Ekonomik dar boğaz, yüksek sağlık giderleri ve biriken borçlar vatandaşları köşeye sıkıştırırken, bu zorlu durum yeni sömürü yöntemlerine zemin hazırlıyor. Özellikle düzenli geliri olan ancak geçim sıkıntısı çeken emekliler, tehlikeli borçlandırma ağlarının öncelikli hedefi haline gelmiş durumda.
Hastaneler Tercih Ediliyor
BirGün, İzmir‘deki bir hastanenin yakınındaki otobüs durağına asılan ve doğrudan dar gelirlileri hedef alan bir “kredi” ilanını mercek altına aldı. Hastane çevresindeki duraklarda yer alan “Emekliye kredi çıkarılır” yazılı ilandaki numarayı arayan muhabirler, kendilerini hasta babası için paraya ihtiyacı olan biri olarak tanıttı. Telefondaki şahıs, ilk olarak emekli babanın maaşını aldığı bankayı, mevcut kredilerini ve borç durumunu sorguladı.
Banka Kredisi Değil
Görüşmede, “Babam hasta, 50 bin liraya ihtiyacımız var ancak bana kredi çıkmıyor” denilmesi üzerine, sistemin nasıl işlediği anlatıldı. Aracı olduğunu belirten kişi, bunun bir banka kredisi olmadığını açıkça ifade etti. “Bak şimdi sana ben kredi çıkartmayacağım” diyen şahıs, emekli maaşı üzerinden bir ürün satın aldırılacağını ve bu ürünün nakde çevrileceğini söyledi. Planlanan işleme göre, emekli baba adına taksitle bir televizyon alınacak, bu cihaz satılarak aileye 28 bin TL nakit verilecek, ancak karşılığında emekli adına yaklaşık 100 bin TL borç kaydedilecekti.
4 Katı Borçlanma
Elde edilecek nakit ile ödenecek toplam miktar arasındaki korkunç fark görüşmede açıkça telaffuz edildi. Aracı şahıs, “Bak 100’e mâl oluyorsun” diyerek, 28 bin TL nakit için toplam maliyetin 100 bin TL‘yi bulacağını belirtti. Ödeme planına göre borç, 10 ay boyunca ayda 10 bin TL‘lik taksitlerle geri ödenecekti. Kesintilerin doğrudan emekli maaşından yapılacağı iddia edilse de, işlemin hangi yasal çerçevede veya hangi finansman modeliyle yürütüleceği konusunda hiçbir açıklama yapılmadı.
Sorular Yanıtsız Kaldı
Aracının kazancı ve sistemin mantığı sorulduğunda şahsın tavrı sertleşti. “Siz peki ne karşılığında bunu yapıyorsunuz?” sorusuna net bir yanıt vermeyen kişi, “Ya sana ne karşılığı yapacağım? Sen alacaksın 28 lirayı, borçlanacaksın” diyerek tepki gösterdi. İşlemi normalleştirmeye çalışan şahıs, “Sen 28 bin lira alacaksın, 100 bin lira borçlu olacaksın. 10 bin, 10 bin taksit” ifadelerini kullandı. Ürünün kimden alınacağı, kaça satılacağı ve kesintinin hukuki dayanağı ise belirsizliğini korudu.
Hastaneler gibi insanların sağlık sorunları nedeniyle maddi arayışta olduğu bölgelerin seçilmesi dikkat çekici. Bankalardan finansman bulamayan veya borçları nedeniyle krediye erişemeyen kişiler, “kredi çıkmayanlara çözüm” gibi vaatlerle bu ağlara çekiliyor. BirGün‘ün yaptığı araştırma, nakit arayan bir emekli yakını rolüyle yapılan görüşme sonucunda, ekonomik krizin nasıl bir borç tuzağına dönüştüğünü ortaya koydu. 28 bin TL için 100 bin TL borç yükü altına sokulan emeklilerin, kimlerin kurduğu bu ağların hedefinde olduğu sorusu ise güncelliğini koruyor.




