Engin denizlerde dev dalgalarla boğuşmak, günlerce süren derin yalnızlık ve kronik uykusuzlukla mücadele etmek… Pek çok kişi için film senaryosunu andıran bu sahneler, 38 yaşındaki Doğukan Kandemir için gerçeğin ta kendisi oldu. Hopa’dan başlayıp İskenderun’da noktalanan solo Türkiye turu denemesini 11 gün, 9 saat, 40 dakikada bitiren Kandemir, muazzam bir başarıya imza attı. Daha önce aynı güzergahta ekip ve duo (ikili) sınıflarında da rekorlar kıran profesyonel yelkenci, üç farklı kategorideki rekoru eş zamanlı olarak elinde tutan ilk ve tek sporcu unvanını kazandı.
Üç Kategoride Zirveye Oturan Tek İsim
Gemi inşaatı mühendisi, antrenör ve profesyonel yelkenci kimlikleriyle tanınan Doğukan Kandemir, Türkiye Yelken Federasyonu hakemlerinin gözetiminde gerçekleşen bu tarihi yolculuğu şu sözlerle değerlendirdi: “Hem startı hem de finişi Türkiye Yelken Federasyonu’nun tayin ettiği hakemler organize ediyor ve resmi açıklamayı onlar yapıyor. Ben finişten sonra, daha gayri resmi sonuçlarla bile acayip mutluydum. Çünkü bu işi bu kadar iyi bir zamanda yaparak kendimi kendime ispatlamış oldum. Resmi açıklama çok şey değiştirmedi. Asıl, kendimle verdiğim mücadeleyi kazanmış olmak harika bir histi.”
Yolculuğa çıkış sürecini anlatan Kandemir, 2023 yılında duo sınıfında takım arkadaşıyla rekor kırdığını, altı ay sonra ise çocukluk arkadaşlarıyla ekip kategorisinde yeni bir rekora ulaştığını belirtti. 2025 yılını hazırlıkla geçirdikten sonra 2026 Haziran’da solo turuna başladığını ifade eden Kandemir, “Aslında korktum, istemiyordum. Ama üç kategorinin rekoruna aynı anda sahip olma fırsatı önümdeydi. Böyle bir fırsat bir daha kolay kolay gelmez. Bundan sonraki hedefim yurtdışındaki yarışlar. Oraya giderken de ‘Türkiye’de yapacaklarımı yaptım’ diyebilmek…” dedi.
Sert Kurallar ve Sınırlı İmkanlar
Açık deniz (offshore) yelkenciliğinin Türkiye’de Tolga Pamir öncülüğünde geliştiğini ve federasyonun dört yıldır bu resmi organizasyonu yürüttüğünü belirten Kandemir, yarışın katı kurallarını şu şekilde özetledi: Karaya çıkmak, limana yanaşmak ve motor gücüyle ilerlemek kesinlikle yasak. Pervane kullanımı mühürle engellenirken, sporcular sadece telsiz ve telefon üzerinden stratejik destek alabiliyor. Kandemir’in 11 günü aşkın süre boyunca evi olan yelkende ise sadece bir kamp ocağı, küçük bir tuvalet ve iki yataklı bir kabin bulunuyordu.
Uykusuzluk ve Fiziksel Tükeniş
Yolculuğun en yıpratıcı kısmının uykusuzluk olduğunu vurgulayan Kandemir, 15-16 günlük kumanya ile yola çıkmasına rağmen Karadeniz’deki fırtınalı ilk 2,5 gün nedeniyle yemek yemekte zorlandığını paylaştı. Uyku düzenine dair çarpıcı detaylar veren yelkenci şunları söyledi: “Günde sadece iki kez 20 dakikalık ‘power nap’ (güç uykusu-şekerleme) yaparak 5,5 gün hiç derin uyku uyumadan ilerledim. Bozcaada’yı geçtikten sonra artık tanker yahut kara parçası olmadığını düşünüp 1 saat uyumaya karar verdim. Ama adeta bayılıp 4 saat uyuyakalmışım. Yelkenin çıkardığı sesle uyandım. Ondan sonra da bir daha hiç derin uyumadım.”
Uykusuzluğun zihinsel etkilerini de dile getiren sporcu, üçüncü günden itibaren cihazların yanlış tuşlarına basmak gibi basit hatalar yapmaya başladığını ve algılarının yavaşlaması nedeniyle rotasını daha güvenli bölgelere kaydırdığını belirtti.
Ölümle Burun Buruna: Çanakkale ve İskenderun
Doğukan Kandemir için en kritik anlar Çanakkale Boğazı ve İskenderun Körfezi’nde yaşandı. Rüzgarsızlığın fırtınadan daha tehlikeli olabileceğini ifade eden Kandemir, “Rüzgârın olmaması fırtınadan daha kötü bir şey. Çünkü önünden gemi geçiyor ama senin rüzgârın ve hızın yok. Yani geminin altına doğru sürüklenip kaçamazsan motorundaki mührü açıp yarışı terk etmen gerekiyor ölmemek için” diyerek yaşadığı gerilimi anlattı.
Finiş anındaki riskli kararını ise şu sözlerle aktardı: “İskenderun Körfezi’ne girmiştim, finişe 50 mil kalmıştı. Tam o sırada yıldırımlı büyük bir yağmur bulutu ve çok sert bir rüzgâr geldi. Normalde yelkenleri küçültmen gerekir. Ama ‘Bu gece yatağımda uyumak istiyorum’ deyip büyük yelkenleri indirmedim. Finişe 10 saatte değil, 4 saatte ulaştım. O an her şey olabilirdi. Fiziksel olarak tükenmiştim, mental olarak da delice bir karardı.”
Aile Özlemi ve Gelecek Hedefleri
Açık denizde korkuya bile zaman bulamadığını belirten Kandemir, bu süreçte en çok 3,5 yaşındaki oğlu Kaan’ı özlediğini söyledi. Karaya ayak bastığında hissettiği yoğun rahatlamanın yanı sıra, yalnızlığa alışmanın etkisiyle kalabalıktan rahatsızlık duyduğunu itiraf etti. “Bu turun bende bıraktığı en büyük etki, insanlardan biraz daha soğumak oldu” diyen Kandemir, şimdi gözünü dünya arenalarına dikmiş durumda.
Daha önce prestijli Rolex Fastnet yarışına katılan ve dünyadaki eksiklerini orada fark ettiğini belirten rekortmen yelkenci, “Artık Türkiye’de yapacağımı yaptım. Bundan sonra hedefim yurtdışındaki yarışlar. Bunun için de tek ihtiyacım sponsor. Çünkü Türkiye turunu bile ana sponsor olmadan, cebimden para harcayarak yaptım” diyerek sözlerini tamamladı.




