Elazığ’da bir yıl önce kapılarını açan Scorpius Labs Akrep Yetiştiriciliği ve Zehir Sağım Tesisi, bünyesindeki 5 bini aşkın akrepten elde edilen değerli zehrin ihracatı için gün sayıyor. Tıbbi ve biyoteknolojik araştırmalarda kritik bir hammadde olarak kullanılan bu özel sıvı, özellikle kanser tedavisi ve nörolojik hastalıkların ilaca dönüştürülmesinde büyük rol oynuyor. Veteriner hekim ve biyologların titiz denetimi altında işletilen tesiste, 3 bin 500 anaç ve 2 bin yavru olmak üzere toplamda 5 bini aşkın akrep barındırılıyor.
TESİSİMİZDE 5 BİNDEN FAZLA AKREP BULUNUYOR
Halk arasında “kara akrep” olarak bilinen ve tescilli ismi androctonus turkiyensis olan türden elde edilen zehirler, modern tıbbın en kıymetli bileşenleri arasında yer alıyor. Tesisin mevcut kapasitesi ve yürütülen faaliyetler hakkında bilgi veren Scorpius Labs Yönetim Kurulu Başkanı Onur Şahin, şu ifadeleri kullandı: “Elazığ’da kurmuş olduğumuz tesisimiz Scorpius Labs adı altında birinci yıl içerisinde şu anda akrep yetiştiriciliği ve zehir sağım tesisimiz bulunmaktadır. Tesisimizde 3 bin 500 anaç akrep, 2 bine yakın da yavru akrebimiz olmak üzere toplamda 5 bin ile 5 bin 500 arasında akrep yer almaktadır. Akrebimizin türü androctonus crassicauda, yeni tescilli ismi ise androctonus turkiyensis’tir. Tesisimizde şu anda ortalama 15-20 günde bir akrep sağım işlemi yapılmakta ve corporate aynı zamanda akreplerimizin yemlemesi, sulaması yapılmaktadır. Tesisimizde bir biyoloğumuz, bir veteriner hekimimiz olarak faaliyetimizi sürdürmekteyiz”
İşletmede her 15 ila 20 günde bir gerçekleştirilen sağım işlemleri sonucunda toplanan zehirler, iki farklı formda hazırlanıyor. Kullanım amacına göre ya sıvı halde bırakılan ya da liyofilize (kristalize) yöntemiyle dondurularak soğuk zincir taşımacılığına uygun hale getirilen bu ürünler; kanser araştırmaları, MS, epilepsi, antibakteriyel ilaçlar ve dermokozmetik ürünlerin içeriğinde değerlendiriliyor.
YURT DIŞINDAKİ FİRMALARLA GÖRÜŞME AŞAMASINDAYIZ
Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla Ar-Ge çalışmalarını sürdüren tesis yönetimi, küresel pazarda yer edinmek için rotayı Avrupa ve Asya’ya kırdı. Elazığ’ın stratejik önemine ve ihracat hedeflerine değinen Onur Şahin, şunları kaydetti: “Tesisimizi Elazığ’da kurmamızın amacı, Elazığ’ımızın hem iklim hem de doğal kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yapılması hem de diğer bir avantajı ise tarım ve hayvancılıktan ziyade biyoteknoloji alanında da tüm dünyaya kendisini sağlaması ve bu konuda çalışmalar yapmasıdır. Yine üniversitelerle ve sivil kuruluşlarla araştırma ve Ar-Ge çalışmalarımızı yapmaktayız. Tesisimiz sadece ham madde üretimi olarak faaliyet göstermektedir. Yine buradan, Almanya, Fransa ve Singapur’daki firmalarımızla görüşme aşamasındayız. Oradaki firmalarımızla anlaşma sağlamamız durumunda Elazığ’dan yurt dışına inşallah ihracata da başlayacağız”
KUYRUK VE KISKAÇ YAPISININ FARKLILIĞIYLA YENİ BİR TÜR TESCİLLENDİ
Tesiste üzerinde çalışılan akrep türünün biyolojik özelliklerine dikkat çeken Biyolog Derya Aslan ise şu bilgileri paylaştı: “Burada akrep zehrinin sağım işlemleri yapılmakta ve türümüz androctonus turkiyensis. Bu tür, androctonus cinsinden geliyor ve bu bölgede, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesinde veya Suriye, İran civarlarında üreyen, var olan bir cins. Ama kıskaç yapıları, kuyruk yapıları gereğince bu cinsin aynı zamanda Türkiye’de kuyruk ve kıskaç yapılarının farklılığından dolayı yeni bir tür tespit edildi ve şu an bizim de çalıştığımız akrep türümüz androctonus turkiyensis adı verilen bir akrep türü üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu türün sağım işlemleri yapılıyor ve bu sağım işlemleri sırasında elde ettiğimiz venomlar yani zehirler ya sıvı formatta ya da liyofilizasyon dediğimiz kristalize formlarda elde ediliyor. Kristalize form aynı zamanda ulaşım açısından dünya genelinde birçok yere ulaştırılması açısından soğuk zincir yöntemiyle çok daha büyük avantajları olduğunu ama likit sisteminin de birçok araştırmada kullanıldığına şahit olunmuştur. Birçok kanser araştırmalarında, kanser ilaçları kullanımında içerisinde bulunan peptitler sayesinde venomun birçok ilaç üretimi gerçekleşmiş. Bununla birlikte birçok biyoteknolojik çalışmalarda enzim üretiminde artı cilt bakım ürünlerinde özellikle dermokozmetikte çok fazla bir kullanım alanına sahip olan peptitleri içermekte. Aynı zamanda mantar, virüs, bakteri gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlarda ve bununla birlikte nörolojik hastalıklar, MS, epilepsi gibi hastalıkların ilaçlarının üretimlerinde biz akrep venomlarından faydalandığını ifade edebiliyoruz”




