Turizm merkezlerinde sayıları hızla artan ve “Vitamin shop”, “Health shop” ya da “Drug store” isimleri altında faaliyet gösteren işletmeler, halk sağlığı için büyük bir tehdit oluşturuyor. Kanunen yalnızca gıda takviyesi satma yetkisi bulunan bu mekanların, eczanelerde bulunması gereken beşeri ilaçları ve hatta reçeteye tabi, özel muhafaza şartları gerektiren tıbbi ürünleri yasa dışı yollarla piyasaya sürdüğü iddia ediliyor. Güncel gelişmeleri ve özel haberleri takip etmek için dijital kanalların önemi vurgulanırken, bu alandaki denetimsizlik endişeleri artırıyor.
Belek’teki Otel Baskınında Ele Geçirilen İlaçlar
Bu yasa dışı ticaretin en çarpıcı örneklerinden biri Antalya’nın Belek bölgesinde yaşandı. Beş yıldızlı bir otelin bünyesinde bulunan işletmeye yapılan baskında, tam 185 kutu beşeri ilaç ele geçirildi. Konuya dair sert açıklamalarda bulunan Antalya Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelebi, yetkililere seslenerek, “İlla birilerinin ölmesi mi gerekiyor?” diyerek mevcut denetim eksikliğine dikkat çekti.
Türkiye’deki yasal düzenlemelere göre, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu ve 6197 sayılı yasa uyarınca beşeri ilaçların satışı sadece eczanelerle sınırlandırılmıştır. Ancak özellikle turistik bölgelerde eczane imajı verilen dükkanların faaliyetlerini sürdürmesi, yasal boşlukları ve uygulama hatalarını tekrar tartışmaya açtı.
Cezalar Caydırıcı Değil
Antalya Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelebi, konuyu yargıya taşıdıklarını ve jandarma ekiplerince yapılan denetimde ele geçirilen 185 kutu ilaç arasında sadece eczanelerde satılabilen ve soğuk zincirle korunması gereken ürünlerin bulunduğunu belirtti. İşletme hakkında TCK’nin 187’nci maddesi kapsamında “Kişilerin Hayatını ve Sağlığını Tehlikeye Sokacak Biçimde İlaç Yapma veya Satma” suçundan soruşturma başlatılsa da, işletmenin hala açık olması tepki çekiyor.
Çelebi, cezaların yetersizliğine değinerek, “TCK 187’den yargılama yapıyorlar ama işletme kapatılmadı, çalışmaya devam ediyor. Cezalar çok hafif, 500 bin lira para cezası veriliyor. Zaten kişi bunu göze almış, umurunda değil. Burası zehir saçıyor. Hiç satmaması gereken bir ilacı satıyor, bundan daha kötüsü var mı?” dedi. Ayrıca bu işletmelerin vitrinlerinde “yeşil artı” sembolü kullanarak turistleri yanılttığına da vurgu yaptı.
İlaçlar Uygunsuz Koşullarda Saklanıyor
Bu tür işletmelerin sayısının Alanya’da 40‘a ulaştığını, Manavgat ve Kemer’de ise 20 civarında olduğunu belirten Çelebi, ürünlerin saklama koşullarının tam bir felaket olduğunu ifade etti. Çelebi, “Satışı ve ellerinde bulundurması tamamen yasak olan insülinden büyüme hormonuna kadar birçok ilacı nerede sakladıkları belli değil. Üstüne üstlük bunlar soğuk zincir gerektiren ilaçlar. Nerede tutuyor bunu? Meyvesini sakladığı dolapta. O hormonun nerede saklanacağına dair hiçbir bilgisi yok, belki o ilaç hiç dolap görmedi. Buna nasıl güvenilebilir?” sözleriyle tehlikenin boyutunu özetledi.
Birilerinin mi Ölmesi Gerekiyor?
Kurumlar arasındaki yetki karmaşasının denetimsizliği körüklediğini savunan Çelebi, turizm bölgelerindeki eczacıların bu durumdan dolayı isyanda olduğunu söyledi. Çelebi, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Kayıt dışı, sağlık takibi olmayan bir sisteme geri döndük. Çok üzgünüz, acil önlem alınmalı. İlla birilerinin ölmesi mi gerekiyor? Bir turist otelde zehirlenecek, ancak o zaman harekete geçilecek. İl Sağlık Müdürlüğü’nde ‘Benim denetim yetkim yok, ruhsatı ben vermiyorum’ deniliyor. Belediye’ye gidiyoruz, ‘Ben fiziki şartlara bakarım, içerde ne sattığını bilmem’ diyor. Tarım Müdürlüğü’nde ise denetim yapan kimse yok. Kısacası denetimsizlik hakim olunca bu işletmeler de sahipsiz bir şekilde mantar gibi çoğalıyor.”
Sonuç olarak, turistik bölgelerde “Vitamin shop” ve “Health shop” gibi tabelalarla hizmet veren bu yerlerin sağlığı ciddi şekilde tehdit ettiği ve mevcut yaptırımların bu sorunu çözmekte yetersiz kaldığı belirtiliyor.




