fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. İlaçta İthalat Rekoru Kırılırken Tedarik Krizi Derinleşiyor

İlaçta İthalat Rekoru Kırılırken Tedarik Krizi Derinleşiyor

Türkiye'de ilaç sektörü, dışa bağımlılığın giderek artmasıyla birlikte ciddi bir erişim çıkmazına sürüklendi. Piyasada pek çok ilaca ulaşılamazken, uygulanan düşük kur politikası ve mevcut fiyatlandırma kriterleri sebebiyle uluslararası ilaç devlerinin...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de ilaç sektörü, dışa bağımlılığın giderek artmasıyla birlikte ciddi bir erişim çıkmazına sürüklendi. Piyasada pek çok ilaca ulaşılamazken, uygulanan düşük kur politikası ve mevcut fiyatlandırma kriterleri sebebiyle uluslararası ilaç devlerinin Türkiye’den çekilmesi veya yenilikçi ürünlerini getirmemesi sorunu kronik hale getiriyor. 1990’lı yıllarda 470 milyon dolar civarında seyreden ithal ilaç pazarı, SSK İlaç Fabrikası’nın faaliyetlerine son verilmesinin ardından ivme kazanarak 2025 yılı itibarıyla kritik bir seviyeye ulaştı. İlaç ithalatının yüzde 17 oranında artış göstererek 7,3 milyar dolara fırladığı bu dönemde eczacılar, ‘‘Yokluk değil, ilaç kıtlığı yaşıyoruz’’ diyerek milli bir ilaç stratejisi geliştirilmediği takdirde krizin daha da büyüyeceği konusunda uyarılarda bulundu.

İthalat Verilerinde Avrupa ve Asya Hakimiyeti

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası tarafından paylaşılan verilere göre, 2025 senesinde Türkiye’nin ilaç ithalatının yüzde 64,4’ü Avrupa kıtasından, yüzde 19,1’i ise Asya’dan yapıldı. Toplam dış alımın yüzde 96 gibi büyük bir kısmı ilk 20 ülke arasında paylaşıldı. İthalat listesinin zirvesinde 1 milyar 239 milyon dolar ile Almanya yer alırken, bu ülkeyi 1 milyar 15 milyon dolarla ABD ve 751 milyon dolarla İrlanda takip etti. En dikkat çekici yükseliş ise yüzde 157’lik artışla Danimarka’dan gerçekleştirilen ithalatta görüldü. 2025 yılında ithal edilen ürünlerin başında kan ürünleri, aşılar, serumlar, toksinler ile tedavi edici dozlandırılmış ilaçlar yer aldı.

TEİS: “Dışa Bağımlılık Sağlık Güvenliğini Tehdit Ediyor”

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, ilacın büyük oranda ithalata dayalı olmasının toplum sağlığı açısından tehlike arz ettiğini belirtti. 2024 yılında ithal ilaca harcanan 6 milyar 220 milyon dolarlık meblağın, 2025’te yüzde 17 yükselerek 7 milyar 303 milyon dolara çıktığını ifade eden Saydan, ihracattaki büyümenin yüzde 9 seviyesinde kaldığına dikkat çekti. Yüksek maliyetli ürünlerde dışa bağımlılığın sürdüğünü vurgulayan Saydan şu ifadeleri kullandı: ‘‘Yeterli düzeyde yerli üretim olmadığı sürece ilaç ithalatına ödenen döviz artmaya devam edecek. Bunun çözümü yerli üretimden ve kamucu bir ulusal ilaç politikasından geçiyor. Veriler Türkiye’nin ilaç sektöründe dışa bağımlılığının önemli bir boyutta olduğunu gösteriyor. Bundan kurtulmak ve ilaçların bulunurluğunu sağlamak için yerli ilaç üretimine ve kullanımına yönelik teşviklerin bir an önce artırılması, öncelikle de ilaç fiyatlandırılmasındaki düşük ve sabit avro kuru uygulamasından vazgeçilerek gerçekçi bir ilaç fiyatlandırması sistemine geçilmesi gerekiyor. Türkiye’nin ilaç ithalatındaki dışa bağımlılığının çözümü yerli ilaç üretimidir. Devletin yerli ilaç üretimini desteklemesi halinde hem dışa bağımlılık azalacak hem de ilaç fiyatlarında avantaj sağlanacak.’’

Nurten Saydan ayrıca, yerli Ar-Ge faaliyetlerinin güçlendirilmesi, eşdeğer ilaç kullanımının özendirilmesi ve ilaç fiyatlarında reel piyasa koşullarına uygun bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu sözlerine ekledi.

İlaç Yokluğu mu, İlaç Kıtlığı mı?

İthal ilaçlardaki tedarik aksaklıkları nedeniyle hastalar reçetelerindeki ilaçları bulabilmek adına yoğun çaba sarf ediyor. Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti Üyesi Fikret Baransel, mevcut durumu “ilaç yokluğu” yerine “ilaç kıtlığı” olarak tanımladı. Baransel süreci şu örnekle açıkladı: ‘‘Örneğin bir yılda bir ilaçta 1 milyon kutuya ihtiyaç var ancak ilaç piyasaya 100 bin kutu sunuluyor. Bu durumda 900 bin kutuyu tedarik etmeye çalışan hastalar ilacına ulaşamıyor, bu durum ‘ilaç yok’ değil, ilaç kıtlığı’’

Fiyatlandırma Sistemi ve Erişim Sorunları

İlaç fiyatlamasında baz alınan döviz kuruna değinen Baransel, ‘‘Nisan itibariyle ülkede ilaç için uygulanan sabit avro kuru 29.11 TL. Ancak piyasadaki gerçek avro kuru 50 TL’nin üzerine çıkmış durumda, makas açıldıkça sorun büyüyor’’ dedi. Kur güncellemeleri öncesinde krizin derinleştiğini ve ilaçlara erişim sorununun bazen yüzde 30-35 seviyelerine tırmandığını belirten Baransel; diyabet, kanser, kalp-damar, hipertansiyon ve kan hastalıkları ilaçlarındaki eksikliğin tedavileri sekteye uğrattığını kaydetti.

Milli bir ilaç politikasının şart olduğunu ifade eden Baransel, ‘‘Temel ihtiyacımız milli ilaç politikası ve sağlık gücü anlamında yeterliyiz, teknolojik olarak desteklenirse bu yapılabilir’’ şeklinde konuştu. Ayrıca Türkiye’nin yeni nesil tedavilere ulaşmada Avrupa’nın gerisinde kaldığını belirterek, Avrupa İlaç Ajansı onaylı yeni ilaçların Türkiye’de geri ödeme listesine alınma oranının sadece yüzde 3 olduğunu, bu oranın Avrupa’da yüzde 40-50 civarında seyrettiğini vurguladı. Baransel durumu, ‘‘Bu endişe verici durum. Hastalarımızın yeni tedavilere erişemediğini gösteriyor. Yokluk bu’’ sözleriyle özetledi.

Yeni tedavilere erişimin giderek daraldığı vurgulanırken, 2025’te 7,3 milyar dolara ulaşan ithalat rakamlarına rağmen kanserden kalp hastalıklarına kadar pek çok alanda ilaç bulma sorunu devam ediyor.

İlaçta İthalat Rekoru Kırılırken Tedarik Krizi Derinleşiyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir