Kanser, hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte kalp rahatsızlıklarının ardından en fazla can kaybına sebep olan ikinci hastalık olarak biliniyor. Tanı ve tedavi yöntemlerinde katedilen mesafeye karşın, ilaç tedarikinde karşılaşılan bariyerler tedavi yollarını tıkıyor. Tüp bebek tedavisiyle anne olduktan kısa süre sonra meme kanseriyle tanışan Beste Şimşek’in yaşadıkları, derinleşen ilaç krizini bir kez daha gündeme taşıdı. Ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi süreçlerini tamamlayan Şimşek, tedavinin en kritik halkası olan hormon terapisinde kullanması gereken ilacı bulamadığını belirtti.
Tedavinin Kritik Aşamasında İlaç Engeli
Beste Şimşek, yaşadığı süreci şu sözlerle dile getirdi: “Tüp bebek tedavisiyle anne oldum. Kızım henüz bir buçuk yaşındayken ve onu emzirdiğimi süreçte meme kanseri olduğumu öğrendim. O an hayatım bir anda değişti”. Oldukça ağır bir tedavi döneminden geçtiğini kaydeden Şimşek, cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi adımlarını bitirdiğini söyleyerek, “Şimdi ise tedavimin en kritik aşamalarından biri olan hormon tedavisi görüyorum. Bu süreçte düzenli olarak Zoladex iğnesi kullanıyorum” bilgisini paylaştı. Yaklaşık son bir aydır hayati değeri olan bu ilaca ulaşamadıklarını ifade eden Şimşek, aynı sorundan pek çok kadının muzdarip olduğunu vurguladı.
Dayanışma Grubu ile Ortak Mücadele
Aynı teşhisi alan kadınlarla bir dayanışma ağı ördüklerini anlatan Şimşek, “Bu süreçte tanıştığım birçok meme kanseri hastası kadınla bir araya gelerek bir grup kurduk. Birbirimize destek oluyoruz ama ne yazık ki hepimizin ortak sorunu aynı: İlaca ulaşamamak. Bu durum yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da büyük bir yıkıma neden oluyor. Tedavinizin devamı için hayati önem taşıyan bir ilacı bulamamak; her gün korku, kaygı ve belirsizlikle yaşamak demek” açıklamasında bulundu.
“Zaman Bizim İçin Çok Değerli”
Seslerini duyurabilmek amacıyla bir imza kampanyası hayata geçiren Şimşek, “Yetkililer tarafından tarafıma telefonla ulaşıldı ve konunun inceleneceği ifade edildi. Ancak bizim için zaman çok değerli. Biz tedavi görmek isteyen, hayata tutunmaya çalışan kadınlarız. Tek isteğimiz, doktorlarımızın uygun gördüğü tedavilere kesintisiz şekilde ulaşabilmek. Bu ilaca erişim sorununun bir an önce çözülmesini istiyoruz. Çünkü bizim için bu sadece bir ilaç değil, hayata tutunma umudu” ifadelerini kullandı.
Sağlıkta Tasarrufun Ağır Faturası
Uzmanlar ve sağlık çalışanları, ilaç tedarik zincirindeki aksaklıklara uzun zamandır dikkat çekiyor. Döviz kurlarına dayalı fiyatlandırma sistemi ve kamu sağlığı bütçesindeki kısıtlamalar, özellikle kanser gibi ciddi hastalıklarda hayati ilaçlara erişimi zorlaştırıyor. Sağlık politikalarındaki piyasacı yaklaşım bu krizi tetiklerken, hastalar tasarruf politikalarının bedelini yaşamlarıyla ödemek istemediklerini haykırıyor.
Meme kanseri tedavisi gören kadınlar, hayati öneme sahip ilaçlara erişemiyor. Bir kadının feryadı, sağlık sistemindeki ilaç krizini tekrar tartışmaya açtı: “Bu sadece bir ilaç değil, yaşam hakkımız”.




