Türkiye’nin kanser tedavisi alanındaki en stratejik merkezlerinden biri olan Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin, uzmanlık statüsünün iptal edilerek Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredileceğine dair iddialar büyük yankı uyandırdı. Hastanemi Açın Platformu Sözcüsü ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) eski Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan, bu gelişmelere sert tepki göstererek, kurumun onkoloji dal hastanesi olma özelliğinin mutlaka korunması gerektiğini ifade etti.
Kapatma Planından Devir İddiasına
Geçmişi 1952 yılına dayanan ve 600 yatak kapasitesiyle hizmet veren hastane, 2022 yılında Etlik Şehir Hastanesi‘nin faaliyete geçmesiyle birlikte kapatılması öngörülen kurumlar arasındaydı. Ancak o dönemde vatandaşların ve sivil toplumun verdiği mücadele sonuç vermiş; dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hastanenin onkoloji alanındaki faaliyetlerini sürdüreceğini duyurmuştu. Aradan geçen zamanın ardından, hastanenin şimdi de bir üniversite bünyesine katılacağı söylentileri endişeleri artırdı.
Onkoloji Vasıfının Kaldırılması Gündemde
Hastanenin Sağlık Bakanlığı çatısı altındaki tek müstakil onkoloji dal hastanesi olduğunu hatırlatan Dr. Bayazıt İlhan, merkezde çok uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip cerrahlar, radyasyon onkologları ve tıbbi onkologların görev yaptığını vurguladı. Henüz bakanlık kanadından resmi bir açıklama gelmediğini ancak bilgilerin kurum içindeki yetkililerden ve hekimlerden edinildiğini belirten İlhan şu ifadeleri kullandı: “Hekimlerden, diğer yetkililerden öğreniyoruz ki bu hastanenin Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devri için çalışmalar sürdürülüyor ve Onkoloji Hastanesi vasfı da kaldırılacak. Oysa hastanenin kapatılmasının engellenmesinden sonra mevcut binanın yanına yeni bir hastane inşaatı başlatılmıştı. Açıklamalar, yeni bina tamamlandığında hastanenin buraya taşınacağı, eski binanın ise yıkılacağı yönündeydi. Hastanenin kapatılması ya da Onkoloji Hastanesi vasfının kaldırılması söz konusu değildi.”
Kamu Yararı Görülmüyor
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin hali hazırda Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Bilkent Şehir Hastanesi’nde ortak kullanım kapsamında hizmet verdiğini anımsatan İlhan, bu devir işleminin herhangi bir kamu menfaati sağlamayacağını savundu. Daha önce Etlik Zübeyde Hanım Doğumevi’nin de kapatılarak üniversiteye devredildiğini ancak binanın şu an kadın doğum hastanesi olarak işlev görmediğini hatırlatan İlhan, Onkoloji Hastanesi’nin merkezi konumu ve toplu taşımaya erişim kolaylığı nedeniyle hastalar için hayati önem taşıdığını yineledi.
İlhan, sürecin şeffaf yönetilmesi gerektiğini belirterek şu soruları yöneltti: “2022’de burayı kapatmaya çalıştılar. Platform ve halkın mücadelesiyle durduruldu. Neden bu hastaneyi rahat bırakmıyorsunuz? Neden kalkındırmıyorsunuz? Kanser hastalığı bu kadar yaygınlaşmışken, halkın yararına hizmet veren bu hastaneyi niye geliştirmiyorsunuz da vasfını kaybedip başka bir yapıya büründürüyorsunuz?”
Hastalar Ne Olacak?
Devir süreciyle ilgili belirsizliğin hem sağlık çalışanlarını hem de hastaları tedirgin ettiğini ifade eden İlhan, özellikle yıllardır aynı merkezde izlenen kanser hastalarının mağduriyetine dikkat çekti: “Orada o kadar değerli hekimler, deneyimli sağlık personeli ve yıllardır takip edilen hastalar var. Takip edilen hastalar var, kanser hastaları bunlar. Burası çok özel bir alan. Burası Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilince ve vasfı kaldırılınca bu hastalar nerede tedavilerine devam edecek? Hekimlerini nerede bulacak?”
Belirsizlik Söz Konusu
Hastanede Sağlık Bakanlığı kadrosundaki personelin yanı sıra Sağlık Bilimleri Üniversitesi kadrosundaki akademisyenlerin de bulunduğuna işaret eden İlhan, ciddi bir belirsizlik yaşandığını dile getirdi. Bu kapsamda Hastanemi Açın Platformu, 14 Ekim Çarşamba günü saat 12.30’da hastanenin eski girişi önünde “Onkoloji hastanesi devredilemez” sloganıyla bir eylem gerçekleştireceğini ilan etti.




