Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) modelleri, AKP hükümetleri döneminde eğitimden sağlığa kadar pek çok farklı sektörde merkezi bütçe üzerinde büyük yükler oluşturmaya devam ediyor. Bu projelerin beraberinde getirdiği ağır sözleşme yükümlülükleri nedeniyle, bütçe yönetiminde en fazla zorluk yaşanan alanların başında sağlık sektörü geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte ifade ettiği “Cebimizden beş kuruş çıkmayacak” sözleriyle gündeme gelen şehir hastaneleri, faaliyete başladıkları yıllardan itibaren kamu kaynaklarını adeta yutan bir yapıya dönüştü.
KÖİ Modeli ve Artan Maliyetler
AKP tarafından “Kamu bütçesine az yük getiriyor” şeklinde nitelendirilen çok sayıdaki KÖİ projesi, uzun vadeli garanti ödemeleri ve sözleşmelerdeki ağır şartlar sebebiyle kamuoyunda “Astarı yüzünü aştı” yorumlarının yapılmasına neden oldu. Şehir hastaneleri için devlet bütçesinden tahsis edilen devasa ödemeler, bu modele yöneltilen eleştirilerin ne kadar haklı temellere dayandığını bir kez daha ortaya koydu.
2026 Yılına Kadar 18 Şehir Hastanesi
İlki 2016 senesinde Yozgat’ta kapılarını açan ve KÖİ modeliyle inşa edilen şehir hastanelerinin toplam sayısı 2026 yılı itibarıyla 18’e ulaştı. Devletin kasasından hiçbir harcama yapılmayacağı savunularak hayata geçirilen bu projeler, kısa sürede Sağlık Bakanlığı’nın bütçesini ciddi oranda tüketti. Türkiye genelindeki bu 18 şehir hastanesini işleten müteahhit firmalara 2025 yılı içerisinde aktarılan toplam kaynak 111 milyar 100 milyon 278 bin TL olarak belirlendi.
2026 Yılının İlk Sekiz Ayındaki Harcama Durumu
KÖİ modeliyle yükselen 18 şehir hastanesinin, 2026 yılında da bütçe üzerindeki etkisini sürdürdüğü gözlemlendi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılının Ocak ve Ağustos aylarını kapsayan sekiz aylık dönemde şehir hastanelerine yönelik faaliyetler için tam 100 milyar 778 milyon 409 bin TL tutarında harcama yapıldı.
Tedavi Hizmetleri Arasındaki Payı
Şehir hastaneleri için Sağlık Bakanlığı bütçesinden ayrılan bu kaynağın, “Tedavi hizmetleri” ana başlığı altında gerçekleştirilen 10 farklı harcama kaleminden yedisini geride bıraktığı öğrenildi. 2025 senesinde müteahhitlere ödenen 111 milyar TL’nin ardından, sadece 2026 yılının Ocak-Ağustos sürecinde gerçekleşen 100,7 milyar TL’lik ödeme, bu tesislerin bütçedeki baskın rolünü net bir şekilde gösterdi.




