Folk müziğin en etkileyici seslerinden biri olan Bonnie Dobson, nükleer bir felaketin ardından geriye kalan dünyayı fısıldayan o efsanevi şarkısıyla müzik tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Time Magazine, 1 Haziran 1962 tarihinde onu şu sözlerle tanımlıyordu: “21 yaşındaki Bonnie Dobson, yeni folk kadınlarının diğerlerinden çok Joan Baez’e yakın bir tınıya sahip: Joan’ın trajik, çingenevari havasının yerine Bonnie, en karanlık ağıtlarda bile onu hiç terk etmeyen taze ve zarif bir çekicilik sergiliyor.”
Bonnie Dobson Kimdir ve Sanat Hayatı Nasıl Şekillendi?
Kanada doğumlu olan folk sanatçısı Bonnie Dobson, 1960’lı yıllarda kazandığı büyük şöhretle tanınıyor. Her ne kadar en çok “I’m Your Woman” ve “Morning Dew” eserleriyle hatırlansa da kariyeri çok daha geniştir. İlk albümü “Bonnie Dobson – She’s Like a Swallow”u 1961’de dinleyiciyle buluşturan sanatçı, 1972 yılına dek beş albüm daha kaydetti. 1989 yılında verdiği veda konserinden sonra uzun süre sessizliğe bürünen Dobson, 1969’da İngiltere’ye yerleşti. Sahnelere dönüşü ise 2007 yılında Londra’daki Queen Elizabeth Hall’da gerçekleşen Meltdown Festivali kapsamındaki “The Lost Ladies of Folk” konseriyle oldu.
Kişisel hayatındaki önemli bağlardan biri de eşi Andrew Garnett aracılığıyla kurulan dostluklardı. 2001 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün Cenevre merkezinde göreve başlayan bir bilimsel danışmanın aktardığına göre, Andrew Garnett aşı taşınması ve soğuk zincir yönetimi konusunda eşsiz bir uzmandı. Bir mimar olarak zihin haritaları çıkarma ustası olan Garnett, 22 Şubat 2015’te hayata gözlerini yumdu.
Morning Dew Şarkısı Ne Zaman ve Hangi Şartlarda Yazıldı?
Bonnie Dobson, müzik dünyasının en önemli eserlerinden biri olan “Morning Dew”u 1961 yılında kaleme aldı. Soğuk Savaş gerginliğinden ve “On the Beach” filmindeki nükleer kıyamet tasvirinden derinlemesine etkilenen Dobson, bu şarkıyı bir gece arkadaşlarıyla nükleer savaşın korkunç sonuçlarını tartıştıktan sonra yazdı. Sanatçı o anı şöyle anlatıyor: “Sabah kalktım ve şarkıyı yazmaya başladım.” Daha önce hiçbir şarkı yazmamış olan Dobson, nükleer radyasyonun hayat veren suyu bir yok ediciye dönüştürdüğü, neredeyse tüm insanlığın silindiği bir dünyada iki kişinin diyaloğunu hayal etti.
Kanada Şarkı Yazarları Onur Listesi, bu hüzünlü eser hakkında şu tespiti yapmaktadır: “Morning Dew, hayatta kalan tek kadın ile erkek arasındaki bir diyalog şarkısıdır; kadın naif bir şekilde gerçeği inkar ederken, erkek ise umutsuz bir kıyamet sesidir. Radyasyon, sabah çiyini – dünün hayat veren suyunu – bir yok ediciye dönüştürmüştür. (…) Bonnie Dobson’un hüzünlü, alçalan melodisi, nükleer yağmuru ve insanlığın aşağı doğru sarmalını etkili bir şekilde tasvir ediyor.”
Şarkı Nasıl Bir Süreçten Geçti ve Kimler Tarafından Seslendirildi?
Bu dokunaklı kıyamet öyküsü, zamanla bir akustik folk eserinden hard rock marşına evrildi. Grateful Dead, Robert Plant, Rod Stewart, Nazareth, Duane ve Gregg Allman, Clannad, Devo, Procol Harum, The National ve pop yıldızı Lulu gibi yaklaşık yüz farklı isim tarafından yorumlandı. Ancak şarkının yolculuğu sancılı da oldu. Amerikalı Tim Rose, eseri seslendirirken kendi ismini yazar olarak ekleyerek şarkıyı bir nevi gasp etti ve uzun yıllar telif geliri elde etti. Bonnie Dobson’ın eser üzerindeki haklarını tam olarak geri kazanması ancak 50 yıl sonra mümkün oldu.
2008 yılının 18 Ocak tarihinde ise Bonnie, Paris’te Hrant Dink’in anısına Ohannes Şaşkal ile beraber organize edilen “Le Chiendent (Ayrıkotu)” karikatür sergisinin açılışında sahne alarak dostlarının yanında yer aldı.
Robert Plant ile Sahne Alan Bonnie Dobson Neler Yaşadı?
Led Zeppelin’in efsanevi sesi Robert Plant, 2002’deki “Dreamland” albümünde bu şarkıya yer vermişti. Şarkının gerçek sahibinin Bonnie olduğunu öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşadı. Dobson, Robert Plant ile karşılaşmasını şu sözlerle dile getiriyor: “Kapımın çalındığını hatırlıyorum. Kapıyı açtım ve karşımda bir kadın duruyordu. ‘Benim adım Bonnie Dobson,’ dedi. ‘Morning Dew’ü ben yazdım.’”
Robert Plant bu haksızlığı fark edince durumu düzeltmek için harekete geçti. 8 Aralık 2013’te Londra Royal Festival Hall’daki konserinde 73 yaşındaki Bonnie’yi sahneye şu sözlerle davet etti: “60’lı yıllarda, Tim Rose ve sanırım Grateful Dead tarafından ölümsüzleştirilen bir şarkıyı söylerdim. Daha sonra 90’larda bu şarkıyı kaydettim. Bir gün kapım çalındı ve kapımda duran bir kadın, ‘Sen benim şarkımı söylüyorsun,’ dedi. Bu muhteşem müziğin bu harika kişi tarafından yazıldığını bilmiyordum. Bayanlar ve baylar, karşınızda… Bonnie Dobson!” O gece Robert Plant’ın “muhteşem bir müzik parçası” olarak nitelendirdiği şarkıyı birlikte seslendirdiler.
Geçtiğimiz günlerde John Einarson tarafından kaleme alınan “Sabah çiyinde yürüyüşe çıkar beni: Bonnie Dobson’ın hayatı ve dönemi ile onun unutulmaz şarkısının öyküsü” isimli biyografi yayımlandı. 14 Ekim 2022 tarihinde Londra’da Bonnie ile görüşen yazar, şarkının bugün bile neden geçerli olduğunu vurguluyor. Nükleer yok oluşun politik ve varoluşsal ağırlığını, vaaz vermeden fısıldayan bu eser; insanlığın en temel arzusu olan “beni yalnız bırakma” duygusunu hala diri tutuyor.




