Sosyal medya platformlarında son günlerde geniş yankı uyandıran ve Manifest grubuna ait olduğu öne sürülen sözleşme maddeleri büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Grup üyelerinin maddi haklarından özel yaşantılarına kadar pek çok kısıtlayıcı madde içerdiği iddia edilen metinlere yönelik, gruptan resmi bir yalanlama açıklaması gecikmedi.
Tartışmaların Odağındaki Sözleşme İddiaları Nelerdir?
İnternet dünyasında dolaşıma giren iddialara göre, Manifest grubunun çalışma şartlarının oldukça ağır olduğu savunuldu. Söz konusu iddialarda, toplam gelirin yüzde 30’unun grup üyelerine, geri kalan yüzde 70’lik kısmın ise menajer Tolga Akış‘a ait olduğu öne sürüldü. Ayrıca sahne performansları için yapılan harcamalar ile kostüm ücretlerinin üyelerin kendi paylarından tahsil edildiği ifade edildi. İddialar arasında, grup üyelerinin menajerin onayı olmadan erkek arkadaşlarıyla görüşemeyecekleri, 10 yıl boyunca şahsi sosyal medya hesaplarından reklam paylaşamayacakları ve gruptan ayrılma kararı alan her bir üyenin 45 milyon 800 bin TL tazminat ödemekle yükümlü olduğu gibi çarpıcı maddeler yer aldı.
Sözleşme Maddeleri Kimleri Kapsıyor?
Ortaya atılan bu ciddi iddialar, Manifest grubu üyelerini ve menajerleri Tolga Akış‘ı doğrudan hedef alıyor. Sosyal medya kullanıcıları arasında hızla yayılan bu maddeler, sanatçıların ticari haklarının ve kişisel özgürlüklerinin kısıtlandığı gerekçesiyle yoğun eleştirilere neden oldu.
Hukuki Süreç Neden ve Nasıl Başlatıldı?
Kamuoyunda büyüyen tartışmaların ardından Manifest cephesinden yazılı bir açıklama yapılarak iddiaların bütünüyle hayal ürünü olduğu vurgulandı. Grubun ticari itibarını korumak amacıyla yasal yollara başvurulduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Manifest Sözleşme Şartları” başlığı altında dolaşıma sokulan içeriklerin gerçeği yansıtmadığı, tamamen asılsız ve uydurma iddialardan ibaret olduğu açıkça ortadadır. Verilen yanlış bilgiler kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşımaktadır. Sanatçılarımızın ve yapımcımızın ticari itibarı ve kişilik haklarını zedelemeye yönelik bu tür gerçek dışı içeriklere ilişkin gerekli hukuki süreçler başlatılmıştır.”
Grup, dolaşıma sokulan maddelerin “tamamen asılsız ve uydurma” olduğunu belirterek, bu tür dezenformasyonlara karşı hukuki mücadelenin sürdürüleceğini kamuoyuna duyurdu.




