fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Yemek Yerken Dikkat: Sessiz İlerleyen Özofagus Kanseri Uyarısı

Yemek Yerken Dikkat: Sessiz İlerleyen Özofagus Kanseri Uyarısı

Özofagus kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde ön sıralarda bulunurken, Doç. Dr. Nezih Onur Ermerak bu hastalığın belirtileri ve güncel tedavi yöntemleri hakkında kritik bilgiler paylaştı. Yemek borusu kanserinin sinsi...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Özofagus kanseri, dünya genelinde kansere bağlı ölümlerde ön sıralarda bulunurken, Doç. Dr. Nezih Onur Ermerak bu hastalığın belirtileri ve güncel tedavi yöntemleri hakkında kritik bilgiler paylaştı. Yemek borusu kanserinin sinsi bir seyir izleyebildiğini hatırlatan uzmanlar, özellikle yutma sırasında yaşanan aksaklıkların hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Özofagus Kanserinin Türleri ve Risk Faktörleri

Hastalığın alt türlerine ve oluşum nedenlerine değinen Doç. Dr. Ermerak, “Özofagus kanseri, dünya genelinde kanser ilişkili yaşam kayıplarında üst sıralarda yer almaktadır. Özofagus kanserinin skuamöz hücreli karsinom (SCC) ve adenokarsinom (AC) olmak üzere iki ana tipi bulunur. SCC çoğunlukla tütün, alkol ve çok sıcak içecek tüketimiyle ilişkilidir. AC ise reflü hastalığı ve barrett özofagusu zemininde ortaya çıkar. Son verilere bakıldığında özellikle Batı ülkelerinde obezite artışıyla birlikte adenokarsinom sıklığının son 20 yılda belirgin şekilde yükseldiğini görmekteyiz” ifadelerini kullandı.

Belirtiler Neden Geç Fark Ediliyor?

Yemek borusunun esnek yapısının tümörün gizlenmesine yol açtığını belirten Ermerak, “Özofagusun genişleme kapasitesi yüksek olduğu için tümör başlangıçta fark edilmeden büyüyebilir” diyerek hastalığın ileri evrelerdeki işaretlerini yutma güçlüğü, sırt veya göğüs ağrısı, kilo kaybı, gıdaların ağza geri gelmesi, ses kısıklığı ve sıvıların nefes borusuna kaçması olarak paylaştı.

Doç. Dr. Ermerak, semptomların ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Özofagusun en sık ve en belirgin semptomu yutma güçlüğüdür. Katı gıdalarda başlayan zorluk zamanla sıvılara doğru ilerler. Bu belirtilerin ‘kendiliğinden geçer’ düşüncesiyle önemsenmemesi tanının gecikmesine neden olabilir. Özellikle risk grubundaki bireylerde erken tanı açısından endoskopik değerlendirme büyük önem taşımaktadır.”

Doğru Evreleme ile Tedavi Başarısı Artar

Hastalığın seyrini değiştiren en önemli faktörün erken teşhis ve doğru evreleme olduğunu belirten Doç. Dr. Nezih Onur Ermerak, tanı sürecini şu şekilde detaylandırdı: “Özofagus kanseri tanısında temel yöntem endoskopi ve biyopsidir. Değerlendirmede ayrıca EUS (endoskopik ultrasonografi) uygulanır. Tümörün derinliği ve lenf nodu tutulumunu belirlemede en duyarlı yöntem olan endoskopik ultrasonografidir. Kesin evrelemeyi sağlamak için BT, PET-CT ve uygun hastalarda laparoskopi de planlama sürecinde yer alabilir. Doğru evreleme, tedavi başarısının en önemli belirleyicisidir. Özofagus kanseri çoğu zaman sessiz ilerleyen ancak modern tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Güncel yaklaşım; neoadjuvan tedavi, cerrahi, uygun hastada adjuvan immünoterapi kombinasyonunun sağkalımı belirgin şekilde artırdığını göstermektedir.”

Cerrahide Modern Tedavi Seçenekleri

Tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Ermerak, “Evre I-III özofagus kanserinde cerrahi tedavi, hastalığın kontrol altına alınmasında temel basamaklardan biridir. Günümüzde cerrahi girişimler çoğunlukla kemoterapi, radyoterapiyi içeren multimodal tedavi yaklaşımlarının bir parçası olarak planlanmaktadır. Tümörün yerleşimine ve hastanın genel durumuna göre farklı cerrahi teknikler uygulanabilir” dedi.

Kullanılan cerrahi yöntemler ise şu şekilde sıralandı:

  • İvor Lewis özofajektomi: Karın ve sağ göğüs üzerinden yapılan bu işlemde yemek borusu ile mide bağlantısı göğüs boşluğunda kurulur.
  • McKeown yöntemi: Üç aşamalı bu cerrahide bağlantı boyun bölgesinde yapılır; üst yerleşimli tümörlerde tercih edilir.
  • Transhiatal özofajektomi: Göğüs boşluğuna girilmeden yapıldığı için akciğer komplikasyon riski daha düşüktür.
  • Minimal invaziv özofajektomi (MIE): Laparoskopik ve torakoskopik teknikleri kapsar. TIME çalışması, bu yöntemin hızlı iyileşme ve az komplikasyon sağladığını kanıtlamıştır.

Yeni Tedavi Protokolleri ve İmmünoterapi

Son yıllardaki tıbbi gelişmelere değinen Doç. Dr. Nezih Onur Ermerak, konuşmasını şöyle noktaladı: “Özofagus kanseri tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden biri, ameliyat öncesinde uygulanan neoadjuvan kemoradyoterapidir. Özellikle T2-T3 evre hastalarda kullanılan CROSS protokolü, günümüzde standart tedavi yaklaşımı olarak kabul edilmektedir. Bu yöntem, cerrahi sonrasında tümörün tamamen çıkarılma oranını artırırken, hastaların uzun dönem sağkalımını da anlamlı ölçüde iyileştirmektedir. Ameliyat ve neoadjuvan tedaviye rağmen tam yanıt alınamayan hastalarda adjuvan immünoterapi önemli bir seçenektir. CheckMate-577 çalışması, nivolumab tedavisinin nüks oranlarını belirgin şekilde azalttığını göstermiş ve bu uygulama birçok ülkede standart tedaviye girmiştir.”

Yemek Yerken Dikkat: Sessiz İlerleyen Özofagus Kanseri Uyarısı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir