fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Kadın Bedenine Müdahale Tartışması: “Kadın Sünneti” Skandalı

Kadın Bedenine Müdahale Tartışması: “Kadın Sünneti” Skandalı

Ağrı'da faaliyet gösteren bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Op. Dr. Ali Çakır’ın sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği "kadın sünneti" temalı paylaşım, toplumun geniş kesimlerinde büyük bir tepki dalgasına yol...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ağrı’da faaliyet gösteren bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Op. Dr. Ali Çakır’ın sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği “kadın sünneti” temalı paylaşım, toplumun geniş kesimlerinde büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Sağlık dünyasında infial yaratan bu gelişme üzerine Türk Tabipleri Birliği (TTB), ilgili tabip odası aracılığıyla söz konusu hekim hakkında disiplin soruşturması sürecinin başlatıldığını kamuoyuna duyurdu.

TTB tarafından yapılan açıklamada, kadın cinsel organının herhangi bir tıbbi zorunluluk bulunmaksızın kısmen ya da tamamen alınmasının veya bu bölgeye zarar verilmesinin, kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğüne yönelik ağır bir ihlal olduğu hatırlatıldı. Bu tür uygulamaların hiçbir bilimsel temelinin bulunmadığı ve hekimlik meslek etiğiyle hiçbir şekilde bağdaşmadığı vurgulandı. Gelen yoğun eleştirilerin ardından Dr. Ali Çakır, sosyal medya gönderisinde yer alan “kadın sünneti” ibaresini değiştirerek “hud derisi alma işlemi” ifadesini kullanmaya başladı.

Kadın Örgütlerinden Sert Eleştiri: “Bu Bir Sakatlamadır”

Söz konusu olaya kadın hakları savunucuları da kayıtsız kalmadı. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), bu uygulamanın “kadın sünneti” şeklinde yumuşatılmaması gerektiğini, bunun gerçek adının “kadın cinsel organının sakatlanması (Female Genital Mutilation-FGM)” olduğunu belirtti. Platform, paylaşımda kullanılan terminolojinin sonradan “hud derisi alma işlemi” olarak güncellenmesinin, yapılan müdahalenin niteliğini değiştirmediğini savundu.

EŞİK’in açıklamasında, klitoral başlığın (hood) kadın anatomisinin doğal bir parçası olduğu ifade edilerek, ticari veya estetik gerekçelerle bu dokuya yapılan müdahalelerin kadın bedeni üzerindeki tahakküm ve denetim mekanizmalarından bağımsız düşünülemeyeceği kaydedildi. Konuya dair bir tepki de DEM Parti Ağrı Milletvekili ve hekim Heval Bozdağ’dan geldi. Bozdağ, Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırarak, ilgili kliniğin denetlenmesi ve idari bir soruşturma açılması talebinde bulundu.

“Sağlık Hizmeti Metalaşıyor”

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Pınar Saip de konuya ilişkin BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. Kadın sünnetinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından yasaklandığını, kadını aşağılayan ve bedenine zarar veren bir eylem olduğunu hatırlatan Saip, “Hekimler gerçekten tıbbi olarak ihtiyaç duyulan durumlarda müdahale etmelidir. Her müdahalenin komplikasyonları ve yan etkileri vardır. Bu nedenle hem Dünya Sağlık Örgütü hem de hekim örgütleri açısından kabul edilebilir uygulamalar değiller” dedi.

Saip, son yıllarda artış gösteren genital estetik operasyonlarını da eleştirerek, bu işlemlerin büyük bir kısmının tıbbi bir gereklilikten değil, sağlık hizmetlerinin metalaşmasından kaynaklandığını söyledi. Dr. Pınar Saip, “Genital estetiğin de hiçbir tıbbi açıklaması ve gereksinimi yok. Tamamen metalaşmış bir tıbbi hizmet olarak düşünmek lazım” ifadelerini kullandı. Bu tür işlemlerin reklam malzemesi yapılmasının etik dışı olduğunu savunan Saip, disiplin sürecinin tabip odasının onur kurulları tarafından titizlikle yürütüleceğini belirtti.

Dünya Genelinde 4,5 Milyon Çocuk Risk Altında

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, bugün küresel ölçekte 230 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu cinsel organ sakatlanmasına maruz bırakılmış durumda. Sadece 2026 yılı içerisinde, büyük bir kısmı beş yaşından küçük olmak üzere yaklaşık 4,5 milyon kız çocuğunun bu tehlikeyle karşı karşıya kalacağı öngörülüyor. Bu uygulama en sık Afrika kıtasında görülürken; Irak, Yemen gibi Orta Doğu ülkeleri ve Endonezya gibi bazı Asya ülkelerinde de varlığını sürdürüyor.

UNICEF’in verilerine göre Somali, Gine, Cibuti, Mali, Sudan, Sierra Leone, Mısır, Eritre ve Gambiya, kadın cinsel organının sakatlanmasının en yaygın olduğu ülkeler listesinde yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü, bu eylemi ağır bir insan hakkı ihlali ve kadına yönelik şiddet türü olarak kabul ediyor.

Genital Estetik ve “İdeal Vulva” Dayatması

Olayın ardından “genital estetik” ve “kadın sünneti” arasındaki farklar da tartışılmaya başlandı. Kadın sünneti, genellikle çocuklara rızaları dışında toplumsal normlar gereği uygulanırken; vajinoplasti ve klitoral başlık küçültme gibi işlemler yetişkinlerin talebiyle gerçekleşiyor. Ancak feminist örgütler, estetik sektörünün kadın cinsel organlarındaki doğal farklılıkları birer “kusur” gibi pazarladığını savunuyor. Sosyal medya ve klinik reklamlarının yarattığı “ideal vulva” algısının, kadınların kendi bedenlerinden soğumasına ve tıbben gereksiz olan operasyonlara yönelmesine neden olduğu belirtiliyor.

Kadın Bedenine Müdahale Tartışması: “Kadın Sünneti” Skandalı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir