Yeşilçam’ın efsane ismi Kadir İnanır‘ın vefatından sonra vasiyeti ve mirasıyla ilgili tartışmalar gündeme bomba gibi düştü. 26 Haziran tarihinde hayatını kaybeden usta sanatçının vasiyetine dair süreçte yaşanan yeni gelişmeler, aile üyeleri arasında gerginliğe neden oldu.
Vasiyet Davası Aralık Ayına Ertelendi
Sinema dünyasının usta ismi Kadir İnanır‘ın bugün açıklanması planlanan vasiyeti, tebligat aşamasında yaşanan bir engel sebebiyle ileri bir tarihe atıldı. Mahkeme, merakla beklenen davayı aralık ayına erteleme kararı aldı. Adliye önünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Levent İnanır, dikkat çeken bir iddiada bulunarak “Dayımın irade sorunu vardı” şeklinde konuştu. Bu sözlerin ardından Levent İnanır‘ın eski eşi Neslihan Acar‘dan tepki gecikmedi.
Neslihan Acar’dan ‘İrade’ Vurgulu Açıklama
Neslihan Acar, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı uzun metinle eski eşinin iddialarına yanıt verirken usta oyuncuyu savundu. Acar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bir oyuncu olarak söylüyorum; Kadir İnanır, yolumuza ışık tutan çok kıymetli bir sinema emekçisidir. Bu ülke için ve çevresindeki tüm insanlar için bıraktığı en büyük miras, barış, adalet ve eşitlik adına yaşanacağını göstermektir.”
“İradesini Koruyan Bir İnsandı”
Usta oyuncunun karakterine ve duruşuna vurgu yapan Acar, açıklamasına şöyle devam etti: “İnandığı değerlerden vazgeçmeyen, şartlar ne kadar ağırlaşırsa ağırlaşsın iradesini koruyan, sözüyle duruşu arasındaki bağı hiç koparmayan bir insandır. Hayatı boyunca gösterdiği kararlılık, cesaret ve direnç, onu yalnızca büyük bir sanatçı olarak değil, güçlü bir vicdan ve irade sahibi olarak da hafızalara kazımıştır. Hayattayken de sevgisini, emeğini ve dayanışmasını eksik etmemiştir. Bana ve evladıma kattıkları için minnettarım. Bize iradeli ve doğru insan olmanın kodlarını aktardığı için…”
“En Yakınlarına Da Utanç Kalır!”
Neslihan Acar, açıklamalarının son bölümünde ise sert bir dille eleştirilerini sürdürdü. Ünlü isimler hakkında asılsız konuşulmaması gerektiğini belirten Acar, şu mesajı paylaştı:
“Ünlü insanların hayatlarının büyük kısmı kayıt altında geçer, yemek yese, yürüse, konuşsa, sussa görüntülenir. Bu yüzden haklarında desteksiz atmak gaflet ve dalalettir! Cehaletle birleştiğinden bir gün adalet ayağıma dolanır diye düşünmezler. En yakınlarına da utanç kalır! Yazık!”




