Doğayı sadece bir gözlem nesnesi değil, üretimin merkezindeki bir ortak olarak konumlandıran Doğaya Sanat Programı, sanatçıları Kaz Dağları’nın eşsiz ekosisteminde buluşturuyor. Araştırma ve paylaşım odaklı bir yapı sunan program, ekolojik hafıza ile sanatsal pratiği harmanlayarak katılımcılara yeni düşünme alanları açıyor.
Katılımcı Sanatçılar ve Değerlendirme Süreci
Program bünyesinde 11 farklı sanatçı ortak bir çalışma zemininde bir araya geliyor: Anıl Önen, Çağla Köseoğulları, Çağrı Saray, Elif Gözde Korkmaz, Evren Erol, İlhan Sayın, Murat Germen, Seniha Ünay, Sümeyye Bıyıklı, Talha Demiral ve Tümay Erman. Bu isimlerden altı kişi, yapılan açık çağrıya gelen başvurular arasından; Fulya Çetin, Öner Kocabeyoğlu, Sibel Horada, Tayfun Erdoğmuş ile Derya Yücel’in yer aldığı jürinin titiz incelemesiyle seçildi.
Ekolojik ve Kültürel Bir Düşünme Zemini
Barış Atağ ve Oğuzhan Taflı tarafından kurgulanan proje, Kybele Nature Life’ın ev sahipliğinde yürütülüyor. Kaz Dağları’nın eteklerinde, Edremit Mehmetalan Köyü’nde gerçekleştirilen program, bölgenin jeolojik katmanlarını, mitolojik zenginliğini ve güncel ekolojik hassasiyetlerini birer araştırma konusu olarak ele alıyor. Bu alan, sadece bir üretim yeri değil, aynı zamanda sanatçıların insan dışı varlıklarla olan bağlarını yeniden müzakere edebileceği dinamik bir platform sunuyor.
Sanatın Geleceğe ve Doğaya Bakışı
Doğayla kurulan bağların yeniden tanımlanmasının hayati önem taşıdığı günümüzde, Doğaya Sanat Programı sanatın bu değişimdeki etkisini mercek altına alıyor. Kaz Dağları’nın çok katmanlı yapısı içerisinde deneyimlenen süreçler; araştırma, öğrenme ve birlikte düşünme pratikleri üzerinden şekilleniyor. Program, geçmişin mirası ve bugünün gerçekliğiyle kurduğu ilişki sayesinde geleceğe dair umut verici bir vizyon geliştirmeyi amaçlıyor.




