Küresel iklim krizinin bir sonucu olarak son yıllarda daha sık ve uzun süreli hissedilen aşırı sıcak dalgaları, insan sağlığı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Uzmanlar, mevsim normallerinin üzerindeki hava sıcaklıklarının özellikle kalp ve böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek çeşitli sağlık sorunlarını tetiklediği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, yaptığı açıklamada, bilimsel verilerin yaz aylarında kalp ve böbrek hastalıklarına bağlı sağlık problemlerinde belirgin bir artış yaşandığını kanıtladığını ifade etti. İklim değişikliğinin sadece ekolojik bir mesele değil, aynı zamanda bir toplum sağlığı krizi olduğunu vurgulayan Altay, “Biz hekimler ve halk sağlığı uzmanları, iklim değişikliklerinin özellikle aşırı sıcaklık artışlarının artık bir halk sağlığı problemi olduğunu düşünüyoruz. Yaz dönemlerinde özellikle kronik hastalığı olan kişilerde tansiyon, ritim ve böbrek sorunları artabiliyor.” şeklinde konuştu.
Sıcaklığın Vücut Üzerindeki Fizyolojik Etkileri
Hava sıcaklıkları yükseldiğinde, vücudun kendi iç ısı dengesini korumaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Altay, bu süreçte dolaşım sisteminde radikal değişimler meydana geldiğini söyledi. Damarların genişlemesine bağlı olarak tansiyon düşüklüğü görülebileceğini aktaran Altay, terleme yoluyla sadece suyun değil, aynı zamanda vücut için kritik öneme sahip sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi elektrolitlerin de kaybedildiğini ifade etti.
Bu elektrolit kayıplarının, özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerde ritim bozukluklarına, tansiyon dengesizliklerine ve dolaşım sistemi aksaklıklarına zemin hazırladığını kaydeden Altay, şu verileri paylaştı: “Son yıllarda özellikle son 4-5 yılda iklimsel değişiklikler oldu. Buna bağlı olarak tüm dünyadaki veriler yaz dönemlerinde kalp ve böbrek hastalıklarında artış olduğunu gösteriyor.”
11.00 ile 17.00 Saatleri Arasına Dikkat
Günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmanın barındırdığı tehlikelere değinen Prof. Dr. Altay, kronik hastalığı bulunan kişilerin 11.00 ile 17.00 saatleri arasında zorunlu kalmadıkça açık havada bulunmamasını tavsiye etti. Aktivitelerin günün daha serin saatlerine kaydırılması gerektiğini belirten uzman, “Sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli. Özellikle 11.00 ile 17.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalı. Bu saatlerde spor ve ağır fiziksel aktiviteler yapılmamalı.” uyarısında bulundu.
Sıvı Kaybı ve Kalp Krizi Bağlantısı
Sıcak havalarda vücudun sıvı ihtiyacının arttığını ve yeterli su tüketiminin hayati olduğunu dile getiren Altay, terleme ile yaşanan sıvı kaybının kanın akışkanlığını azaltarak pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini söyledi. Bu durumun doğrudan kalp krizi ve ritim bozukluğu riskini yükselttiğine dikkat çeken Altay, kalp krizinin en belirgin işareti olan göğüs ağrısının yanı sıra; açıklanamayan nefes darlığı, uzun süren çarpıntı ve bayılma gibi belirtilerin asla ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Sıcak Çarpması Hayati Organları Etkiliyor
Aşırı sıcakların sadece kronik hastalar için değil, sağlıklı bireyler için de büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Servet Altay, sıcak çarpmasının ciddiyetine dikkat çekerek, “Sıcak çarpması karaciğer, böbrek, kalp ve beyin başta olmak üzere birçok organda hasara, hatta ölüme neden olabilir.” dedi.
Vatandaşlara açık renkli ve pamuklu kumaşlardan yapılmış giysileri tercih etmelerini, güneşin dik geldiği saatlerden korunmalarını ve günlük su tüketimlerini artırmalarını öneren Altay, özellikle kronik hastalığı olanların yaşam alışkanlıklarını yaz mevsiminin getirdiği bu zorlu koşullara göre yeniden düzenlemesi gerektiğini ifade etti.




