Enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının son dönemde en sık karşılaştığı konulardan biri olan hantavirüs enfeksiyonları, Dr. Mustafa TORUN tarafından detaylandırıldı. Konuya ilişkin güncel gelişmeleri paylaşan uzman isim, merak edilen sorulara yanıt verdi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sözcüsü Balkhy, Atlantik Okyanusu’ndaki bir yolcu gemisiyle bağlantılı olan hantavirüs vakalarını mercek altına aldıklarını ve uluslararası koordinasyonu sağladıklarını duyurdu. Balkhy ayrıca, Doğu Akdeniz Bölgesi’nde şu ana kadar herhangi bir vaka rapor edilmediğini de sözlerine ekledi.
Hantavirüs Nedir ve Hangi Türleri Mevcuttur?
Kemirgenlerden insanlara bulaşan RNA virüsleri grubunda yer alan hantavirüsler, temelde iki farklı hastalık tablosuna neden olmaktadır:
HFRS (Böbrek Tutulumlu Kanamalı Ateş): Avrupa ve Asya tipi olarak bilinen bu tür, oldukça ciddi bir seyir izler. Hastalardaki ölüm oranı %1-15 seviyelerindedir.
HPS / HCPS (Hantavirüs Kardiyo Pulmoner Sendrom): Amerika kıtasında görülen ve doğrudan akciğerleri hedef alan bu tipte ölüm oranı %35-50 gibi çok yüksek bir aralıktadır. Bu tehlikeli tabloya neden olan virüs ise meşhur ANDES virüsüdür.
Andes Virüsünün Karakteristik Özellikleri
Bu virüsün yayılımı ve etkileri hakkında bilinmesi gereken temel noktalar şunlardır:
- Coğrafi Dağılım: Ağırlıklı olarak Arjantin, Şili, Uruguay, Brezilya ve Patagonya bölgesinde rastlanmaktadır.
- Doğal Kaynak: Virüsün ana kaynağı, “Oligoryzomys longicaudatus” olarak isimlendirilen uzun kuyruklu Cüce Pirinç Sıçanıdır.
- Bulaşma Yolları: Virüs; farelerin idrar, dışkı veya salyalarının solunması yoluyla geçer. Diğer hantavirüslerden farkı, insandan insana bulaşabilen tek tür olmasıdır; bu noktada tükürük ve yakın temas kritik rol oynar.
- Kuluçka Süresi: Ortalama 2 hafta olan bu süre, 7 ile 39 gün arasında değişebilir.
Belirtiler ve Klinik Seyir
Hastalığın ilk aşaması 3-6 gün sürer ve 38-40°C ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi grip benzeri semptomlarla başlar. İkinci fazda ise durum hızla ağırlaşır; akciğer ödemi, ciddi nefes darlığı, öksürük, tansiyon düşüklüğü ve şok gözlemlenir. Hastanın durumu 24-48 saat içinde hızla kötüleşebilir.
Hastalığın ölümcül seyretme oranı %25-40 arasındadır ve yoğun bakım şartlarında bile bu risk oldukça yüksektir.
Tanı, Tedavi ve Korunma Yöntemleri
Hastalığın teşhisi için PCR, IgM ve IgG ELISA testleri kullanılmaktadır. Türkiye’de bu testlerin Refik Saydam bünyesinde yapıldığını belirtmek gerekir. Henüz özgün bir ilaç tedavisi bulunmamakla birlikte, erken dönem yoğun bakım desteği, sıvı dengesinin korunması ve ECMO (Ekstrakorporal Membran Oksijenizasyonu) uygulamaları hayati önem taşır. Ribavirin adlı ilacın HFRS tipinde etkili olduğu bilinse de HPS (Andes) tipindeki etkinliği henüz netleşmemiştir.
Şu an için insanlar üzerinde kullanılabilen bir aşı mevcut değildir. Çin ve Kore’de HFRS tipi için aşı bulunsa da bu aşının Andes virüsüne karşı koruyucu bir etkisi yoktur.
Türkiye’deki Mevcut Durum ve Pandemi Riski
Ülkemizde bugüne kadar Andes virüsü vakası bildirilmemiştir. Türkiye’de daha çok Balkanlar’da da görülen ve böbrekleri etkileyen Dobrava, Puumala ve Tula tipleri mevcuttur. Bu tiplerde ölüm oranı %1-5 civarındadır; 2009 yılında Zonguldak-Bartın bölgesinde yaşanan salgın bu duruma örnektir. Andes virüsü riski genellikle Güney Amerika kırsalında kamp yapanlar veya fare istilasına uğramış dağ evlerinde yaşayanlar için geçerlidir.
Andes Virüsü Pandemi Yapar mı?
2018-2019 yıllarında Arjantin’in Epuyén kasabasında 34 vaka ve 11 ölümle sonuçlanan salgında insandan insana bulaş kanıtlanmış ve 45 günlük karantina uygulanmıştır. Covid-19 sonrası tüm hayvan kaynaklı virüsler gibi Andes de mercek altındadır. Ancak solunum yoluyla damlacık bulaşının zayıf olması (R0 < 1) ve süper bulaştırıcıların eksikliği nedeniyle bir pandemi oluşturma ihtimali düşük görülmektedir.
Bireysel Önlemler
Farelerle teması minimuma indirmek temel kuraldır. Kamp yaparken yiyeceklerin kapalı kaplarda tutulması, çadırların süpürülmeden önce ıslatılarak toz kaldırılmaması gerekir. Fare ölüsü veya dışkısı temizlenirken mutlaka N95 maske, eldiven ve çamaşır suyu kullanılmalıdır. Olası bir Andes şüphesinde ise hastanın damlacık ve temas izolasyonuna alınması zorunludur.
Özetlemek gerekirse; Andes virüsü akciğer tutulumu yapan, ölüm oranı yüksek ve insandan insana geçebilen bir hantavirüs türüdür ancak küresel bir pandemi riski zayıftır. “Ülkemizde sağlık verileri şeffaf bir şekilde paylaşılmadığı sürece, biz HEKİMLER ancak yeminimiz gereğince halkımızı elimizden geldiği kadar bilgilendirme yapabildiğimizi özellikle vurgulayalım…” diyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa TORUN, toplumun bilinçli olmasının önemine dikkat çekiyor.




