Sanat camiası, çok sayıda dizi ve filmde sergilediği başarılı oyunculuğuyla tanınan Serhat Kılıç’ın kaybıyla derin bir yasa boğuldu. Hayatını kaybeden sanatçı için İstanbul’da düzenlenen törende, meslektaşları ve dostları onu son yolculuğunda yalnız bırakmazken, sahnede duygusal anlar yaşandı. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ndeki anma etkinliğinde usta oyuncunun sanat kariyerine ve yaşamına dair hatıralar paylaşıldı.
Meslektaşlarından Duygusal Vedalar
Anma törenine katılan çok sayıda ünlü isim, Serhat Mustafa Kılıç hakkında duygu yüklü konuşmalar gerçekleştirdi. 30 yıllık dostuna veda eden Emre Karayel şu ifadeleri kullandı: “Gerçekten konuşmak zor zor şuanda. 30 yıllık arkadaşım benim. Serhat ile Bilkent’te tiyatro bölümünde tanıştık. Çok emek verdi bana, beni yetiştirdi. Diksiyonumu düzeltti. Oyunculuğuma katkı sağladı. Emek verdi bana…Sonra yıllar geçti, okul bitti. Hepimiz başka yerlere savrulduk. İşler yaptık, başarılar yaşadık, hayal kırıklıkları yaşadık. Büyüdük, yaşlandık.Bazı insanlar vardır Serhat gibi… Hayat nereye götürürse götürsün onların yeri değişmez.Serhat benim için öyle birisiydi…Öğretmenimdi, akıl hocamdı, arkadaşımdı, sırdaşımdı, en çok da kardeşimdi.Dün abim aradı ‘Ailemizden birini kaybettik oğlum’ dedi.Öyleydi… 30 yıl dile kolay…30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk ve şimdi burada onun hayatından konuşuyor olmak gerçekten çok üzücü.Serhat’ı tanıyan herkes başka bir Serhat anlatacaktır. Çünkü hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur.Hayatımdan Serhat Mustafa Kılıç geçtiği için çok şanslıyım. Bana öğrettikleri, bana verdikleri için, yanımda olduğu bütün zamanlar için, birlikte güldüğümüz, kavga ettiğimiz, dertleştiğimiz, saçmaladığımız bütün o yıllar için teşekkür ederim sana kardeşim.Sana söyleyecek daha çok şeyim vardı. 30 yılı birkaç satıra sığdıramadım.En acısı da bu… 30 yıl yetmedi Serhat, yetmedi kardeşim. Hakkım varsa helal olsun. Sen de hakkını helal et. Hoşça kal. Toprağın bol, mekanın cennet olsun.”
Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi: “Duyduğum andan itibaren uzun bir süre konuşamadım. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Çok gençti. Kendisiyle ilk kez Haldun Taner’de, provada tanışmıştım. İçimden ne kadar saygılı, enerjik, iştahlı bir oyuncu demiştim. Afife’den ödül aldığında da hiç şaşırmadım çünkü çok başarılıydı. Yattığı yer incitmesin. Bu evde her zaman sevgi, saygı ve özlemle anılacak. Ruhu şâd olsun, hepimizin başı sağ olsun.”
Yapımcı Birol Güven ise sanatçının yeteneğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bizim yolumuz Seksenler dizisinde keşişti ben kendisini onunla tanıdım. İtiraf etmek gerekirse ona çok küçük bir rol teklif etti. Hiç dert etmedi. O rolü öyle bir oynadı ki bizim dizimizin en büyük karakterlerinden biri oldu. Serhat öyleydi her şeyi büyütüyordu.Ona bir kar topu verin çığ yapsın.Çok gülerdi, çok ağlardı, çok severdi her şeyi çok yapardı.Bir gün Ankara’da oyunculuk kursu açacağım dedi, sonra geldi konservatuara gideceğim dedi.Çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığı ile insanları özellikle profesyonel isimleri şaşırtmayı çok seviyordu. Ne diyelim. Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın. Varsa hakkımız helal olsun.”
“Sen Bizim Gönlümüzdeki Ödülün Sahibiydin”
Oyuncu Bennu Yıldırımlar, Kılıç ile olan yakın dostluklarını şu cümlelerle anlattı: “Çok üzgünüm, şaşkınım. Sevdiğiniz insanların arkasından birkaç kelam etmek çok zordur; ne söyleseniz boştur. Vefasını hiç esirgemeyen, coşkusu yüksek bir arkadaştı. Provada yorulmayan, namuslu, samimi, sırtını güvenle yaslayabileceğin, komple, gerçek bir oyuncuydu. Sahne dışında da onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. 2009’a kadar sadece bir merhabamız vardı. Sonra onun yaptığı bir gece şovuna katıldım ve aslında orada tanıştık. Sonra oynadığımız oyunda yakın dost olduk. Yurt dışı turnelerine gittik. İmkansızlıkların olduğu yerlerde oynadık. Bizim gönlümüzdeki ödülün sahibi sendin, bunu unutma. Daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık. Evet eksildik. Biz seni çok sevdik, anıların yüreğine dokunduğun insanlarda yaşamaya devam edecek. Huzurla uyu arkadaşım.”
Ahmet Mümtaz Taylan, Kılıç’ın kariyerinin başlangıcına değinerek şunları kaydetti: “Onu çok genç yaştayken tanıdım. Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda ilk oyununu ben yönettim. Muazzam bir enerjisi vardı. Bazı oyuncuları yükseltmeye çalışırsınız. Ben Serhat’ı indirmeye çalıştım ama yapamadım, hayatı boyunca böyleydi. Hayır demeyi bilmezdi, iki üç işe evet der, üç kişilik çalışırdı, okulsa okul, sinemaysa sinema. Uyandırmak zordu, uyutmak imkansızdı. Huzur içinde uyusun.”
Oyuncu Ertan Saban, odasından sigara çaldığı arkadaşından helallik isteyerek; “Son 1-1,5 senemizi birlikte geçirdik. Odalarımız yan yanaydı. Bugün ondan helallik isteyeceğim. O gelmediği günlerde odasına girip sigarasını çalıyordum. Hakkını helal et usta. Malumunuz toplumumuz haber yapmayı, yaymayı sever. Bu haberin güzelliğine, özelliğine dikkat edilmez. Bundan sonraki süreçte yas sürecinin doğru ilerlemesi adına ailesi adına biraz daha dikkatli olmanızı istirham ediyorum.” dedi.
Songül Öden ise kaybın büyüklüğünü, “Çok büyük bir kayıp, çok erken bir kayıp. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Çok üzgünüm. Tarifsiz üzgünüm. Çok sıra dışı bir yetenek. Hiç hayatımda onun gibi birini tanımadım. Bir benzeri yok mesela gerçekten. Başımız sağ olsun.” sözleriyle ifade etti.
Barış Falay ve Serkan Çayoğlu da derin üzüntülerini belirttiler. Falay, “Çok üzgünüz. Çok değerli bir arkadaşımızı kaybettik. Çok saygı duyduğumuz bir arkadaşımızı kaybettik. Umarım sizlerde çok saygı ve hürmet ile yaklaşırsınız. Emekçi insanlarız hepimiz, hayatta var olabilmek için emek harcıyoruz. O saygıyı bekliyoruz. Sizlerden özellikle bekliyoruz. Altını çizerek söylüyoruz. Çok üzgünüz… Söylenecek çok bir şey yok. Bir genç ölümü oldu. Dayanması daha zor o yüzden. Sabır göstermek daha zor. Tüm sevenlerine sabır diliyorum.” derken, Çayoğlu ise “İyi bir insanı, değerli bir sanatçıyı kaybettik. Mekanı cennet olsun. Ailesine ve sevdiklerine sabır diliyorum.” şeklinde konuştu.
Ölümündeki Acı Detaylar
8 yıllık hayat arkadaşı Özlem Esmergül, tören boyunca gözyaşlarına hakim olamadı ve tabutun başında “Geldik annem, sahnedeyiz.” diyerek veda etti. 1975 doğumlu olan ve henüz 51 yaşındayken hayata gözlerini yuman Serhat Mustafa Kılıç, geçtiğimiz Cumartesi günü evinde ölü bulunmuştu.
Yaklaşık iki gün boyunca kendisinden haber alınamaması üzerine kız arkadaşı Özlem E., sanatçının evine gitmiş ve onu salondaki koltukta hareketsiz halde bulmuştu. Olay yerine intikal eden sağlık ekipleri, Kılıç‘ın yaşamını yitirdiğini teyit etti. Yapılan ilk incelemelerde vücudunda herhangi bir darp veya kesi izine rastlanmazken; kollarında, bacaklarında ve göz çevresinde morluklar saptandı. Özlem E., emniyet güçlerine verdiği ifadede sanatçının bir süredir lenf kanseri tedavisi gördüğünü ve Perşembe gününden beri kendisine ulaşılamadığını bildirdi.
Cenaze Programı
Dün yakınları tarafından otopsi işlemleri sonrası teslim alınan Serhat Kılıç’ın naaşı, Zincirlikuyu Mezarlığı Gasilhanesi’ne getirilmişti. Bugün saat 12.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştirilen anma töreninin ardından cenaze, Ankara’ya nakledilecek. Sanatçının cenaze namazı, 8 Eylül Salı günü Ankara Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde öğle namazını takiben kılınacak ve ardından Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.




