25 Eylül Dünya Eczacılar Günü çerçevesinde önemli değerlendirmelerde bulunan Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, sektörün çözüm bekleyen kronikleşmiş problemlerine parmak bastı. Saydan, halkın ilaca erişimde yaşadığı zorlukların ve artan maliyetlerin muhatabının eczacılar olmadığını vurgulayarak, “Vatandaşın ilaca daha fazla para ödemesinin sorumlusu eczacı değildir. Muayene katkı payındaki artışın sorumlusu eczacı değildir. Grip aşısına yeterli miktarda erişilememesinin sorumlusu eczacı değildir. Bulunamayan ilaçlar karşısında hastanın tedavisinin aksamasının sorumlusu da eczacı değildir” açıklamasında bulundu.
İlaç Fiyatlarında Kamu Kurum İskontosu Çıkmazı
Eczacıların karşılaştığı temel sorunların başında, bazı ilaç firmalarının SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) gereği uygulaması gereken kamu kurum iskontosunu (KKİ) yapmamasının geldiğini belirten Saydan, bu durumun sistematik bir krize dönüştüğünü ifade etti. Normal şartlarda ilaçların depolardan iskontolu gelmesi gerektiğini hatırlatan Saydan, şu detayları paylaştı:
“İlaçlar depolardan eczanelere SGK’nin belirlediği KKİ düşülmüş olarak geliyor, eczaneler de ilaçları SGK’nin reçete sistemi olan Medula‘ya girdiğinde otomatik olarak aynı oranda bu iskonto düşülerek eczanelerimize ödeme yapılıyor. Ancak bazı ilaçlar depolardan eczanelerimize KKİ uygulanmadan gelmekte, ama reçete sisteme girildiğinde KKİ iskontosu yine otomatik olarak düşülüyor. Bu da vatandaşlar ve eczanelerimiz açısından mağduriyete sebep oluyor.”
Firmalar ile SGK arasındaki mali uyuşmazlığın faturasının vatandaşa kesildiğini dile getiren Saydan, eczanelerin bu tartışmaların merkezi olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. Saydan, SGK‘nin yükümlülüklerini yerine getirmeyen firmalara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulayarak vatandaşı koruyacak bir mekanizma kurması gerektiğini ekledi.
“Eczaneler SGK’nin Tahsilat Veznesi Değildir”
Sağlık tesislerinde oluşan muayene katılım paylarındaki artışın eczaneler üzerinden toplanmasına tepki gösteren Saydan, bu durumun eczacı ile hastayı karşı karşıya getirdiğini belirtti. Nurten Saydan, “SGK, vatandaşın sağlık hizmetine erişimindeki mali yükü azaltmalı, muayene katkı payını eczaneler üzerinden tahsil etme uygulamasına son vermeli” diyerek, eczanelerin sağlık hizmeti sunan merkezler olduğunu, tahsilat veznesi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Grip Aşısında Büyük Planlama Hatası
Her sonbaharda tekrarlanan grip aşısı krizine de değinen TEİS Başkanı, bu yıl tedarik edilmesi beklenen aşı sayısının ihtiyacın çok gerisinde olduğunu açıkladı. 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan bireyler için aşının hayati önem taşıdığını hatırlatan Saydan, çarpıcı rakamlar verdi:
“Bu yıl gelmesi planlanan 2 aşının toplam sayısı 2 milyon 800 bindir. Sadece 65 yaş üstü olan en riskli grup 9,5 milyon, kronik hastalarımız 20 milyondur. Eczacılar, olmayan aşıyı bulamaz, eksik getirilen aşıyı çoğaltamaz, yetersiz planlamanın sonucunu telafi edemez. Artık her yıl aynı sorunu, aynı mağduriyeti ve aynı açıklamaları yaşamaktan bıktık.”
Risk grubundaki vatandaşların her yıl belirsizlik içinde bekletilmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Saydan, yetkilileri ihtiyaca uygun, şeffaf ve kalıcı bir aşı planlaması yapmaya çağırdı.
İlaç Yokluğuna Çözüm: Etken Madde Esaslı Reçete
Piyasada bulunamayan ilaçlar sorununa kökten çözüm olarak “etken madde” sistemini öneren Saydan, reçetelerin ticari isimler yerine tıbbi içeriklere göre düzenlenmesi gerektiğini savundu. Bu sistemin üç temel faydası olacağını belirtti:
- Hastaların ilaçsız kalarak tedavilerinin yarım kalmasını önler.
- Eczacıların hastaya en uygun ve ulaşılabilir alternatifi sunmasına imkan tanır.
- Yerli ilaç sanayisini teşvik ederek dışa bağımlılığı azaltır.
Bu önerinin eczacıya keyfi bir alan açmadığını, aksine hekimin belirlediği tedavinin hastaya kesintisiz ulaştırılmasını hedeflediğini kaydeden Saydan, TEİS olarak tüm sağlık otoritelerini görevlerini yapmaya ve eczacıların üzerindeki bu ağır yükü kaldırmaya davet etti.




