Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılına ilişkin Sayıştay Denetim Raporu kısa süre önce kamuoyuyla paylaşıldı. Günün öne çıkan gelişmelerini ve özel haberleri kaçırmak istemeyenler, BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak takibe alabilirler. Yayınlanan bu yeni rapor, şehir hastanelerindeki işleyişe dair çarpıcı veriler sunuyor.
Raporun Odak Noktası Şehir Hastaneleri Oldu
Toplamda elli beş sayfadan oluşan “Sağlık Bakanlığı 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu” başlıklı belgenin ilk on üç sayfasında standart başlıklar yer alıyor. Ancak raporun asıl ağırlığını, kırk sayfa ayrılan “Denetim Bulguları” kısmı oluşturuyor. Sayıştay’ın her sene hazırladığı bu raporlar, son dönemde adeta birer “Şehir Hastaneleri Usulsüzlük Raporu” niteliği kazanmaya başladı.
Bu durumun nedenini rakamlar da ortaya koyuyor: Geçtiğimiz yılın altmış dört sayfalık raporunda, elli iki sayfalık bulgular kısmının otuz dokuz sayfası şehir hastanelerine ayrılmış, genel faaliyetlere ise sadece on iki sayfa kalmıştı. Bu yılki raporun kırk sayfalık bulgu bölümünde de benzer bir tablo hakim. Sağlık Bakanlığı’nın genel işleyişine dair ilk dört madde on dokuz sayfa tutarken, “Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) ile İşletilen Şehir Hastanelerinde Hatalı Uygulamalar Bulunması” başlıklı beşinci madde tam yirmi bir sayfa yer kaplıyor.
Eksik Belgeler ve Yer Teslimi Sorunları
Sayıştay raporunda on iki farklı alt başlıkta incelenen bulgulardan bazı çarpıcı örnekler dikkat çekiyor. KÖİ modeli kapsamındaki sözleşmelere göre, Fiili Tamamlama Belgesi’nin alınmasından iki yıl sonra Nihai Tamamlama Belgesi’nin hazırlanması gerekiyor. Ancak 2025 yılı sonu itibarıyla on yedi şehir hastanesinde bu belgenin hala düzenlenmediği saptandı. Bu durum, Sağlık Bakanlığı ile yüklenici şirketler arasındaki hak ve alacaklara dair belirsizliklerin sürmesine yol açıyor.
Bunun yanı sıra, inşaatların başlaması için gerekli olan yer teslimi kuralına Türkiye’deki 18 şehir hastanesinin hiçbirinde uyulmadığı belirlendi. Yer teslimi yapılmadan işe başlanması, şirketin hastaneyi erken bitirmesi durumunda aradaki vaktin işletme süresine eklenmesine neden oluyor. Mevzuatın bu konuda net olmasına karşın, sadece Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde şirketin yaptığı imalat süresi olan altı ay işletme döneminden düşülmüş; diğer hastanelerde ise herhangi bir düzeltme yapılmamış.
Yapılmayan İşlere Rağmen Ödeme Yapılıyor
Raporda yer alan bir diğer önemli bulgu ise mali revizyonların yapılmaması. Proje başlangıcında planlanan ancak daha sonra vazgeçilen, eksik bırakılan veya hiç yapılmayan işler ile teslim edilmeyen ekipmanlar için sabit yatırım tutarının güncellenmesi gerekirken bu işlem gerçekleştirilmemiş. Sonuç olarak şirketlere, yapmadıkları işler ve teslim etmedikleri cihazlar için ödemeler yapılmaya devam edilmiş.
Ayrıca yatırım sürecindeki mal ve hizmet teslimlerinde uygulanan KDV istisnasından faydalanan şirketlerin, buna karşılık kira bedellerinden veya sürelerinden feragat etmesi gerekiyordu. Ancak şirketlerin hem KDV muafiyetinden yararlandığı hem de kira alacaklarından vazgeçmediği tespit edildi.
Giderlerin Şirketler Yerine Devlete Yüklenmesi
KÖİ modeliyle yönetilen bazı hastanelerde yemek, çamaşır, laboratuvar, görüntüleme ve sterilizasyon gibi hizmetlerin verildiği alanların ısıtma ve soğutma maliyetlerinin şirketler tarafından karşılanması gerekiyordu. Ancak bu giderlerin şirketlerden tahsil edilmediği raporda yer aldı. Bununla birlikte, bazı işletmeci firmaların projede belirlenenden daha geniş alanlarda ticari faaliyet yürüttüğü ve sözleşmede olmayan depoları kullandığı, buna rağmen kullanım bedellerinde bir revizyona gidilmediği görüldü.
Özellikle Kütahya ve Tekirdağ Şehir Hastanelerinde ticari alanların kabullerinin yapılmaması ve ücretlerin netleştirilmemesi, sözleşmeden doğan hakların kullanımında belirsizlik yaratıyor. Bazı tesislerde ise şirketlerin temin etmesi gereken tıbbi cihaz ve mefruşatlarda eksiklikler ile uygunsuzluklar saptandı.
Sterilizasyon Sürelerine Uyulmuyor
Sağlık hizmetlerini doğrudan etkileyen bir diğer aksaklık ise sterilizasyon süreçlerinde yaşanıyor. Sözleşmelere göre, ameliyathanede kullanılan ekipmanların teslimden itibaren en geç on iki saat, etilen oksit kullanılıyorsa en geç yirmi dört saat içinde steril edilip hazır hale getirilmesi gerekiyor. Ancak Sayıştay bulgularına göre şirketler bu kritik sürelere riayet etmiyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iki hafta önce Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışında şu ifadeleri kullanmıştı: “Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Peki sonuçta ne oldu? Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı.”
Peki Sayıştayın raporuna göre sonuçta neymiş? Şehir hastanelerindeki, hadi en hafif tabirle söyleyeyim, çarşaf çarşaf usulsüzlükler bir türlü bitmiyormuş.




