelmiyor. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel mahkeme kararıyla 35 kişinin ölümü ve 1 kişinin yaralanmasından suçlu bulundu. Kararın kesinleşmesi halinde yeniden cezaevine girecekler. Biz de verilen cezaların bu seviyede kalmayacağına inanıyoruz.”




