fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Beyoğlu’nun 15 Yıllık Bellek Yolculuğu: Eski Yeni Kitabı

Beyoğlu’nun 15 Yıllık Bellek Yolculuğu: Eski Yeni Kitabı

Fotoğrafçı Timurtaş Onan, 15 yıllık emeği Beyoğlu Eski Yeni ile semtin son 25 yıllık toplumsal hafızasını ve kültürel dönüşümünü belgeledi.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul’un merkez üssü konumundaki Beyoğlu, sadece taş binalar ya da kalabalık caddelerden ibaret bir semt değil; her sokağında farklı bir zaman diliminin yankılandığı devasa bir hafıza mekânı olarak karşımıza çıkıyor. Fotoğraf sanatçısı ve yönetmen Timurtaş Onan, 15 senelik titiz bir emeğin ürünü olan Beyoğlu Eski Yeni isimli çalışmasıyla, bu toplumsal belleği tozlu raflardan indirerek gün ışığına çıkardı. Deniz Burak BAYRAK, Galata’dan Tophane’ye uzanan, geçmişin izleriyle günümüz kalabalığının iç içe geçtiği o ‘‘yaşayan karakteri’’ ve kitabın hazırlık sürecini Onan ile konuştu.

Beyoğlu Eski Yeni Kitabı Nedir ve Okura Ne Hissettiriyor?

Timurtaş Onan, eserinde yalnızca bir bölgeyi değil, Galata’dan Tophane’ye kadar uzanan ve İstiklal Caddesi’nin atmosferinde şekillenen bir ruh halini betimlediğini belirtiyor. Sayfalar çevrildikçe okurlar pasaj koridorlarına, tarihi apartmanların merdiven boşluklarına ve vitrinleri yıllardır değişmeyen dükkânlara konuk oluyor. Onan, bu çalışmanın nostaljik karelerle başlayan uzun bir yürüyüş hissi vermesini amaçladığını ifade ederek şunları söylüyor: “Kitabın, nostaljik görüntülerle başlayan uzun bir yürüyüş gibi ilerlemesini istedim. Ama zaman geçtikçe sadece mekânları değil, insanları da görmeye başlıyoruz.”

Sanatçının Kadrajında Kimler ve Hangi Mekânlar Yer Alıyor?

Kitapta son 20, 25 sene içinde çekilmiş portreler dikkat çekiyor. Ressamlar, yazarlar, müzisyenler, sokak sakinleri ve emektar esnaflar Beyoğlu’nun ruhunu oluşturan unsurlar olarak sunuluyor. Onan’ın anlatısında; Madame Katya, Korseci İlya, Markiz Pastanesi ve Pera Palas gibi sembol isimler ve mekanlar, bu hafızanın ayrılmaz parçaları olarak yaşamaya devam ediyor. Diğer taraftan, İstanbul Modern ve Arter gibi yeni sanat odaklarının bu dönüşen hikâyeye eklemlenme biçimi de ele alınıyor.

Çalışma Ne Zaman ve Hangi Dönemi Kapsıyor?

Bu kapsamlı çalışma, ağırlıklı olarak 1990’ların ortalarından 2000’lerin sonuna kadar geçen süreci mercek altına alıyor. Nostaljik tramvayın İstiklal Caddesi’ne geri döndüğü yıllardan itibaren başlayan süreç, Beyoğlu’nun geçirdiği dönüşümü ancak koruduğu ruhu yansıtıyor. Onan, semti şu sözlerle tanımlıyor: “Benim için Beyoğlu hiçbir zaman yalnızca bir semt olmadı. Yaşayan, değişen ama hafızasını hâlâ koruyan bir karakter gibi… Sürekli dönüşse de kendi hikâyesini anlatmayı sürdüren bir yer.”

Eski ve Yeni Kavramları Nerede Birleşiyor?

İstiklal Caddesi’nde yürürken hissedilen o eski ve yeninin karışımı, kitabın da temelini oluşturuyor. Onan, hangisinin daha baskın olduğunun kişinin kendi hafızasıyla ilgili olduğunu belirterek, 1980’lerden bugüne semtin geçirdiği evrelere rağmen kaybolmayan bir damar olduğunu savunuyor. Sanatçıya göre semt sadece nostaljiden ibaret değil; kafelerde açılan sergiler, tiyatro oyunları ve kitapçılarda geçen saatler bu ruhun esasını oluşturuyor. Bugünün kalabalığına rağmen binaların cephelerinde ve sokak aralarında o eski ruhun sessizce varlığını sürdürdüğünü ekliyor.

Hazırlık Süreci Nasıl İlerledi ve Hangi Zorluklarla Karşılaşıldı?

Beyoğlu gibi sürekli devinim halindeki bir yeri anlatmanın zorluğuna değinen Onan, elindeki binlerce fotoğraf arasından seçim yaparken “Tam oldu” demenin imkansızlığını vurguluyor. Bazı mekanlarda karşılaştığı “Fotoğraf çekmek yasaktır” engeli ve bazı kişilerin projeye dahil olmak istememesi, çalışmanın eksik kalan yanlarını oluşturmuş. Onan, amacının sadece bir iz bırakmak ve yok olmaya yüz tutmuş bir kültürü kayıt altına almak olduğunu dile getiriyor.

Kitabın Ritmi ve Görsel Kurgusu Nasıl Oluşturuldu?

Eserde kronolojik bir sıralama yerine sezgisel ve duygusal bir akış tercih edilmiş. Hafızanın doğrusal ilerlemediğini belirten sanatçı, sayfalar arasında görünmez bağlar kurmaya özen göstermiş. Onan, kitabın bir rehberden ziyade kendi gözünden bir deneyim olduğunu şu sözlerle açıklıyor: “Bu kitap ‘Şuradan başlanır, böyle devam edilir’ diyen bir kitap değil. Daha çok benim gözümden akan bir Beyoğlu deneyimi.” Bu süreçte Özgür Gezer’in hazırladığı metinler ve derlediği anekdotlar da kurgunun şekillenmesinde önemli bir rol oynamış.

Bu Eser Neden Bir Sanat Kitabı ve Dönem Tanıklığıdır?

Kitap; Sennur Onan’ın grafik tasarımı, Özgür Gezer’in anlatıları ve Timurtaş Onan’ın fotoğraflarının birleşimiyle bütünsel bir sanat yapıtı olmayı hedefliyor. Onan, bir kenti sanatın konusu yapan şeyin sadece estetik değil, aynı zamanda o döneme karşı duyulan sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Kültürel mirası, geçmişi bugüne ve geleceğe bağlayan bir hafıza hattı olarak görüyor.

Beyoğlu’nun 15 Yıllık Bellek Yolculuğu: Eski Yeni Kitabı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir