fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Burdur’daki Diyaliz Skandalında Takipsizlik Kararına Tepki Yağıyor

Burdur’daki Diyaliz Skandalında Takipsizlik Kararına Tepki Yağıyor

Savcılık, Burdur Devlet Hastanesi'ndeki 3 ölümlü diyaliz faciasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi; tepki topladı.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Burdur Devlet Hastanesi’nde iki yıl önce meydana gelen, üç hastanın vefatı ve 33 kişinin zehirlenerek yoğun bakımda tedavi görmesiyle sonuçlanan trajik olaya ilişkin yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Savcılığın “ölümler ile sorumlular arasında doğrudan bağ kurulamadı” şeklindeki gerekçesi kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala bu durumu bir “hukuk garabeti” olarak tanımlarken, CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut ise dosyanın yeniden açılmasını istedi.

Mayıs 2024’te diyaliz tedavisi sonrası evlerine dönen hastalar, kısa süre içerisinde fenalık geçirmişti. Mide bulantısı, baş dönmesi, hareket kabiliyeti kaybı ve bilinç bulanıklığı gibi şikayetlerle 33 kişi yeniden hastaneye sevk edilmişti. Bu süreçte 70 yaşındaki Mustafa Demir, 88 yaşındaki Saniye Aksöz ve 67 yaşındaki Amina Abaj Jama yaşamını yitirmişti. Yapılan incelemeler neticesinde, diyaliz sistemindeki suya antifriz içeriğinde bulunan etilen glikol maddesinin karıştığı öne sürülmüş ve hem adli hem de idari tahkikat başlatılmıştı.

Adli Tıp Raporuna Rağmen Takipsizlik Kararı

İki senedir hukuk mücadelesini sürdüren aileler, savcılığın 4 sağlık personeli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verdiği kararla sarsıldı. Adli Tıp Kurumu raporlarına atıfta bulunan savcılık, yaralanmalar ve can kayıpları ile şüpheliler arasında bir illiyet bağı kurulamadığını savundu. Toplam 30 mağdur yakınının müdahil olduğu hukuki süreçte, 15 ayrı dosya için benzer gerekçelerle bağ kurulamaması eleştirilerin odağı haline geldi.

Olayın yaşandığı günlerde bölgeye giderek incelemelerde bulunan Halk Sağlığı Uzmanı ve CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, karara sert tepki gösterdi. Pala, “Burdur’da yaşanan olayda diyaliz hastalarının hayatını kaybetmesine ve sağlıklarının bozulmasına yol açan antifriz iddiaları, Adli Tıp raporlarıyla kanıtlanmış olmasına rağmen illiyet bağı gerekçesiyle dava açılamıyor. Bu, Türkiye’de adalet ve sağlık sistemine duyulan güveni zedeleyen ciddi bir durum” ifadelerini kullandı.

“Bilimsel ve Nesnel Bir Sürece İhtiyaç Var”

Pala, dönemin Sağlık Bakanı ve yetkililerinin de bu vahim durumu onaylamak durumunda kaldıklarını hatırlatarak açıklamalarına şöyle devam etti:

“Herkesin vücudunda bir ize rastlanmamış olması böyle bir durumun yaşanmadığı yaklaşımını ortaya koymaz. Hem zamana bağlı olarak, hem diyaliz süresine bağlı olarak yaşananları değerlendirecek nesnel, bilimsel ve adli sürece ihtiyaç var. Burada hem diyaliz hastalarının hayatını kaybetmesine hem de hayatını kaybetmeyenler açısından böyle bir sürece maruz kalmaları nedeniyle sağ kalım sürelerinin olumsuz etkilenmesi durumu söz konudu. Tek başına vücutlarına diyaliz sırasında antifriz sıvısının karışmasının yanı sıra Burdur’da diyalize alınamayarak değişik illere gitmek zorunda kalmanın kendisi bile böbrek yetmezliği yaşayan bu hastalar üzerinde derin izler bırakmıştır. Adli tıp raporlarıyla o süreçte soğutma sıvısı içerisinde kullanılan antifrizin diyaliz sıvısına karıştığı kanıtlanmış olmasına rağmen bu konuda sorunlara ilişkin herhangi bir şey yapılamıyor olması hem Türkiye’deki adalet sisteminin geldiği durum bakımından, hem de Sağlık Bakanlığı’nın yapılarının insanlarda güven uydurma güven uyandırmaması bakımından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Hem Sağlık Bakanlığı’nı bu konudaki gerçekleri tekrar açıklamaya, neden antifriz sızısının karıştığının ortaya konmasına katkıda bulunmaya hem de neden böyle bir yapım hatası olduğu halde bu yeni yapılan hastanenin teslim alındığına ilişkin sürece hakkında bilgi vermeye davet ediyoruz. Kimse sorumluları yargılanmalı ve ceza almalıdır. Aksi halde yaşanan bu kabul edilemez hatalar, toplumda sağlık ve adalet sistemine güveni daha da azaltacaktır.”

Meclis Gündemine Taşındı

Yaşanan hukuk sancısını TBMM Genel Kurulu’nda dile getiren CHP Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, konunun peşini bırakmayacaklarını vurgulayarak, “Dosya takipsizlikle kapatıldı. Karar yeniden gözden geçirilmeli” şeklinde konuştu. Burdur Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ve 3 can kaybıyla sonuçlanan bu skandala dair yargı yolunun kapatılması, hem uzmanlar hem de siyasi isimler tarafından adalete duyulan güvenin sarsılması olarak yorumlanıyor.

Burdur’daki Diyaliz Skandalında Takipsizlik Kararına Tepki Yağıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir