BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya tıklayarak takip edebilir, güncel gelişmeleri ve özel haberleri anında öğrenebilirsiniz. İnsanlık tarihinin tarım devrimiyle değişen yapısı, mülkiyetin ve aile kavramının yerleşmesiyle “baba tanrı” figürünün merkezde olduğu bir dünya düzenine evrildi. Bu sürecin en çarpıcı edebi yansımalarından biri, Eski Ahit’ten sonra dünyanın ikinci büyük ataerkil anlatısı kabul edilen, M.Ö. 432 tarihli Medea tragedyasıdır.
Medea Trajedisi Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Euripides’in kaleme aldığı bu klasik eserde, eşi Iason’u cezalandırmak amacıyla kendi evlatlarını öldüren Medea’nın sarsıcı öyküsü işlenir. Hikaye, Iason’un Yunanistan’da krallık elde edebilmek için Kafkasya’daki Altın Post’un peşine düşmesiyle başlar. Gürcü prensesi Medea, Iason’a duyduğu derin aşk nedeniyle babasına ihanet eder ve sihirli güçlerini kullanarak Altın Post’u koruyan ejderhayı alt etmesini sağlar. Birlikte Yunan topraklarına kaçan çift, tüm bu çabalara rağmen krallığa ulaşamaz ve Korinthos’ta iki oğullarıyla birlikte sürgün hayatı yaşamaya mahkum olur.
İntikam Süreci Nasıl Gelişti?
Iason, tüm yaşam stratejisini taht arzusu üzerine kurmuş bir karakterdir. Hırsı gözünü kör edince, Medea’yı ve çocuklarını terk ederek bir kralın kızıyla evlenip tahta geçme planı yapar. Medea ise bu yolculuğa anne olmak için değil, Iason ile beraber olabilmek için çıkmış; bu uğurda kardeşini öldürmeyi ve vatanından kopmayı göze almıştır. Iason’un gerçek niyetinin sadece iktidar olduğunu anlayan Medea, korkunç bir planı devreye sokar. Önce evlenilecek prensesi ve kralı öldürerek taht hayalini yok eder, ardından kendi çocuklarını katlederek Iason’un soyunu, yani asıl “krallığını” yerle bir eder.
Medea, dini bir figür olmasa da Yahudi inancındaki Lilith ve Yunan mitolojisindeki Tanrıça Hera ile benzer bir konumda durur. Bu anlatılarda kadın; sihirli güçleri olan ve her an kötülük yapabilecek bir “cadı” potansiyeliyle tasvir edilir.
Verity Filmi: Medea Sendromu Günümüzde Nasıl İşleniyor?
Geçtiğimiz hafta vizyona giren Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı (2026) filmi, bu antik trajedinin modern bir uyarlaması niteliğindedir. (Uyarı: Yazının bu bölümü filmle ilgili sürprizbozanlar içermektedir.) Filmde, beklediği başarıyı yakalayamayan genç yazar Lowen, geçirdiği kaza sonrası felç kalan ünlü gerilim yazarı Verity Crawford’un yarım kalan kitaplarını tamamlamak üzere “hayalet yazar” olarak işe alınır. Verity’nin göl kenarındaki malikanesinde çalışmaya başlayan Lowen, kadının kocası Jeremy ile yakınlaşırken bir yandan da Verity’nin “Medea sendromu” yaşadığını kanıtlayan otobiyografik kayıtlarına ulaşır.
Modern Medea Hikayesinin Detayları Nelerdir?
Verity ve Jeremy’nin ilişkisi, antik öyküyle paralel ilerler. Verity, kariyerinde parlayarak sembolik bir tahta oturmuşken, yaratım gücü olmayan Jeremy bu eksikliği babalık ve aile kurma arzusuyla kapatmaya çalışır. Verity, sırf Jeremy’ye olan aşkından dolayı istemediği halde hamile kalır ve ikiz bebeklerini dünyaya getirir. Ancak annelik ve evlilik, Verity için bir hapishaneye dönüşür. Nihayetinde “Medea sendromu” tetiklenen kadın, özgürlüğüne kavuşmak ve Jeremy’nin aile krallığını yıkmak için çocuklarını gölde boğmaya teşebbüs eder. Bu olay sonucunda çocuklardan biri hayatını kaybeder.
Jeremy’nin Lowen ile kurduğu bağ da benzer bir temelden beslenir. Yaralanan “krallığını” onarmak isteyen adam, eşinin yerine koyduğu yeni yazar adayını hamile bırakarak soyunu devam ettirmeye çalışır. Filmdeki anlatı iki temel noktada eleştirilmektedir:
- Kadının en büyük hasmının yine bir kadın olduğu fikrinin pekiştirilmesi.
- Erkeğin arzularının normalleştirilmesi, kadının bireysel varoluşunun ise erkekliğe yönelik bir tehdit olarak sunulması.
Erkekliğin Güvenliği Neye Bağlıdır?
Tüm bu anlatılar, ataerkil sistemde “Erkekliğim Güvende” operasyonunun önemine işaret eder. Bu sisteme göre erkekliğin temel dayanağı, soyun sürdürülebilmesidir. Erkeğin merkezde olduğu, kadın ve çocukların ise onun etrafında şekillendiği bu düzende; kısırlık, çocukların ölümü, eşcinsellik veya kadınların özgürlük mücadeleleri gibi unsurlar “erkekliğin güvenliğini” sarsan tehditler olarak görülür. Bu yapıya göre, güvenliği tehlikeye atan her türlü engel acımasızca tasfiye edilmelidir.




