fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Eczacılık Sektörü Alarm Veriyor: Meslek Sürdürülemez Noktada

Eczacılık Sektörü Alarm Veriyor: Meslek Sürdürülemez Noktada

Türk Eczacıları Birliği, ekonomik darboğaz ve ilaç yokluğu nedeniyle mesleğin çıkmaza girdiğini belirterek acil yapısal reform çağrısı yaptı.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’deki eczacılar, derinleşen ekonomik dar boğaz ve mevcut sağlık politikalarının beraberinde getirdiği yapısal aksaklıklar nedeniyle mesleğin yapılamaz hale geldiğini duyurdu. Özellikle bağımsız eczanelerin çok ağır bir mali krizle mücadele ettiğini belirten sektör temsilcileri, “Güçlü bir halk sağlığı sistemi, güçlü ve bağımsız eczaneler olmadan ayakta kalamaz” uyarısında bulundu.

Türk Eczacıları Birliği tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, ülke genelinde faaliyetlerini sürdüren 30 bini aşkın toplum eczanesinin, sağlık ağının en yaygın ve en kolay erişilebilir parçası olduğu ifade edildi. Sağlık sisteminin getirdiği yükün her geçen gün daha fazla eczacıların üzerine yıkıldığına, buna rağmen eczacıların karar mekanizmalarının dışında tutulduğuna değinilen metinde; sadece SGK üzerinden senede yaklaşık 508 milyon reçetenin eczanelerde işlendiği bilgisi verildi.

Sağlık Sistemindeki Kritik Rol ve Artan Hastalık Yükü

Eczanelerin basit birer “ticari işletme” değil, birinci basamak sağlık hizmetinin ana unsurlarından biri olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, kronik hastalıkların ülke genelinde hızla tırmandığına dikkat çekildi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin desteklenmesi gerektiği ifade edilirken, Sağlık Bakanlığı verilerine göre son bir yıl içinde yaklaşık 30 milyon kişiye kronik hastalık taraması yapıldığı bildirildi. Bu süreçte 7 milyon yeni tanı konulduğu, söz konusu vakaların büyük kısmını ise obezite, diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler risklerin oluşturduğu kaydedildi.

Fakülte Sayısı 8’den 64’e Çıktı

Meslek örgütleri, eczacılık alanında yaşanan plansız büyümenin genç nesiller için ciddi bir işsizlik problemine dönüştüğünü vurguladı. 2001 senesinde sadece 8 olan eczacılık fakültesi sayısının günümüzde 64’e ulaştığı belirtilirken, bu eğitim kurumlarının yalnızca 19 tanesinin tam akredite eğitim verebilecek yetkinlikte olduğu ifade edildi.

2017 yılında 1448 olan yıllık mezun sayısının 2025 yılına gelindiğinde 3868’e çıkacağı öngörülen açıklamada, halihazırda 25 binin üzerinde öğrencinin eczacılık fakültelerinde eğitim görmeye devam ettiği bildirildi. Eczacılar, kontrolsüzce yeni fakülte açılmasının sonlandırılmasını ve öğrenci kontenjanlarının bilimsel kriterler ışığında yeniden yapılandırılmasını talep ediyor.

İlaca Erişim Yapısal Bir Soruna Dönüştü

Piyasadaki ilaç yokluklarına da değinilen açıklamada, Türkiye’nin sağlık alanındaki harcamalarının OECD ortalamasının oldukça gerisinde kaldığı aktarıldı. Düşük ilaç fiyatı politikaları ve döviz kuru baskısı nedeniyle pek çok ilacın piyasaya sunulmadığı ya da bulunamaz hale geldiği vurgulandı.

Eczacılar, özellikle yenilikçi tedavilere ve ilaçlara ulaşımda yaşanan gerilemenin toplum sağlığı için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Avrupa genelinde yeni nesil ilaçlara erişim oranı yüzde 46 seviyelerindeyken, Türkiye’de bu oranın yüzde 3’e kadar gerilediği bilgisi paylaşıldı.

Meslek Gruplarının Yaşadığı Ciddi Sorunlar

İlaç yokluklarının sorumlusunun eczacılar olmadığını savunan Birlik, sorunun kaynağında sürdürülebilirliğini yitirmiş ilaç fiyatlandırma modellerinin bulunduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi:

“Hastanelerde önemli ilaç bütçelerini yöneten, ilaç temini, stok yönetimi ve ilaç güvenliği süreçlerini yürüten meslektaşlarımız yüksek bir sorumluluk bilinciyle görevlerini yerine getirmektedir. Buna karşın kamu eczacıları; kadro sayısındaki yetersizlik, özlük haklarının ve ekonomik taleplerin karşılanmaması, elverişsiz çalışma ortamları, eczacının personel tanımında hak ettiği konumda bulunmaması gibi yapısal sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların artık aşılmasını istiyoruz.”

Açıklamanın devamında ise istihdam krizine yönelik şu çözüm önerileri sunuldu: “2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında 1.448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3.868’e yükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Kalıcı çözümü için daha planlı ve kalıcı adımlar gerekmektedir. Bunun için yeni eczacılık fakültesi açılışları durdurulmalıdır. Eczacılık eğitimi başarı sıralaması 50 bin ile sınırlandırılmalı, eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır. Akademik kadrosu yetersiz fakültelerde yeterli öğretim üyesi kadroları açılarak eğitim standartları yükseltilmeli, teknik altyapı eksiklikleri giderilmelidir. Genç eczacıların istihdamı için kamu eczacılığı, klinik eczacılık ve endüstri eczacılığı alanlarında yeni, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmalıdır. Bu tablo bizlere ilaca erişim sorununun artık yapısal bir mesele haline geldiğini göstermektedir. Bu ciddi bir halk sağlığı sorunudur.”

Serbest Eczaneler Ekonomik Olarak Güçlendirilmeli

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan da konuya ilişkin değerlendirmelerinde şu ifadeleri kullandı:

“Geleneksel eczacılık modeli korunmalı, serbest eczanelerin ekonomik olarak güçlendirilmesi gerekmektedir. Bugün sağlık sistemlerinde yaşanan hızlı dönüşüm, dijitalleşme ve ekonomik baskılar karşısında geleneksel eczacılık modeli ciddi zorluklarla karşı karşıyadır. Artan maliyetler, ilaç tedarik sorunları ve sürdürülebilirlik kaygıları, bağımsız eczanelerimizin varlığını tehdit etmektedir. Ancak bilinmelidir ki; güçlü bir halk sağlığı sistemi, güçlü ve bağımsız eczaneler olmadan ayakta kalamaz. Geleneksel eczacılığın korunmasını, serbest eczanelerin ekonomik olarak güçlendirilmesini, eczacının sağlık sistemindeki danışman rolünün daha etkin tanınmasını, ilaçta erişilebilirlik ve sürdürülebilirliğin devamlılığının sağlanmasını, genç eczacıların mesleğe umutla bakabileceği bir yapının oluşturulmasını kararlılıkla savunuyoruz.”

Tırmanan maliyetler, piyasadaki ilaç eksikliği ve kontrolsüz eğitim politikaları eczacılığı çıkmaza sürüklüyor. 14 Mayıs Eczacılar Günü vesilesiyle ortak ses veren meslek kuruluşları, “Hem mesleğimiz hem de halk sağlığı risk altında” mesajını verdi.

Eczacılık Sektörü Alarm Veriyor: Meslek Sürdürülemez Noktada
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir