fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Fatma Belkıs ve Serseri Dalga: Yasın ve Dayanışmanın Sanatı

Fatma Belkıs ve Serseri Dalga: Yasın ve Dayanışmanın Sanatı

Sanatçı Fatma Belkıs, Serseri Dalga sergisinde yasın sarsıcı doğasını ve dayanışmanın dönüştürücü gücünü disiplinlerarası eserlerle işliyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sanatçı Fatma Belkıs’ın “Serseri Dalga” isimli sergisi, kaybın ve yasın derin sularında dolaşırken, bu ağır duyguları öngörülemez doğa olaylarıyla ilişkilendiriyor. Sergi, sadece bireysel bir kederi değil, aynı zamanda dostluk ve dayanışmanın kriz anlarındaki dönüştürücü gücünü de merkezine alıyor. Serginin kavramsal çerçevesi, öngörülemeyen duygusal patlamalar ile doğanın sarsıcı gücü arasında bir köprü kuruyor.

Beklenmedik Bir Doğa Olayı Olarak Yas

Fatma Belkıs, serginin isminin üretim aşamasında şekillendiğini belirtiyor. İngilizcedeki “rogue wave” teriminden yola çıkan sanatçı, bu kavramın Türkçe karşılığı olarak “serseri dalga”yı tercih ettiklerini söylüyor. Belkıs süreci şu sözlerle açıklıyor: “Bu olgu üretim sürecinde karşıma çıktı. Aslında ilk olarak İngilizcesi karşıma çıktı: rogue wave. Bu terim Türkçe’ye dev dalga ya da doğrudan bir çeviri olarak haydut dalga olarak da geçmiş. (Biz sergi ekibi olarak “serseri” demeyi daha doğru bulduk. Çünkü rogue haydut olmanın yanı sıra bir sonraki hamlesi tahmin edilemez, kural ve kanun tanımaz, nereden ne zaman geleceği belli olmayan bir karakterdir.)” Okyanustaki bu devasa ve ani dalgalar, sergide yasın doğasıyla özdeşleşiyor.

Sanatçıya göre yas, çizgisel bir süreçten ziyade dalgalar halinde geliyor. Bazı dalgalar tanıdık ve küçükken, bazıları her şeyi yıkıp geçen serseri dalgalar gibi karşımıza çıkıyor. Belkıs, bu durumu şöyle ifade ediyor: “Kayıpla gelen gam, keder dalga dalga gelir. Yani biz kaybımızı yaşar, yasımızı tutarız, çalışmamızı yaparız ve bir süre bir şey yaşamayabiliriz. Sonra gün gelir, bir şey olur ve kaybımızla ilgili düşünmediğimiz bir şey karşımıza çıkar. Kaybımızın yasını tekrar tutmamız gerekir. (…) Bir dalga gelir ve bir daha, başka bir dalga gelir ve bir daha… Bazıları küçük ve beklediğimiz yerden gelir, ben örneğin Akdeniz’e kıyısı olan bir yerde yaşıyorum ve bu dalgalara daha alışığım. Bazıları da hiç beklenmedik bir anda gelir, çok büyüktür, her şeyi alt üst eder, yıkar geçer, batırır gemileri. Bu kötü bir şey de değil bu arada. Bundan sonra ancak yeni bir yolculuk başlar, yeni bir gemiyle belki, yeni bir mürettebatla.”

Dostluk ve Dayanışmanın On Üç Yıllık Dönüşümü

Sanat pratiğini yaklaşık 13 yıl önce dostluk teması üzerine kurmaya başlayan Fatma Belkıs, bu süreçte bakış açısının nasıl evrildiğini paylaşıyor. 20’li yaşlarındaki umut dolu ve her sorunu dayanışmayla çözebileceğine inanan yaklaşımının zamanla yerini daha gerçekçi bir kavrayışa bıraktığını ifade ediyor. Belkıs, grup içindeki sömürü mekanizmalarını ve sınırların önemini keşfettiğini dile getiriyor: “Aslında dayanışma ve işbirliği dediğimiz şeylerin aslında anlaması hiç de kolay olmayan, bir grup insan bir araya geldiğinde baskı ve sömürünün kendi kendini ne kadar istemesek de tekrar tekrar üretebildiğini gördüm. Daha doğrusu, tekrar tekrar üretebildiğimizi. Öğrendiğimiz sömürüyü ne kadar unutmaya çalışsak da tekrar üretiyoruz.”

Zamanla beklentilerini sınırlandırmayı ve özeleştiri vermeyi öğrendiğini belirten sanatçı, başarı odaklı patriyarkal kriterler yerine, başkalarının kayıplarına eşlik etmeyi önemsiyor. Belkıs, “Çözümü nasıl daha iyi, daha büyük, daha başarılı olmayı kovalamaktansa, yaptığım iş nasıl birileriyle konuşur da onların hayatları, kayıpları, dostlukları ve yas süreçlerinde azıcık da olsa eşlik edebilir diye düşünmekte buldum,” diyerek sahip olduğu kaynakları paylaşmanın özgürleştirici gücüne vurgu yapıyor.

Bireysel Krizlerden Ortak Mücadeleye

Sergideki “acil durum” kavramı; ambulans, itfaiye bağlantısı ve fırtına gibi imgelerle somutlaşıyor. Aslı Seven, bireysel kederin ne zaman toplumsal bir meseleye dönüştüğü sorusuna dikkat çekici bir yanıt veriyor. Seven’e göre bu sınır, içinde yaşanılan siyasi ve toplumsal iklimin bir ürünü: “Acil durum karşısında ne kadar yalnızsak, o kadar sömürüye açık oluyoruz. Örgütlenme, dayanışma kapasitelerimizin bizden ve sosyal ilişiklerimizden koparılıp üzerinden siyasi veya ekonomik kâr edilebilir yapılara aktarıldığı bir dönemdeyiz. Bir başkasının acil durumunu paylaştığımızda veya yas sürecine eşlik ettiğimizde, bunları müşterek hâle getirdiğimizde bu sınırın kendisini ortak bir hareket ve dayanışma alanına doğru çekmiş oluyoruz.”

Disiplinlerarası Bir Oyun Alanı: Ambulans

Serginin merkezinde yer alan “Ambulans”, bir metinden dört oyuncu için yazılmış performansa, yerleştirmeden kavramsal bir araca kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Fatma Belkıs, uzmanlaşmak yerine “bilinçli bir acemiliği” tercih ettiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, sergide heykel, sulu boya ve video gibi farklı disiplinlerin bir arada bulunmasını sağlıyor. Belkıs, “Bir alanda uzmanlaşmış biri olmaktansa birçok alanda acemi kalabilmeyi önemsiyorum. Acemilik, benim için oyun alanını genişletiyor. O yüzden şu ya da bu disiplinde çalışmaktansa o an yaptığım iş ne istiyor ve gerektiriyorsa, biraz da cahil cesaretiyle, onu yapıyorum,” diyerek eserlerin üretim sürecindeki özgürlüğü tanımlıyor.

Sanatçı, “Ambulans” dışındaki çalışmaların çoğunun daha önce Türkiye’de gösterilmemiş ya da hiç gün yüzüne çıkmamış eserler olduğunu belirtiyor. Yazmanın ise hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu ekliyor: “Kendimi disiplinlerle sınırlandırmak istemesem de, yazmak hayatımın bir parçası haline gelen bir pratik. Yazmayı seviyorum.”

Fatma Belkıs ve Serseri Dalga: Yasın ve Dayanışmanın Sanatı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir