fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Belirti Vermeyen Tehlike: Çölyak Hastalığında Erken Tanı Kritik

Belirti Vermeyen Tehlike: Çölyak Hastalığında Erken Tanı Kritik

Sağlık Bakanlığı verileri, Türkiye’deki çölyak hastalarının %90'ının tanı almadığını ve tek çözümün ömür boyu glütensiz beslenme olduğunu gösterdi.

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel veriler, Türkiye’deki çölyak hastası bireylerin önemli bir kısmının bu rahatsızlıktan habersiz bir şekilde yaşamlarını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. İnce bağırsakta hasara yol açarak vücudun ihtiyaç duyduğu besinlerin emilimini sekteye uğratan bu genetik hastalık, her yaştan bireyi etkileyebiliyor.

Genetik Bir Sindirim Sistemi Sorunu: Çölyak

Çölyak, genetik kökenli bir sindirim sistemi hastalığı olarak tanımlanıyor. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi yaygın tüketilen tahılların içinde bulunan glüten proteinine karşı gelişen bu durum, çocukluk döneminden ileri yaşlara kadar her evrede tetiklenebiliyor.

Tanı Konulma Oranı Neden Düşük?

Resmi verilere göre Türkiye’de çölyak hastalığının görülme sıklığı yüzde 1 ile binde 3 arasında farklılık gösteriyor. Ancak hastalığın bazen hiçbir emare göstermemesi veya alışılagelmişin dışında seyretmesi teşhis süreçlerini oldukça zorlaştırıyor. Çok çeşitli belirtilerle maskelenen bu hastalıkta, gerçek hastaların yalnızca yüzde 10‘una tanı konulabildiği tahmin ediliyor.

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Görülen Belirtiler

Küçük yaşlardaki hastalarda karın ağrısı, şişkinlik, ishal ve huzursuzluk gibi tipik şikayetler ön plana çıkabiliyor. Ayrıca iştahsızlık, kusma, kilo alamama, boy uzamasında yavaşlama, gelişim geriliği ve enfeksiyonlarda artış çocuklarda dikkat çeken diğer faktörler arasında yer alıyor. İleri yaşlarda ise çölyak hastalığının belirtileri çok daha geniş ve değişken bir yelpazede kendini gösterebiliyor.

Tek Çözüm: Ömür Boyu Glütensiz Beslenme

Hastalığın bilinen tek etkin tedavi yöntemi, glütenin ömür boyu diyetten (beslenme düzeni) tamamen çıkarılması ve asla tüketilmemesidir. Hastaların buğday, arpa, çavdar ve yulaf içeren gıdalardan uzak durması, market alışverişlerinde hazır ürünlerin içeriklerini titizlikle incelemesi ve mutlaka glütensiz gıdaları tercih etmesi gerekiyor.

Glütensiz diyet uygulanmasında temel amaç; mevcut belirtileri kontrol altına almak, kişilerin yaşam kalitesini yükseltmek ve hastalıkla ilgili istenmeyen komplikasyonların oluşmasını önlemektir. Diyet programına tam uyum sağlayan hastaların büyük çoğunluğunda klinik bulguların tamamen iyileştiği ve yapılan serolojik testlerde (kan testlerinde) elde edilen değerlerin normale döndüğü gözleniyor.

Güvenli Yiyecekler Listesi

Çölyak hastaları için güvenli olan yiyecekler arasında ise şunlar yer alıyor:

“Sebze, meyve ve bakliyatların tamamı, katı ve sıvı yağlar, yumurta, bal, reçel, basit toz şeker, zeytin, kırmızı et, balık, tavuk (Et ürünleri katkılı olmamalı ve daha önce unlu bir ürün kızartılmış bir yağda kızartılmış olmamalı.) Una batırılmamış konserve çeşitleri, mısır, pirinç, patates ve unu, kestane unu, nohut unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu, kinoa, amarant, teff, darı, sorgum, karabuğday bitki türlerinin kendileri ve unları, evde çekilmiş güvenli baharatlar.”

Belirti Vermeyen Tehlike: Çölyak Hastalığında Erken Tanı Kritik
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir