Yozgat’ın Çiğdemli Kasabası’nda askere uğurlanan gençler, yıllardır “ekmek ocağı” adı verilen aynı evde yemek yiyerek yola çıkıyor. Geleneğin, 1914 yılında bu evden askere giden üç kardeşin sağ salim dönmesiyle başladığı anlatılıyor.
Gelenek nasıl başladı?
Sorgun ilçesine bağlı Çiğdemli Kasabası’ndaki evin hikâyesinin seferberlik dönemine dayandığı belirtiliyor. Anlatımlara göre o yıllarda bölgeden yaklaşık 80 kişi askere giderken, evden uğurlanan üç oğlun tamamı sağ salim geri döndü. Diğer ailelerin kayıplar yaşadığı dönemde bu sonuç, evi kasaba halkının gözünde özel bir yere taşıdı.
Ardından askere gidecek gençler, yola çıkmadan önce bu evde ekmek yemeye başladı. “Ekmek ocağı” olarak anılan evdeki uygulama, kuşaklar boyunca sürdürüldü.
Kasaba halkı geleneği anlatıyor
68 yaşındaki Faruk Çelik, geleneğin Molla Ali’nin eski evinde sürdüğünü belirtti. Çelik, “Konuştuğumuz yer Molla Ali’nin eski evleri. Tarihe göre buradan Yemen’e gidenler, harbe gidenler sağ salim döndü. Dönmüş, onun şimdi bura ocak olarak kabul ediliyor. Evlatlar da, torunlar da aynı töreyi devam ettiriyor. Buradan her asker devresi yemek alıyor, lokma yiyor, gidiyor” dedi.
63 yaşındaki Birol Palabıyık da 1984 yılında askere gitmeden önce bu ocakta ekmek yediğini ve görevini tamamladıktan sonra kasabasına döndüğünü söyledi. Eski adıyla Sorgun Köyü olarak bilinen Çiğdemli Kasabası’nda doğup büyüdüğünü ifade eden Palabıyık, “1984 yılında askere gittim. Bu ocaktan ekmek yedim. Ve doğuda da görev yapmama rağmen sağ salim çıktım, geri kasabama geldim. Bu ocak her kim yemek yer de giderse bir inanca göre sağ salim çıkıp buraya gelmektedir. Komşular genellikle gençlerimiz askere giderken buradan bir lokma da yemek olsa yiyip gitmektelerdir. Sağ salim de gelmektelerdir” diye konuştu.
Hikâyenin savaş yıllarındaki kökü
Araştırmacı yazar Osman Karaca, Yozgat çevresindeki çalışmaları sırasında Çiğdemli’deki “ekmek ocağı”nın öyküsünü öğrendiğini anlattı. Bir gazinin hayatını araştırırken kasaba sakinlerinin kendisine bu gelenekten söz ettiğini belirten Karaca, uygulamanın savaş yıllarından kaldığını ifade etti.
Karaca, geleneğin hikâyesini şöyle aktardı: “1’inci Dünya Savaşı’na ve Kurtuluş Savaşı’na katılan askerlerden hemen hemen her evden şehit verirken bu ocaktan şehit verilmemiş. Bunun üzerine köyden askere gidenler, ‘Bu evin askerleri sağ salim döndü. Buradan ekmek yersek biz de sağ salim döneriz’ düşüncesiyle oradan ekmek yemeden askere gitmemişler”.

