Dünya genelinde hızla yayılan ilaç sahteciliği, Türkiye’de de endişe verici seviyelere ulaştı. Tedavi için kritik öneme sahip ilaçlara erişimde yaşanan güçlükler, yasadışı pazarın büyümesine zemin hazırlıyor. Eczacılar, piyasada bulunamayan her ilacın sahteciler için bir fırsat yarattığı konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.
Bayrampaşa’daki Operasyon Tehlikenin Boyutunu Gösterdi
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Bayrampaşa’da gerçekleştirilen operasyonda 1,5 milyon sahte ilacın ele geçirilmesi, ilaç kaçakçılığının ulaştığı ürkütücü boyutu bir kez daha kanıtladı. Uzmanlar, ilaç fiyatlandırılmasında kullanılan Avro kurunun piyasadaki reel kurun çok gerisinde kalması sebebiyle birçok firmanın hayati ilaçları Türkiye pazarından çektiğini hatırlatıyor. Sektör temsilcileri, “Eğer bir ürün piyasada bulunmazsa sahte veya kaçak olanı devreye girerek bu durumdan faydalanır” uyarısında bulunarak yetkilileri önlem almaya çağırıyor.
“İlacın Tek Güvenilir Adresi Eczanelerdir”
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, ilaç sahteciliğinin artışını hastaların ilaca ulaşamamasına bağlayarak şu ifadeleri kullandı: “Sahte veya kontrolsüz-kaçak olan ilaç sayısının artması hastaların ilaçlara erişememesiyle doğrudan ilgilidir. Eğer bir ürün piyasada bulunmazsa sahte veya kaçak olanı devreye girerek bu durumdan faydalanır”. Saydan, özellikle düşük Euro kuru sebebiyle piyasadan çekilen kanser, organ nakli ve kronik hastalık ilaçlarının yarattığı boşluğun suçlular tarafından doldurulduğunu vurguladı.
İlacın stratejik bir ürün olduğunu belirten Saydan, “İlaç; uzmanlık gerektiren, üretimden hastaya ulaştırılmasına kadar sıkı denetim altında olması gereken stratejik bir sağlık ürünüdür. Bu nedenle ilaçların temin edileceği tek güvenilir yer eczacı danışmanlığının bulunduğu eczanelerdir. Çünkü eczanelerimizde asla sahte ilaç bulunmaz” dedi.
İlaç Takip Sistemi (İTS) Sahteciliği Engelliyor
Türkiye’deki eczanelerde uygulanan denetim mekanizmalarına dikkat çeken Ecz. Nurten Saydan, konuyla ilgili şu detaylı açıklamayı yaptı: “İlaç her safhası ilgili bakanlıkça takip ve kontrol edilerek eczanelerimize gelir. Her bir ilaç kutusunun üzerinde “sadece o ilaca ait” karekod mevcuttur. Türkiye’de uygulanan İlaç Takip Sistemi (İTS) sayesinde ilacın üretiminden depoya, depodan eczaneye ve eczaneden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşaması elektronik olarak kayıt altına alınır. Bir eczacının İTS’ye kayıtlı olmayan sahte bir ilacı hastasına verme ihtimali yoktur. Eczanelerde kurulu olan sistem buna izin vermez. İlaç Takip Sistemi ile takip edilen ve eczaneden alınan hiçbir ilaç sahte değildir. Merdiven altı üretim, kaçakçılık faaliyetleri, denetimsiz internet satışı ve en önemlisi yanlış ilaç fiyatlandırma politikaları sahte ilaç sorununun ana kaynağıdır. Vatandaşlarımız unutmasınlar, ilaç için tek doğru adres eczanelerdir. İlaç sahteciliği pazarı Türkiye’de de korkutucu bir şekilde giderek büyürken başta kanser ve organ naklinde kullanılan ilaçlar olmak üzere cinsel gücü artırıcı ve zayıflatıcı ilaçların sahteleri oldukça yaygın bir şekilde eczane dışındaki ortamlarda satılıyor.”
Dünya Sağlık Örgütü: Sahte İlaç Her Yıl 1 Milyon Can Alıyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan veriler, tehlikenin küresel boyutunu da ortaya koyuyor. DSÖ, dünyadaki ilaçların yaklaşık yüzde 10.5’inin sahte veya kalitesiz olduğunu, bu durumun her yıl yaklaşık bir milyon insanın ölümüne yol açtığını bildirdi. İlacın diğer tüketim ürünlerinden farklı olduğunu söyleyen Saydan, “Ancak unutulmamalı ki, ilaç bir ayakkabı ya da bir çanta gibi kullanılmıyor. Her şeyin sahtesi kullanılınca insana zarar vermeyebilir, ama ilacın sahtesi zarar verir. Çünkü sahte ilaç ölümcül sonuçlara yol açabilir. Özellikle internet sitelerinden yapılan özendirici ve süslü söylemlere aldanılmaması ve asla internet üzerinden ilaç alınmaması gerekiyor. Çünkü, sahte ilaçlar en çok internet üzerinden satılıyor. Sahte ilaçlar; etkisizlik, eksik tedavi, beklenmeyen yan etkiler, zehirlenme ve hatta ölümlere neden olabiliyor” uyarısında bulundu.
Caydırıcı Cezalar ve Gerçekçi Kur Politikası Şart
Sahte ilaçla mücadelenin aktif bir şekilde yürütülmesi gerektiğini savunan Saydan, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Sahte ilaç ticaretine karışan suçlular en ağır şekilde can güvenliğini tehdit ithamı ile cezalandırılmalı, bu konudaki yaptırımlar caydırıcı hale getirilmelidir. İlaç fiyatlandırmasında gerçekçi kur politikası benimsenmeli, özellikle kanser ve organ nakli ilaçları gibi hayati öneme sahip ilaçların piyasada bulunurluğu garanti altına alınmalıdır”.
Sonuç olarak, piyasada bulunamayan kritik ilaçlar, sahte ve kaçak ürünlerin yayılmasına kapı aralıyor. Eczacılar, düşük kur politikası ve ilaç tedarikindeki aksaklıkların sahtecilere alan açtığını, bunun da hasta hayatını ciddi risk altına soktuğunu ifade ediyor.




