Mehmet Nuri Ersoy, ABD’den Türkiye’ye iade edilen 100 kültür varlığını İstanbul Arkeoloji Müzelerinde tanıttı. Aynı programda, farklı ülke ve koleksiyonlara dağılan Boubon eserlerini buluşturan “Kaçış Yok: Boubon” sergisi de açıldı.
İadeler uluslararası iş birliğiyle gerçekleşti
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bilimsel kanıtlar ve uluslararası ortak çalışmalar sayesinde Anadolu mirasının ait olduğu topraklara getirildiğini vurguladı. Ersoy, “Amacımız eserleri bir vitrinden alıp başka bir vitrine koymak değil, hikâyeleri ve ait oldukları kültürel bütünlük içinde onları yeniden değerlendirebilmektir.” dedi.
ABD’deki satış durduruldu
Mayıs 2026’da ABD’de faaliyet gösteren bir müzayede evinin satışa çıkardığı Anadolu kökenli eserler üzerine Bakanlık harekete geçti. Hazırlanan bilimsel bilgi ve belgeler Manhattan Bölge Savcılığı ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile paylaşıldı. Çalışmaların ardından satış durduruldu ve eserlerin Türkiye’ye iadesi sağlandı.
Horoztepe’den 40 eser yaklaşık 70 yıl sonra döndü
İade edilen 100 kültür varlığı içinde Tokat’ın Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser bulunuyor. MÖ 2300 ile 2000 yılları arasına tarihlenen tören müzik aletleri, silahlar ve metal kaplar, Erken Tunç Çağı Anadolu’sundaki ileri metal işçiliğini yansıtıyor.
Düver’in 44 mimari levhası Getty’den alındı
Burdur’un Düver Köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levha da Türkiye’ye kazandırıldı. Arkaik Dönem’e ait ve MÖ 6. yüzyıla tarihlenen eserler, dönemin yapılarında çatı ve kaplama düzenlerinde kullanılıyordu. Bezeme, biçim ve üslup özellikleri bilinen örneklerle karşılaştırılırken, arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla eserlerin dağılımı takip edildi.
2022 yılında ABD’den, 2024 yılında Danimarka’dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesinden gerçekleştirilen iadelerin ardından, J. Paul Getty Müzesindeki eser grubu da Türkiye’ye getirildi. Düver eserlerinin, hazırlanacak bir proje çerçevesinde İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki diğer parçalarla birleştirileceği açıklandı. Ersoy, “Her bir parça bize geçmişte yaşanan yağmayı hatırlatırken, aynı zamanda kararlılığın birleştirici gücünü de anlatacak.” dedi.
Boubon eserleri “Kaçış Yok” sergisinde bir arada
“Kaçış Yok: Boubon” sergisi, Burdur’un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik Köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti’nden çıkarılan bronz heykellerin yıllara yayılan dönüş hikâyesini anlatıyor. Roma imparatorları ile imparatorluk ailesinin onurlandırıldığı Sebasteion’daki heykeller, 1960’lı yıllarda kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına götürüldü; baş, gövde ve uzuvları farklı ülke ve koleksiyonlara dağıldı.
Sergide yeniden bir araya getirilen Boubon kökenli eserler arasında Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius’a ait parçalar da bulunuyor.
Boubon araştırmalarının Prof. Dr. Jale İnan’ın öncülüğünde başladığını belirten Ersoy, İnan’ın yazıtları, kaideleri ve yurt dışındaki heykelleri birlikte inceleyen çalışmalarının bugünkü araştırmalara bilimsel temel sağladığını söyledi. Gazeteci ve yazar Özgen Acar’ın dosyayı belgeler ve tanıklıklarla gündemde tuttuğunu, The New York Times yazarları Graham Bowley ve Tom Mashberg’in araştırmalarının da eserlerin dönüşüne katkı verdiğini aktardı.

