fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Sağlıkta Taşeron Krizi: Raporda Görünmeyen Metastazlar Can Yakıyor

Sağlıkta Taşeron Krizi: Raporda Görünmeyen Metastazlar Can Yakıyor

Türkiye’deki denetimsiz radyoloji hizmet alımları ve hatalı raporlar, hasta güvenliğini ve tedavi süreçlerini ciddi şekilde tehdit ediyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de her sene milyonlarca Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) işlemi gerçekleştirilirken, görüntüleme hizmetlerinin büyük bir kısmının dışarıdan hizmet alımıyla yapılması, raporlama süreçlerindeki kalite ve denetim sorunlarını gündeme taşıyor. Artan tetkik sayıları, yetersiz raporlama süreleri, hizmet alımı odaklı model ve radyologların ağır çalışma koşulları, hasta güvenliğini doğrudan tehdit eden riskler barındırıyor.

Yanlış Raporlar ve Geciken Tedaviler

İstanbul’daki bir eğitim ve araştırma hastanesinde kanser mücadelesi veren S.H. isimli hastanın yaşadıkları, sistemdeki aksaklıkları gözler önüne serdi. Hastanın MR çekiminde net bir şekilde görülebilen metastazlar, hazırlanan raporda yer almadı. Aylar sonra aynı hastanede yapılan başka bir incelemede metastaz teşhisi konulsa da, bir sonraki raporda bu bulgular tekrar kayboldu. Bu raporlama hataları nedeniyle hastanın tedavisi aylarca aksadı.

Hatalı rapor örnekleri bununla da sınırlı kalmadı. Kamuoyuna yansıyan diğer vakalarda, metastazlı kitlelere “normal” raporu verildiği, hatta bir erkek hastanın raporuna “rahim ölçüleri” bilgisinin eklendiği görüldü. BirGün’e konuşan bir hasta yakını, kanser tedavisi gören babasının “kopyala-yapıştır” yöntemiyle hazırlanan raporlar yüzünden zaman kaybettiğini ve güvenlerini kaybederek özel hastaneye gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti.

Hatalı Rapor Can Aldı

Yapılan yanlışlıklar kimi zaman ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bir hekimin verdiği bilgiye göre, Bursa’da tedavi gören bir kişi, başka bir hastanın BT görüntüsünün kendi raporuna karıştırılması sonucu yaşamını yitirdi. Kamu hastanelerinin çoğunda görüntüleme ve raporlama işleri tamamen taşeron şirketler üzerinden yürütülürken, sözleşmelerde bir doktorun günde hazırlayabileceği rapor sayısına dair herhangi bir kısıtlama bulunmuyor.

Prof. Dr. Deniz Akata: “Sistem Bir Bütün Olarak Ele Alınmalı”

Türk Radyoloji Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Akata, yaşananları sadece bireysel hatalar olarak görmemek gerektiğini belirtiyor. Akata, hizmet alımı modelinin randevu sürelerini kısaltma amacıyla yaygınlaştığını ancak şu anki durumun hasta güvenliği ve uzmanlık eğitimi açısından yeniden incelenmesi gerektiğini savunuyor.

Akata, Türkiye’nin nüfusuna oranla en çok BT ve MR çeken ülkelerin başında geldiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bir radyoloğun çok kısa sürede çok sayıda BT ve MR raporlaması beklenirse tetkik başına ayırabileceği süre giderek azalır. Üstelik bugün tek bir BT veya MR tetkikinde radyoloğun yüzlerce, bazen binlerce görüntüyü değerlendirmesi gerekiyor. Özellikle kanser hastalarında önceki incelemelerle karşılaştırma yapmak, küçük değişiklikleri değerlendirmek ve tedavi yanıtını belirlemek ayrıca zaman gerektiriyor. Hizmet alımına ilişkin değerlendirme yaparsak yüksek hacimli raporlamanın inceleme başına ayrılan süreyi azalttığını ve özellikle karşılaştırmalı değerlendirmeyi olumsuz etkileyebileceğini söyleebiliriz”

Türkiye Görüntülemede OECD Liderleri Arasında

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye, BT ve MR çekim oranlarında en üst sıralarda yer alıyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2024 Sağlık İstatistikleri Yıllığı verilerine göre, bir yıl içerisinde 20,9 milyon MR ve 29,4 milyon BT çekimi yapılarak toplamda 50,3 milyon görüntülemeye ulaşıldı. 2024‘te her bin muayene başına 36,1 MR ve 50,8 BT düştü.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 bütçe sunumunda, 2025 yılının ilk 10 ayında kamu hastanelerinde yaklaşık 16 milyon MR ve 17 milyon BT çekildiğini duyurdu. Akata, bu yüksek oranların bir nedeninin de gereksiz veya uygunsuz tetkik istemleri olduğunu vurguluyor.

Çözüm Önerisi: Klinik Karar Destek Sistemleri

Gereksiz tetkiklerin önüne geçilmesi için sistemin hekimlere yardımcı olması gerektiğini söyleyen Akata, şu değerlendirmede bulunuyor: “Hekim bir MR ya da BT istediğinde hasta doğal olarak ‘Bunu yaptırmazsam tanım konulamaz, tedavim eksik kalır’ diye düşünüyor. Dolayısıyla gereksiz tetkiki azaltma sorumluluğunu hastaya bırakamayız. Sistem, daha tetkik istenirken hekime yardımcı olmalı.”

Dünyada kullanılan klinik karar destek sistemlerinin Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Akata, “Uygunsuz endikasyonla istenen tetkikleri de azaltacak klinik karar destek sistemlerini hayata geçirmeli. Bu konu hizmet alımına ilişkin çözüm önerilerimizin de önemli bir parçası” diyor.

Denetim Eksikliği ve Kimliği Belirsiz İmzalar

Kamu hastanesinde çalışan ve ismini paylaşmak istemeyen bir radyoloji uzmanı, eğitim-araştırma hastanelerinin neredeyse tamamında raporların taşeron firmalarca hazırlandığını söyledi. Tek bir ismin binlerce rapora imza attığını, bu kadar kısa sürede bu kadar çok görüntünün incelenmesinin imkansız olduğunu belirten hekim, denetimlerin yetersizliğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Deniz Akata da hizmet alımı süreçlerinde şeffaflığın şart olduğunu, raporu hazırlayan uzmanın kimliği ve yetkinliğinin denetlenebilir olması gerektiğini ifade etti.

Sağlıkta Taşeron Krizi: Raporda Görünmeyen Metastazlar Can Yakıyor
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir