fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Her 3 Saniyede Bir Can Alan Tehlike: Sepsis Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Her 3 Saniyede Bir Can Alan Tehlike: Sepsis Hakkında Bilinmesi Gerekenler

13 Eylül Dünya Sepsis Günü'nde uzmanlar uyardı: Yılda 11 milyon can alan sepsiste her bir saatlik gecikme ölüm riskini yüzde 7 artırıyor.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya çapında milyonlarca bireyin sağlığını tehdit eden ve toplum içinde “kan zehirlenmesi” olarak adlandırılan sepsis, hayati risk taşıyan bir tablo olarak öne çıkıyor. Basit bir enfeksiyonun ne zaman tehlikeli bir boyuta ulaştığı ve vücudun bu duruma nasıl tepki verdiği, pek çok insanın merak ettiği konular arasında yer alıyor. Vücudun enfeksiyonlara karşı kontrolsüz bir şekilde verdiği bu yanıt, organ hasarlarına ve hatta ölümlere zemin hazırlayabiliyor. 13 Eylül Dünya Sepsis Günü vesilesiyle konuyu uzmanlarına sorduk.

Sepsisin Küresel Boyutu ve Zamanla Yarış

Acıbadem Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İftihar Köksal, tablonun vahametini şu çarpıcı rakamlarla açıklıyor: “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 50 milyon insanı etkileyen ve 11 milyona yakın can kaybına yol açan bu sendrom, her 3 saniyede bir kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Dünya genelindeki ölümlerin yüzde 20’si sepsisle ilişkilidir.” Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel de bu süreçte en kritik faktörün zaman olduğunun altını çiziyor.

Sepsis Nedir ve Nasıl Gelişir?

Hastalığın tanımını yapan Prof. Dr. İftihar Köksal, “Sepsis, vücudun bir enfeksiyona karşı verdiği kontrolsüz savunma tepkisi sonucunda kendi doku ve organlarına hasar vermesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Sepsis yalnızca enfeksiyonun ağırlaşması değildir; enfeksiyona karşı oluşan bağışıklık yanıtının da kontrolden çıkmasıdır” diyor.

En Sık Görülen Kaynaklar

Pek çok farklı enfeksiyonun bu tabloya yol açabileceğini belirten Prof. Dr. İftihar Köksal, süreci tetikleyen unsurları şöyle sıralıyor: “En sık kaynaklar solunum yolu enfeksiyonları, özellikle zatürre; idrar yolu enfeksiyonları; karın içi enfeksiyonlar ve cilt-yumuşak doku enfeksiyonlarıdır. Virüsler, mantarlar ve daha nadiren parazitler de sepsise yol açabilir.”

Belirtiler ve Risk Altındaki Gruplar

Sepsisin vücutta verdiği alarm sinyalleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. İsmail Cinel, şu semptomlara dikkat çekiyor: “Sepsisin ilk belirtileri arasında aşırı titreme, kas ağrısıyla birlikte olan vücut ısısı artışı veya hipotermi, benekli veya soluk cilt, şiddetli nefes darlığı, nabız sayısında artışa eşlik eden tansiyon düşüklüğü, konuşma bozukluğu veya kafa karışıklığı, bilinç bulanıklığı, bütün gün idrar yapamama sayılabilir.”

Kimler Daha Fazla Risk Taşıyor?

Hastalığın belirli gruplarda daha hızlı ilerlediğini vurgulayan Prof. Dr. İsmail Cinel, “Yaşlılıkta bağışıklık sisteminin zayıflaması süreci hızlandırır. Kronik akciğer hastalıkları, böbrek yetmezliği veya kalp yetmezliği olanlar risk altındadır. Kanser tedavisi görenlerde, organ nakli olmuş hastalarda enfeksiyonların sepsise dönüşme hızı çok daha yüksektir. Hamileler de riskli gruplar arasındadır” ifadelerini kullanıyor.

Erken Müdahale Hayat Kurtarır

Sepsis tedavisinde saniyelerin bile önemi olduğunu belirten Prof. Dr. İftihar Köksal, “Sepsis zamana karşı yarışılan bir hastalıktır. Çünkü süreç ilerledikçe dolaşım bozukluğu ve organ hasarı artabilir ve hasta septik şoka girebilir” uyarısında bulunuyor. Prof. Dr. İsmail Cinel ise bu aciliyeti bilimsel verilerle destekliyor: “Sepsis tıpkı kalp krizi veya inme gibi saniyelerin bile hesaba katıldığı acil bir durumdur. Bilimsel veriler, septik şok tablosunda uygun antibiyotik tedavisine başlanmasında gecikilen her bir saatin ölüm riskini yaklaşık yüzde 7 oranında artırdığını göstermiştir.”

Teşhis, Tedavi ve İyileşme Süreci

Teşhis aşamasında kullanılan yöntemleri anlatan Prof. Dr. İsmail Cinel, “Hastanın ateşi, solunum sayısı, tansiyonu ve bilinç durumu bizim için ilk işaretlerdir. Şüphe duyduğumuz an hiç vakit kaybetmeden kan, idrar veya balgam kültürleri alırız ki hangi mikropla savaştığımızı görelim. Ayrıca kanda enfeksiyon belirteçlerine (en bilinenleri C-reaktif protein CRP ve prokalsitonin) bakarız ki bunların yükselmeleri söz konusudur. Sepsis tanısı alan hastalar genellikle yoğun bakım ünitelerinde takip edilir” bilgisini paylaşıyor.

İyileşme süreciyle ilgili ise Prof. Dr. İftihar Köksal şunları ekliyor: “Sepsis tamamen iyileşebilir ve manyak hasta normal yaşamına döner. Ancak özellikle ağır sepsis veya yoğun bakım tedavisi sonrasında iyileşme her zaman hastaneden taburcu olmakla yeterli olmaz. Zamana ve ek desteklere ihtiyaç olabilir. Bazı hastalarda haftalar veya aylar boyunca aşırı yorgunluk, kas güçsüzlüğü, uyku bozukluğu, iştahsızlık, konsantrasyon ve hafıza sorunları, anksiyete veya depresif belirtiler görülebilir.”

Korunma Yolları: ‘Evde Dinlenerek Geçer’ Demeyin

Sepsisten korunmak için enfeksiyonların önüne geçilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İsmail Cinel, şu önerilerde bulunuyor: “Sepsisten korunmanın en kesin yolu onu başlatan enfeksiyonlardan korunmaktır. Aşılanma, özellikle risk grubundaki kişilerin zatürre (pnömokok), grip ve COVID-19 gibi aşısı olan hastalıklara karşı korunması sepsis vakalarını büyük oranda azaltır. Akılcı antibiyotik kullanımı önemlidir. Gereksiz antibiyotik kullanımı, bakterilerin direnç kazanmasına yol açar. Dirençli bir bakteriyle enfekte olduğumuzda elimizdeki antibiyotikler yani silahlar işe yaramaz ve sepsis gelişme riski katlanarak artar. Erken fark etmek önemli… Sıradan bir enfeksiyon (örneğin idrar yolu enfeksiyonu) geçirirken; bilinç bulanıklığı, aşırı titreme, nefes darlığı veya idrar çıkışında azalma gibi belirtiler ekleniyorsa, ‘Evde dinlenerek geçer’ demeden derhal bir acil servise başvurulmalıdır.”

Her 3 Saniyede Bir Can Alan Tehlike: Sepsis Hakkında Bilinmesi Gerekenler
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir