Giresun’da yaşayan 67 yaşındaki Ferhat Çakır, safra kesesi ve böbrek ağrısı şikayetleriyle Giresun Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi‘ne başvurduğunda, tıp dünyasında yankı uyandıracak bir sürecin ilk adımı atıldı. Üroloji Kliniği’nde yapılan incelemelerde, hastanın böbreğinin alışılmış anatomik konumunda olmadığı, leğen kemiği içinde ve mesaneye oldukça yakın bir bölgede bulunduğu saptandı. Bu nadir durum, gerçekleştirilecek cerrahi operasyonu çok daha kritik bir boyuta taşıdı.
Tıp Dünyasında Nadir Görülen Bir Başarı
Operasyon, üroloji uzmanları Op. Dr. Burhan Özdemir, Op. Dr. Ertürk Altun, Op. Dr. Olcay Yıldırım ve Op. Dr. Hakan Keskin‘den oluşan tecrübeli bir ekip tarafından icra edildi. Mesane kanseri teşhisi konulan hastanın mesanesi tamamen çıkarıldı ve idrarın dışarı atılmasını sağlayan üriner diversiyon işlemi uygulandı. Müdahale esnasında, Çakır’ın böbreği ve böbrek işlevlerinin zarar görmemesi adına büyük bir hassasiyet gösterildi.
Ameliyat ekibinde görev alan Op. Dr. Burhan Özdemir, kliniğin mesane kanseri vakalarında yüksek deneyime sahip olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Hastamızın normalden farklı olarak 4 atardamarı ve 3 toplardamarı vardı. Mesaneyi alırken ve tümörün yayılımını değerlendirmek amacıyla lenf bezlerini temizlerken bu damarlara zarar verilmemesi gerekiyordu. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı değerlendirme yaptık ve ekip arkadaşlarımızla anjiyografi görüntülerini inceledik. Ameliyatımız çok başarılı geçti. Hastamızın şifa bulmasından biz de oldukça mutluyuz”
Karmaşık Damar Yapısı ve Hassas Operasyon
Doktor Özdemir, vatandaşların devlet hastanelerindeki imkanlara dair ön yargılı olmaması gerektiğini dile getirirken, hekimlerin teknik donanım ve uygun çalışma şartlarıyla desteklenmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.
Tedavi sürecini yöneten Op. Dr. Ertürk Altun ise idrarda kanama şikayetiyle gelen hastada yapılan kontrollerde mesane kitlesi tespit ettiklerini belirterek şunları söyledi: “İlk aşamada kapalı yöntemle çıkarılan kitlenin patolojik incelemesinde kanserin mesane kasına ilerlediğini belirledik. Bu durumda mesanenin tamamen alınmasını içeren radikal sistektomi ameliyatının gerekli olduğunu karar verdik. Ameliyat öncesi görüntülemelerde hastanın pelvik böbrek anomalisi bulunduğu da tespit edildi. Literatür taramamızda pelvik böbreği bulunan hastalarda radikal sistektomi ve üriner diversiyon ameliyatının daha önce dünya genelinde yalnızca üç vakada bildirildiğini gördük. Türkiye’den ise bu özellikleri taşıyan bir vaka bildirimi bulunmadığını tespit ettik. Böbreğin damar yapılarının ve idrar kanalının korunması bizim için oldukça önemliydi. Ameliyat sırasında böbreği ve fonksiyonlarını korumayı başardık. Hastamızın şu anda iyi olması bizim için en sevindirici gelişme”
İdrarda Kanama İhmal Edilmemeli
Mesane tümörlerinin genellikle ağrısız idrar kanamasıyla belirti verdiğini hatırlatan Op. Dr. Olcay Yıldırım, bu tür şikayetleri olanların zaman kaybetmeden bir uzmana görünmesi gerektiğini belirtti. Tanı koyarken ultrason ve sistoskopi gibi metotların kullanıldığını ifade eden Yıldırım, tümörün kas tabakasına yayılması durumunda mesanenin tamamen alınmasının zorunlu hale gelebildiğini aktardı. Yıldırım, “Vatandaşlarımızdan ricamız, idrarlarında kanama gördüklerinde bunu ciddiye almaları ve mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmalarıdır” diyerek uyarıda bulundu.
Kanser Riskini Artıran Faktörler
Op. Dr. Hakan Keskin ise mesane kanserinde tütün ve sigara kullanımının en büyük risk unsurlarından biri olduğunu hatırlattı. Özellikle tekstil, matbaa ve deri sektörlerinde çalışanların mesleki risk altında olduğunu belirten Keskin; erkek cinsiyeti, ileri yaş, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin de hastalığın ortaya çıkışında etkili olduğunu söyledi.
Keskin, hastalığın evresine göre farklı tedavi yöntemlerinin uygulandığını ifade ederek, kas tabakasına ulaşmamış tümörlerde kapalı cerrahi ve ilaç tedavilerinin yeterli olabildiğini, ancak daha ileri aşamalarda kapsamlı operasyonların gerektiğini kaydetti. Giresun’daki bu başarılı cerrahi müdahale, dünya genelinde 4., Türkiye’de ise bir ilk olarak tıp literatürüne girmeye hazırlanıyor.




