Türkiye’de sağlık sisteminde yaşanan aksaklıkları, aile hekimlerinin maruz kaldığı çalışma şartlarını ve Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü politikaları eleştiren doktorlar, idari soruşturmalar ve ağır disiplin cezalarıyla baskı altına alınıyor. Bu durumun son örneği, Birlik ve Dayanışma Sendikası 3 No’lu Şube Başkanı Dr. Hacı Yusuf Eryazğan oldu. Sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle hakkında iki farklı disiplin soruşturması yürütülen Eryazğan’ın, sağlık sorunları sebebiyle raporlu olduğu bir dönemde aile hekimliği sözleşmesi feshedildi. Kamuoyunda tepki çeken bu gelişme üzerine konuşan Eryazğan, yaşananların sendikal mücadele veren ve fikirlerini beyan eden sağlık çalışanlarını susturmaya yönelik bir hamle olduğunu vurguladı.
Benzer Baskılar Diğer Hekimleri de Hedef Aldı
Dr. Eryazğan’ın yaşadığı bu süreç, sağlık alanında hak arayan ilk vaka değil. Benzer yaptırımlarla karşılaşan diğer isimler arasında, 2021 senesinde TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı olarak sağlık çalışanlarının kullandığı maskelerin niteliğini sorguladığı için soruşturma geçiren Dr. Emrah Kırımlı da bulunuyor. Ayrıca, tıpkı Eryazğan gibi sağlık sorunları nedeniyle rapor kullandığı esnada sözleşmesi iptal edilen Dr. Gülfem Önalemdar da sistemin hedefindeki isimlerden biri olmuştu.
Sosyal Medya Paylaşımları Soruşturma Konusu Oldu
Eryazğan’a yönelik ilk soruşturma süreci yaklaşık 9 ay önce, kamuoyunda “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırılan aile hekimliği yönetmeliğine ve genel sağlık politikalarına yönelik sosyal medya paylaşımlarıyla başladı. Bakanlık ve mevcut politikalar hakkındaki eleştirileri nedeniyle “kurumu küçük düşürdüğü” iddia edilen Eryazğan hakkında üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası talep edildi ve bu ceza onaylandı. Kararı yargıya taşıyan Eryazğan, savcılığın aynı paylaşımlarda herhangi bir suç unsuru bulmadığını ancak idarenin bunu disiplin cezasına gerekçe yaptığını belirtti.
İkinci soruşturmanın ise Ankara İl Sağlık Müdürlüğü uygulamalarına dair eleştiriler ve sektördeki haberlerin paylaşılması sebebiyle açıldığı öğrenildi. Bazı milletvekillerinin sağlık sistemine dair görüşlerini dahi paylaşmanın suç sayıldığını ifade eden Eryazğan, bu dosyada da maaş kesintisi ve kademe durdurma gibi cezaların gündeme geldiğini söyledi. Eryazğan, “Sağlık sistemindeki sorunları dile getiren, hak arayan ve eleştiren herkese verilmek istenen bir mesaj var. Amaç beni değil, eleştiren ve sendikal faaliyet yürütenleri susturmak” ifadelerini kullandı.
Raporlu Dönemde Gelen Sözleşme Feshi
Baskılar sadece soruşturmalarla sınırlı kalmadı; Dr. Hacı Yusuf Eryazğan’ın aile hekimliği sözleşmesi, heyet ve tek hekim raporuyla istirahatli olduğu sırada feshedildi. Sözleşme feshine dair tebligatın usulsüz bir şekilde muhtara bırakıldığını söyleyen Eryazğan, henüz onay süreci tamamlanmamış ve imzaları eksik olan bir disiplin cezasının fesihe dayanak yapıldığını iddia etti. İşlemin tamamen hukuka aykırı olduğunu savunan Eryazğan, feshin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle yargı sürecini başlattı.
Mahkeme Kararına Rağmen Urfa’ya Gönderilme Çabası
Eryazğan’ın karşılaştığı bir diğer engel ise kadro yerleşimiyle ilgili oldu. Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararıyla kadrosunun Ankara’ya alınması hükmedilmesine rağmen, Sağlık Bakanlığı‘nın sözleşme feshini bahane ederek kendisini tekrar Urfa’daki 112 Acil birimine göndermeye çalıştığını belirten Eryazğan, şu açıklamayı yaptı: “Bakanlık sözleşme feshini gerekçe göstererek mahkeme kararının üzerinden atlıyor. Mahkeme kararını yok sayarak beni yeniden Urfa’ya göndermeye çalışıyor. Ne yazık ki eleştirileri karşılayamayanlar, sorunları çözemedikleri için insanları susturmak, yıldırmak istiyorlar. Bana da yapılan mobbingtir.”




