CHP Sağlık Politika Kurulu, Türkiye genelindeki sağlık hizmetlerinde yaşanan adaletsizlikleri belgelemek amacıyla 81 il için kapsamlı bir “Sağlık Kartı” çalışması hazırladı. Kentlerin sosyoekonomik gelişmişlikleri ile sağlık alanındaki seviyelerinin karşılaştırıldığı bu çalışmada, ekonomik açıdan zirvede yer alan birçok ilin sağlık hizmetlerinde alt sıralarda kalması dikkat çeken en önemli bulgulardan biri oldu. Elde edilen veriler, kamuoyunda paylaşılan “Çağ atladık” söyleminin gerçek yaşamda bir karşılığı olmadığını ortaya koydu.
Büyükşehirlerde Sağlık Olanakları Beklentinin Altında
CHP Milletvekili Kayıhan Pala liderliğinde gerçekleştirilen araştırma kapsamında, Türkiye’nin sosyoekonomik yönden en gelişmiş şehirleri İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı. Ancak bu illerde 10 bin kişiye düşen hastane yatak sayıları incelendiğinde tablonun yetersizliği görüldü. Örneğin, sosyoekonomik sıralamada ikinci, sağlık sıralamasında da ikinci olan Ankara’da her 10 bin vatandaşa düşen yatak sayısı 42,5 olarak kaydedildi. Başkentteki bu rakam görece yüksek olsa da Avrupa Birliği ortalamalarının altında seyrediyor.
Metropollerde Yatak Kapasitesi Alarm Veriyor
Araştırma sonuçlarına göre, İstanbul’da 10 bin kişiye düşen yatak sayısı 30’a kadar gerilerken, sosyoekonomik gelişim seviyesi yüksek diğer illerde de benzer bir yetersizlik hakim. Antalya’da bu sayı 34, İzmir’de 32 ve Kocaeli’nde ise 27 olarak kayıtlara geçti. En gelişmiş beş şehrin toplam ortalamasına bakıldığında, her 10 bin kişi için sadece 33 yatağın mevcut olduğu belirlendi.
Sağlıkta Derin Eşitsizlik ve Yetersizlik
Sağlık Politika Kurulu’nun “Sağlık alanında kentler bazında eşitsizliklerin ortaya konulması” hedefiyle yaptığı çalışma, Doğu illerinde bu uçurumun çok daha derinleştiğini işaret ediyor. AKP’nin sağlık sistemindeki başarı iddialarının aksine, Türkiye genelinde kişi başına düşen hastane yatağı sayısında hala AB ülkelerinin gerisinde kalındığı vurgulanıyor. Veriler, mevcut sistemde vatandaşların yatacak yatak bulmakta zorlandığını ve derin eşitsizlik tablosunun sürdüğünü kanıtlıyor.




