fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Tip 2 Diyabet Vakalarının Yüzde 80’i Önlenebilir

Tip 2 Diyabet Vakalarının Yüzde 80’i Önlenebilir

Dr. Deniz Engin Gök, Türkiye'de %16,6'ya ulaşan diyabetin erken tanı ve doğru yaşamla %80 engellenebileceğini belirterek kritik uyarılarda bulundu.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’deki yetişkin nüfusun yüzde 16,6’sını etkileyen diyabetle mücadelede erken tanı ve doğru yaşam alışkanlıkları anahtar rol oynuyor. Memorial Ankara Hastanesi bünyesinde görev yapan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Engin Gök, risk altındaki bireylerin düzenli sağlık taramalarından geçmesi durumunda Tip 2 diyabet vakalarının yaklaşık yüzde 80’inin engellenebileceğine dikkat çekti. Uzman Dr. Gök, hastalığın belirtileri, riskli gruplar ve özellikle sıcak yaz günlerinde dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Diyabetin Tanımı ve Temel Risk Faktörleri

Diyabetin kronik bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Dr. Deniz Engin Gök, şu ifadeleri kullandı: “Diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesi veya üretilen insülinin etkili kullanılamaması sonucu gelişen, kan şekeri yüksekliğiyle seyreden kronik bir hastalıktır. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre erişkin nüfusta görülme sıklığı yüzde 16,6’ya kadar ulaşmaktadır. Hareketsiz yaşam, obezite, sağlıksız beslenme, ileri yaş, aile öyküsü, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksekliği, gebelik diyabeti öyküsü ve polikistik over sendromu Tip 2 diyabet gelişimi açısından önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır. Diyabetin dört farklı tipi bulunmaktadır. Tüm diyabet olgularının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan Tip 2 diyabet en sık görülen türdür. Tip 1 diyabet ise bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırması sonucu gelişir ve yaşam boyu insülin tedavisi gerektirir. Gebelik sırasında ortaya çıkan gestasyonel diyabet ise, doğumdan sonra çoğunlukla düzelmekle birlikte ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riskini artırmaktadır”

Bu Belirtiler Diyabetin Habercisi Olabilir

Hastalığın vücutta çeşitli sinyallerle ortaya çıkabileceğini belirten Dr. Gök, teşhis ve tedavi süreçlerine dair şu bilgileri paylaştı: “Aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma, halsizlik, çabuk yorulma, çok yemek yeme veya iştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı, bulanık görme, el ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma, yaraların geç iyileşmesi, tekrarlayan enfeksiyonlar, genital mantar enfeksiyonları. Diyabetin en sık görülen belirtileri arasında yer almaktadır. Diyabet tanısı açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleri ile gerekli görülen durumlarda uygulanan oral glukoz tolerans testi (şeker yükleme testi) ile konulabilmektedir. Özellikle diyabet açısından risk taşıyan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi büyük önem taşımaktadır. Diyabet tedavisinde kişiye özel tıbbi beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü, kan şekeri takibi ile ağızdan kullanılan ilaçlar veya insülin tedavisi birlikte planlanmaktadır. Tedavinin temel amacı kan şekerini hedef aralıkta tutarak hem ani kan şekeri değişimlerini hem de uzun dönemde gelişebilecek organ hasarlarını önlemektir”

Kontrol Edilmeyen Diyabet Ciddi Organ Hasarlarına Yol Açabiliyor

Tedavi edilmeyen veya kontrol altına alınmayan şeker hastalığının vücutta kalıcı hasarlar bırakabileceğini söyleyen Dr. Gök, özellikle yaz mevsimi için uyarılarda bulundu: “Uzun süre kontrol altında tutulmayan diyabet, kalp ve damar hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, göz damarlarında hasar, görme kaybı, sinir hasarı ve diyabetik ayak yaraları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Bu nedenle düzenli hekim kontrolü ve kan şekeri takibi büyük önem taşımaktadır. Yaz aylarında artan sıcaklık ve terlemeye bağlı sıvı-elektrolit kaybı diyabet hastalarında kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Diyabetli bireyler böbreklerin de etkilenebilmesi nedeniyle sağlıklı kişilere göre sıvı kaybından daha fazla etkilenebilir. Bu nedenle hekim tarafından sıvı kısıtlaması önerilmediği sürece yeterli miktarda su tüketilmeli, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmamalı ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Yaz tatiliyle birlikte değişen beslenme düzeni ve öğün atlanması kan şekeri kontrolünü olumsuz etkileyebilir. Öğünlerin düzenli tüketilmesi, kızartma ve yağlı besinlerden kaçınılması, taze sebze ağırlıklı beslenilmesi önerilmektedir. Yaz meyveleri ve dondurma ise tamamen yasak değildir; ancak porsiyon kontrolü sağlanarak tüketilmelidir. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, ideal kilonun korunması, yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri diyabetten korunmanın temelini oluşturmaktadır. Erken belirtilerin fark edilmesi ve risk grubundaki kişilerin düzenli taramadan geçmesi ile Tip 2 diyabetin yaklaşık yüzde 80’i önlenebilmektedir”

Endokrinoloji Uzmanı Dr. Deniz Engin Gök, Türkiye genelindeki yetişkinlerde görülme sıklığı yüzde 16,6’yı bulan diyabette, yaşam tarzı değişikliklerinin ve erken müdahalenin ne kadar belirleyici olduğunun altını bir kez daha çizdi.

Tip 2 Diyabet Vakalarının Yüzde 80’i Önlenebilir
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir