Sinematografik bir anlatıda tarihsel dokuya sadık kalmak, izleyicinin hikaye ile kurduğu bağı belirleyen en temel unsurlardan biridir. Ancak bazen genç yeteneklerin heyecanı, bazen de teknoloji devlerinin iddialı çıkışları, gerçeğin sınırlarını zorlayan ilginç sonuçlar doğurabiliyor. Bir kısa filmdeki anakronik hatalardan Elon Musk‘ın milyar dolarlık projelerine uzanan bu süreç, tarihin nasıl yorumlandığına dair derin soru işaretleri barındırıyor.
Genç Yönetmenin Afganistan Filmindeki Hatalar Nedir?
2020-’25 yılları arasında dört farklı kısa filme imza atan, henüz 23 yaşında olan Bulgar asıllı İspanyol bir sinemacının yapıtları, kuşağının bazı karakteristik eksiklerini ele veriyor. 1979-’89 yılları arasındaki Sovyetler‘in Afganistan işgalini konu alan filminde, Kızılordu askeri üzerinden bir “ölüm meleği” hikayesi anlatılıyor. Zenit marka fotoğraf makinesi ve üniformalar konusunda titiz davranan yönetmen, ne yazık ki kurgusal gerçekliği sarsan büyük detayları gözden kaçırmış.
Söz konusu filmde, dağ başındaki bir Afgan mücahidi sol elinde Kalaşnikof, sağ elinde ise kulağına dayadığı bir cep telefonuyla resmediliyor. Henüz cep telefonlarının icat edilmediği bir dönemde ve sinyal bile alınamayan bir bölgede bu teknolojinin kullanılması, filmin inandırıcılığını zedeliyor. Ayrıca o yıllarda Afganistan‘da kadınların burka giyme zorunluluğu bulunmadığı halde, sırf çamaşır asmak için çıkan bir kadının burkayla gösterilmesi de bir başka tarihsel tutarsızlık olarak göze çarpıyor. Üçüncü bir hata olarak, Hindikuş Dağları‘nda görülen palmiye ağaçları, yönetmenin Afganistan iklimini sıcak bir Ortadoğu ülkesiyle karıştırdığını kanıtlıyor.
Stanley Kubrick Detaylara Nasıl Önem Verirdi?
Taschen tarafından basılan Stanley Kubrick’s Napoleon adlı dev eser, bir film hazırlığının nasıl olması gerektiğini “Yapılmamış En Büyük Film” alt başlığıyla gözler önüne seriyor. Kubrick, Napolyon projesi için o döneme dair üniformalardan sivillerin kıyafetlerine, kartpostallardan günlük yaşam objelerine kadar her şeyi en ince ayrıntısına kadar araştırmıştı. Bir anlatıda seyirciyle özdeşleşme sağlamak için kostümlerden duvardaki aksesuarlara kadar her detayın üzerinde titizlikle durulması gerekir.
Elon Musk Ne Zaman Yeni Bir Adım Attı?
21 Temmuz Salı günü, Elon Musk cephesinden Donald ağabeyinin tarzını anımsatan çarpıcı bir X mesajı geldi. Musk, teknoloji dünyasında elektrikli araçlar ve uzay çalışmalarıyla kazandığı saygınlığı, son dönemdeki sığ ve faşizan yaklaşımlarıyla tartışmaya açmış durumda. Hatta bu durum, sanki paralel bir evrendeki kötü ikiziyle tanışmışız hissi yaratıyor; Kılıçdaroğlu örneğini de düşününce bu o kadar uzak bir ihtimal gibi görünmüyor.
Musk, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Bu yıl sona ermeden, Grok Imagine, tarihsel açıdan doğru ve Homeros’un sanatına sadık, tam uzunlukta bir ‘Odysseia’ filmi yapacak.”
Musk Neden Christopher Nolan’ı Eleştirdi?
Christopher Nolan’ın Odyssey çalışmasını gerçeklerden uzak bulan Elon Musk, bu eksikliği gidermek için iki koldan harekete geçiyor. Hem kendi yapay zekası Grok Imagine ile bir yapım ortaya koymayı planlıyor hem de 100 milyon dolarlık bir bütçeyle “tarihsel açıdan doğru” bir Hollywood filmi çekmeyi hedefliyor.
Tarihsel Gerçeklik Nerede Gizli?
Elon Musk‘ın “tarihsel doğruluk” iddiasının ardında, antik Yunan’da siyahi karakterlerin bulunmadığı ya da trans bireylerin yer almaması gerektiği gibi sağcı argümanlar yatıyor olabilir. Ancak Homeros‘un Odysseia destanı incelendiğinde durum oldukça farklıdır. Metinde defalarca Etiyopya‘dan bahsedilir; Poseidon‘un oraya gidip kurbanlar kabul ettiği, Kral Menelaos‘un dönüş yolunda Etiyopya‘ya uğradığı anlatılır. Eğer Musk gerçekten metne sadık kalacaksa, Nolan‘ın filminden çok daha fazla siyahi karaktere yer vermesi gerekecektir. Belki ortaya başarılı bir iş çıkar, ancak Donald ağabeyinin bu duruma ne diyeceği merak konusu.




