Liselere Geçiş Sistemi (LGS) maratonu öncesinde, Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir hem öğrencilere hem de ebeveynlere yönelik kritik değerlendirmelerde bulundu. Sınavın hayatta önemli bir basamak olduğunu ancak hayatın tümünü belirleyen tek faktör olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Taşdemir, gençlerin başarı kriterini kendi kişisel değerleriyle eşleştirmemeleri gerektiğinin altını çizdi.
Sınav sürecindeki öğrencilerin en büyük yanılgılarından birinin, elde edilecek sonucun tüm geleceği şekillendireceği inancı olduğunu belirten Uzman Psikolog Taşdemir, bu düşüncenin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Sınav öncesinde “Kötü sonuç alırsam hayatım boyunca bunun etkisini yaşarım” korkusuna kapılan öğrencilere seslenen Taşdemir, insanın adaptasyon ve yeniden toparlanma yeteneğinin son derece güçlü olduğuna dikkat çekti.
Hayatın Son Çıkışı Değil
Kendi eğitim hayatından bir örnek paylaşan Taşdemir, fen lisesi giriş sınavında büyük bir başarısızlık yaşadığını ancak daha sonra üniversite sınavında başarı göstererek tıp fakültesine girdiğini anlattı. Taşdemir, “Sınav hayatınızda önemli bir dönemeç olabilir ancak asla her şeyi belirleyen son çıkış değildir. Hayat her zaman yeni fırsatlar sunabilir” dedi.
Başarı ve Kişisel Değer Ayrımı
Öğrenciler arasında sıkça görülen bir diğer yanlışın başarı ile öz değerin karıştırılması olduğunu belirten Taşdemir, şu ifadeleri kullandı: “Başarılı olursam değerliyim, başarısız olursam değersizim anlayışı doğru değil. İnsanlar başarılarından dolayı değil, oldukları kişi nedeniyle değerlidir.” Geleceğin öngörülememesinden kaynaklanan belirsizliğin kaygıyı tetiklediğini söyleyen uzman, yaşamın tek bir sınav neticesine indirgenemeyeceğini vurguladı.
Ailelere Kıyaslama Uyarısı
Sınav stresini tırmandıran temel etkenlerden birinin de ailelerin tutumu olduğuna işaret eden Taşdemir, çocukların diğer öğrencilerle kıyaslanmasının telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Mükemmeliyetçi öğrencilerin de benzer bir baskı hissettiğini ifade eden uzman isim, “Bazı öğrenciler ne kadar çalışırsa çalışsın yeterli olmadığını düşünür. Ancak kişinin kendisine yetmiyor gibi hissetmesi, yaptığı çalışmanın yetersiz olduğu anlamına gelmez. Yüzü hedeflerken elde edilen 80’i veya 90’ı değersiz görmek doğru değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, belirli bir seviyedeki sınav kaygısının teşvik edici bir güç olabileceğini, fakat aşırı kaygı durumunun sınav performansını negatif yönde etkileyebileceğini sözlerine ekledi.




