fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Prof. Dr. Derya Uludüz: Beyin Sağlığı Günlük Kararlarla Şekilleniyor

Prof. Dr. Derya Uludüz: Beyin Sağlığı Günlük Kararlarla Şekilleniyor

Nörolog Prof. Dr. Derya Uludüz, sağlıklı yaşlanmanın merkezine beyni alan ‘nörolongevity’ yaklaşımıyla zihinsel sağlığı korumanın önemini vurguluyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son dönemde sağlıklı ve uzun bir hayat sürme arzusuyla özdeşleşen ‘longevity’ kavramını daha sık işitmeye başladık. Günümüzde bu yaklaşımın odak noktasına ise beynimiz yerleşmiş durumda. Hayat süremiz uzarken zihinsel kapasitemizi, hafızamızı ve bireysel bağımsızlığımızı ne derece koruyabildiğimiz kritik bir önem taşıyor. İşte bu noktada, son yılların popüler eğilimi olan ‘nörolongevity’ kavramı karşımıza çıkıyor. Nörolog Prof. Dr. Derya Uludüz, bu konuda çok net bir uyarıda bulunuyor: “Beyni sadece unutkanlık başladığında hatırlamamalıyız.”

Longevity ve Nörolongevity Kavramlarının Anlamı

Longevity, dilimize ‘uzun ömür’ olarak geçse de aslında sağlıklı yaşlanmayı ifade ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanıma göre bu kavram; yaşlılık döneminde esenliği sağlayan zihinsel ve fiziksel işlevselliğin korunması ve geliştirilmesidir. Temel gaye, sadece takvim yaşını ilerletmek değil, yaş alırken hayatın içinde kalabilmektir. 100 yaşına varmak değerli bir amaç olsa da asıl kıymetli olan; o yaşta kendi kararlarını alabilmek, özgürce hareket edebilmek, anıları muhafaza etmek ve yaşamdan tat alabilmektir. Bu sebeple uzun ve sağlıklı bir ömrün temelinde beyin sağlığı, kas direnci, düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, ruhsal dinginlik ve sosyal çevreyle bağlar bir bütün olarak yer alır.

Peki, nörolongevity neyi temsil ediyor? Bugün pek çok kişi uzun yaşamın yollarını arıyor ancak Prof. Dr. Derya Uludüz asıl sorulması gerekenin şu olduğunu belirtiyor: “Bu uzun ömrü hangi beyinle yaşayacağız?” Çünkü insanın yaşam süresini tayin eden ana organ beyindir. Kalp atışından hormon dengesine, bağışıklık sisteminden uyku düzenine, hareket kabiliyetinden karar verme yetisine ve hatta yaşama sevincine kadar her şeyin yönetim merkezi orasıdır. Şayet beyin yaşlanıyorsa, tüm vücut bu sürece girer. Nörolongevity, en yalın haliyle beynin sağlıklı yaşlanmasını inceleyen bilim dalıdır. Hedefi sadece alzheimer, parkinson veya inme gibi rahatsızlıkları iyileştirmek değil; bu hastalıklar henüz belirmeden beynin yaşlanma temposunu düşürmek, bilişsel performansı muhafaza etmek ve ömür boyu aktif bir beyin yapısı oluşturmaktır.

Beyin Yaşlanmasını Yavaşlatmak Elde mi?

Geçmişte bu soruya olumsuz yanıt verilebileceğini ifade eden Uludüz, modern nörobilimin sunduğu yeni gerçekliğe dikkat çekiyor: “Beyin yaşlanması tamamen durdurulamaz ama önemli ölçüde yavaşlatılabilir. Üstelik bunu sağlayan her gün yaptığımız küçük seçimlerin toplamı.” Örneğin, aynı yaşta iki bireyi kıyasladığımızda; biri düzenli yürüyen, uyku kalitesine önem veren, zihnini sürekli taze bilgilerle besleyen ve sosyal olan biriyken, diğeri hareketsiz, kötü beslenen, kronik stresle boğuşan ve yalnızlaşan biri olabilir. Her ikisinin nüfus cüzdanında 70 yazsa bile beyin yaşları birbirinden tamamen farklı olacaktır.

Nörolongevity yaklaşımı, ilk etapta alzheimer, parkinson ve demans gibi hastalıklara odaklansa da sadece bunlarla sınırlı değildir. Beyin; kalpten bağırsaklara kadar tüm sistemin idare merkezidir. Bu yüzden nörolongevity, beyni tek başına değil, onu etkileyen tüm vücut sistemleriyle birlikte değerlendiren bir model sunar.

‘Beyin 360’ ve Bütüncül Yaklaşım

Kendi kliniğini ‘nörolongevity kliniği’ne dönüştüren Prof. Dr. Derya Uludüz, bu süreçteki değişimleri şöyle anlatıyor: “Kliniğimizde hastalarımıza bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz. Elbette gerektiğinde en ileri nörolojik değerlendirmeleri, görüntüleme yöntemlerini ve biyobelirteçleri kullanıyoruz. Ancak bunları yaşam tarzı, ruhsal sağlık, zihinsel sağlık, bağırsak sağlığı, hormonal sağlık, metabolik sağlık ve kişiye özel risk analiziyle birlikte değerlendiriyoruz. Ben bu yaklaşımı ‘Beyin 360’ olarak tanımlıyorum.” Amaçlarının sadece hastalık tedavisi değil, beynin güçlü taraflarını korumak ve zayıf noktaları erken teşhis etmek olduğunu belirten Uludüz, hastalarının hafıza, hareket, enerji ve yaşam sevincini mümkün olan en uzun süre korumasını hedefliyor.

Beyin Sağlığı İçin Kritik Yaşlar ve Belirtiler

Beyin yaşlanmasının ilk işaretleri bazen denge kaybı, hareketlerin yavaşlaması, kas gücünde azalma, sık düşmeler, nedeni belirsiz vücut ağrıları veya günlük rutinleri yaparken zorlanma şeklinde görülebilir. Peki, önlem almaya ne zaman başlamalı? Uludüz’e göre doğru zaman bugündür:

  • 20’li ve 30’lu yaşlar: Güçlü bir beyin rezervi inşa etmek.
  • 40’lı ve 50’li yaşlar: Damar sağlığını, hormonları, metabolizmayı ve kas kütlesini muhafaza etmek.
  • 60 yaş ve sonrası: Bağımsız yaşamı, dengeyi ve hafıza kalitesini sürdürmek.

Genç Bir Beyin İçin Beş Altın Kural

Prof. Dr. Derya Uludüz, beyni sağlıklı tutmak için öncelik sıralamasını şöyle yapıyor:
“İlk sıraya mutlaka uykuyu koyarım. İkinci sırada hareket var. Üçüncü basamak beslenme. Bir diğer kritik konu stres yönetimi. Son olarak çoğu zaman unuttuğumuz bir alışkanlık daha var; merak etmeyi bırakmamak.” Yeni diller öğrenmek, kitap okumak veya yeni hobiler edinmek beyni genç tutan temel unsurlardır.

Takviyeler, Testler ve Gerçekler

Vitaminler ve biyolojik yaş testleri hakkında da uyarılarda bulunan Uludüz, takviyelerin birer sihirli değnek olmadığını vurguluyor. Doğru ihtiyaç durumunda; magnezyum, D vitamini, omega-3 ve koenzim Q10 gibi destekleri önemsediğini belirtiyor. B12, folat, demir ve çinko gibi diğer değerlerin ise mutlaka hekim kontrolünde ve kan tahlillerine göre verilmesi gerektiğini ekliyor. Biyolojik yaş testlerine ise temkinli yaklaşıyor: “Bugün bu testlerin tek başına bireysel tedavi kararlarını yönlendirecek kadar standart ve klinik olarak doğrulanmış olduğunu söylemek güç.”

Sonuç olarak nörolongevity, sadece pahalı teknolojiler veya genetik analizler demek değildir. Düzenli yürüyüş yapmak, kasları çalıştırmak, iyi uyumak, tansiyon ve kan şekerini dengede tutmak, sigara kullanmamak, Akdeniz tipi beslenmek, görme ve işitme sağlığını ihmal etmemek ve sosyal kalmak bu işin temel taşlarıdır. Artık temel mesele sadece yaşamak değil, zinde bir beden ve güçlü bir hafıza ile yaş almaktır.

Prof. Dr. Derya Uludüz: Beyin Sağlığı Günlük Kararlarla Şekilleniyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir