Oktay EVSEN
Sağlık politikalarındaki yapısal problemler ve ağırlaşan ekonomik şartlar, eczacılık mesleğinin sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Özellikle bağımsız faaliyet gösteren eczanelerin büyük bir finansal baskı altında olduğunu ifade eden sektör temsilcileri, “Güçlü bir halk sağlığı sistemi, güçlü ve bağımsız eczaneler olmadan ayakta kalamaz” değerlendirmesinde bulundu.
Türk Eczacıları Birliği tarafından yapılan resmi açıklamada, Türkiye genelinde 30 bini aşkın toplum eczanesinin, sağlık ağının en yaygın ve kolay ulaşılabilir noktası olduğu vurgulandı. Sağlık sistemindeki yükün giderek artan bir kısmının eczaneler tarafından göğüslendiği ancak buna rağmen eczacıların yönetimsel kararların dışında tutulduğu belirtildi. Verilen bilgilere göre, sadece SGK verileriyle yılda yaklaşık 508 milyon reçete eczanelerde işleme alınıyor. Eczanelerin basit birer “ticari işletme” değil, birinci basamak sağlık hizmetinin asli bir bileşeni olduğunun altı çizilen açıklamada, Türkiye’deki kronik hastalık vakalarındaki hızlı artışa da dikkat çekildi.
İstihdam Sorunu ve Eğitimdeki Plansızlık
Eczacılık fakültelerindeki kontrolsüz artışın genç mezunlar için ciddi bir işsizlik riskine yol açtığı hatırlatılan açıklamada şu detaylar paylaşıldı: “Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşanmaktadır. 2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Kalıcı çözümü için daha planlı ve kalıcı adımlar gerekmektedir. Bunun için yeni eczacılık fakültesi açılışları durdurulmalıdır. Eczacılık eğitimi başarı sıralaması 50 bin ile sınırlandırılmalı, eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır. Akademik kadrosu yetersiz fakültelerde yeterli öğretim üyesi kadroları açılarak eğitim standartları yükseltilmeli, teknik altyapı eksiklikleri giderilmelidir. Genç eczacıların istihdamı için kamu eczacılığı, klinik eczacılık ve endüstri eczacılığı alanlarında yeni, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmalıdır. Bu tablo bizlere ilaca erişim sorununun artık yapısal bir mesele haline geldiğini göstermektedir. Bu ciddi bir halk sağlığı sorunudur.”
Bağımsız Eczanelerin Varlığı Tehdit Altında
Tüm Eczacı İşverenleri Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan da konuya ilişkin görüşlerini paylaşarak, geleneksel eczacılık yapısının muhafaza edilmesi gerektiğini savundu. Serbest eczanelerin ekonomik olarak desteklenmesinin önemini belirten Saydan, “Artan maliyetler, ilaç tedarik sorunları ve sürdürülebilirlik kaygıları, bağımsız eczanelerimizin varlığını tehdit etmektedir. Ancak bilinmelidir ki; güçlü bir halk sağlığı sistemi, güçlü ve bağımsız eczaneler olmadan ayakta kalamaz” ifadelerini kullandı.




