fbpx
featured
  1. Haberler
  2. Magazin
  3. Nursena Say: Güzellikten Oyunculuğa İlham Veren Bir Dönüşüm

Nursena Say: Güzellikten Oyunculuğa İlham Veren Bir Dönüşüm

Türkiye güzeli seçilmesinin hemen ardından gerçekleştirdiğimiz o ilk röportajın üzerinden zaman geçse de Nursena Say’ın duru güzelliği ve nazik tavrı hiç değişmemiş. Aldığı kapsamlı oyunculuk eğitimleriyle hayallerine emin adımlarla yürüyen...

service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye güzeli seçilmesinin hemen ardından gerçekleştirdiğimiz o ilk röportajın üzerinden zaman geçse de Nursena Say’ın duru güzelliği ve nazik tavrı hiç değişmemiş. Aldığı kapsamlı oyunculuk eğitimleriyle hayallerine emin adımlarla yürüyen Say ile dünü, bugünü ve geleceği konuştuk. Tescilli güzel, mimarlıktan setlere uzanan serüvenini tüm samimiyetiyle paylaşıyor.

Tescilli Güzelin Kariyer Yolculuğundaki Değişim

Kraliçelik tacını taktıktan sonra hayatında nelerin değiştiği sorusuna yanıt veren Nursena Say, süreci şu sözlerle özetliyor: “Türkiye güzeli seçildikten sonra her şey değişti diyebilirim. Bir yandan mimarlık yapıyordum, bir yandan da sunuculuk, reklam, film teklifleri geliyordu. Bunları daha iyi değerlendirmek adına oyunculuk eğitimine başladım. O dünyaya girdikçe oyunculuğun psikolojik yanlarını ve kendimi tanımanın ne kadar şahane bir şey olduğunu fark edip oyunculuğu çok sevdiğimi anladım. Londra’ya gidip orada da eğitimler aldım ve buraya geri döndüğümde artık bir şeyleri yapabileceğimin özgüvenini hissedip menajerimle çalışmaya başladım.”

Miss World Arenasında Sosyal Sorumluluk Vurgusu

Türkiye’yi uluslararası arenada da başarıyla temsil eden Say, Hindistan’da düzenlenen Miss World yarışmasına katılarak Azra Akın’dan sonra derece elde eden ilk Türk oldu. 130 ülke arasından ilk 40’a girerek yarı finale yükselen Say, yarışmanın sadece bir güzellik organizasyonu olmadığını vurguluyor: “Orada yarı finale kalan ilk isim diyebiliriz, 130 ülke arasında ilk 40’a giriyorsun. Sonra içinde küçük küçük yarışmalar oluyor. Sosyal sorumluluk yarışması, top model yarışması, sportif yarışmalar… Bir ay boyunca ‘Survivor’ gibi bir ortam oluyor. Ve insanların bildiğinin aksine herkes bir sosyal sorumluluk projesiyle oraya gidiyor. Derece alan kıza Miss World bir yıl boyunca fon yardımı yaparak projesinin büyümesine destek oluyor. O zamanlar ülkemizde depremler yaşanmıştı, bir mimar olarak 7-8 farklı şehirde projeler geliştirmiştim. Hatay’daysa ahşap konteyner projesi ‘Yuva Project’ yaptım ve onu geliştirdim.” Kendisinden sonra yarı finale kalan olup olmadığına dair ise, sosyal sorumluluğun önemini kanıtladığını belirterek, “Evet, ben biraz şunu göstermiş oldum; bunu da araştırma yaparak öğrendim, bu sadece bir güzellik yarışması değil, sosyal sorumluluk projesi. Projen ne kadar iyi olursa o kadar yükselme şansın oluyor.” diyor.

Evlilik ve Gönül Dağı Setine Hızlı Geçiş

Nursena Say, yaklaşık iki ay önce avukat ve finansçı Fatih Kaynarca ile dünya evine girdi. Evliliğinin ilk günlerini set heyecanıyla iç içe geçiren oyuncu, süreci şöyle anlatıyor: “Evet. Daha iki ay oldu. Ve evlendiğimin bile farkına varamadım aslında, nedenini anlatayım mı? İki haftalık bir balayı programımız vardı. Tam balayı öncesi ‘Gönül Dağı’ için yönetmen görüşmesine gittim. Doktor Ahsen rolüydü. Doktor kıyafeti buldum, ona göre giyindim. Makyajım, saçım, tavrım… O karakter olarak gittim. Çıkınca çok iyi enerji aldığım için eşime ‘Bence beni çağıracaklar, öyle hissediyorum’ dedim. Balayına gittiğimizde de menajerimden güzel haber geldi. Uzun zamandır hayalini kurduğum bir başlangıçtı. Eşim de heyecanımı paylaşınca balayı planımı biraz kısa tutup döndüm. Hayat bazen güzel başlangıçları aynı döneme sığdırıyor. Birlikte yaptığımız bir tatil planı vardı elbette ama eşim oyunculuğu ne kadar istediğimi biliyordu. ‘Senin mutluluğun, başarın benimde mutluluğum’ diyerek bana çok destek oldu. Biz birbirimizin hayallerini hep önemsiyoruz. Geçen yıl o da yüksek lisans için Londra’ya gittiğinde ben yanında oldum. Birbirimizin gelişimini ve mutluluğunu paylaşabilmek ilişkimizin en sevdiğim taraflarından biri.”

Uzak Mesafede Aşkın Formülü

Dizi çekimleri nedeniyle Eskişehir’de bulunan Say, eşiyle olan uzak mesafe ilişkisini şu sözlerle değerlendiriyor: “Çok güzel çünkü her buluşmamız ayrı bir önem taşıyor, şu anda hâlâ ‘date’ yapıyor gibiyiz. Güzel bir restoranda şık bir şeyler giyip, oturup hayatımızda o hafta neler oldu onları konuşuyoruz. Hâlâ sevgili gibiyiz aslında. Eğer ilişkinizin temeli sağlamsa uzun mesafe ilişkisi hiç problem değil diye düşünüyorum.”

Güzelliğin Önyargılarını Kırmak

Dört yıldır taşıdığı “Türkiye güzeli” unvanının oyunculuk sektöründe bazen bir engel teşkil ettiğini ifade eden Say, önyargılara karşı verdiği mücadeleyi paylaşıyor: “Eksileri vardı, yaşadım ama bunun üstesinden geldiğimi düşünüyorum. Bana zaten söylenen en önemli öğüt, yarışmadan hemen sonra eğitim almadan, kendimi tanımadan, ne istediğimi bilmeden bu sektöre atılmamam gerektiğiydi. Dört yıldır oyunculuk eğitimi alıyorum ve hâlâ almaya devam ediyorum. Uzun bir süre de audition (oyunculuk seçmesi) vermek ve sektöre atılmak için acele etmedim. Çünkü ‘Güzel kız yarışmadan geldi ve ona bütün kapılar açılıyor’ gibi bir algı olsa da aslında tam tersi bir önyargıyla başlıyorum, yani 1-0 geride başlıyorum gibi hissediyorum. O algıyı kırmak, onun üstüne bir şeyler yapmak zorundayım. Oyunculuğun temeli de kırılmak ve aslında maskelerinden kurtulmak olduğu için şu anda doğru yerde olduğumu düşünüyorum.”

Doktor Ahsen Karakteri ve Setteki İlk Anlar

İlk işinde kamera karşısına geçmenin heyecanını “İlk gün korkmaktan ziyade heyecanlandım. Oyunculuğu çok sevdim. Şimdi her sahne çekildiğinde rüyada gibi hissediyorum. Uzun zamandır istediğim şeyi yapıyorum. Bir yandan da çok uzun zamandır bu mesleği yapıyormuş gibi hissediyorum.” sözleriyle anlatan Say, Gönül Dağı‘ndaki Doktor Ahsen karakterini ise şu ifadelerle tanımlıyor: “Çok merhametli, melek gibi kalbi olan bir karakter. Doktorluğun verdiği o güçle değil, insan yanıyla da yardım ediyor. Yanına gelen hasta teyzelerle öyle bir iletişim kuruyor ki ona saygıdan daha çok sevgi duyuyorlar. Şimdi oyuncu koçu Esin Doğan’la çalışıyorum. İlk önce doktorluğun getirdiği şeyler, sonra yeni bir kasabaya yerleşmek… Karakterin inşasını birlikte gerçekleştiriyoruz.”

Mimarlıktan Gelen Disiplin ve Gelecek Hedefleri

Mersin‘de eğitimci bir ailenin çocuğu olarak büyüyen ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü‘nden mezun olan Say, iki meslek arasındaki bağı şöyle kuruyor: “Mimarlıkta da bir tasarım yaparken her zaman daha iyisi olabilir. Daha farklı ele alabilirsin. Oyunculukta da aynı şekilde. Oyunculuğun bir sürü metotları, metot dışında bir sürü o duyguya gitme yolları var. İkisinde de sana özgü ve biricik bir şey üretiyorsun. Ve ürettiğin şey seni yansıtıyor, senden bir parça oluyor.” Gelecek rolleri için ise sınırlarını zorlamak istediğini belirterek, “Tek tip rollerde oynamak yerine, ters köşe rollerde oynamak beni daha çok motive edecek. İzleyeni de şaşırtacak roller istiyorum. Spesifik yorum yapmam gerekirse deli, çılgın karakterler oynamak hayalim.” diyor.

Karakter olarak kendisini duygusal, sevgi dolu ve anaç biri olarak tanımlayan Nursena Say, en büyük korkusunun ise yanlış anlaşılmak olduğunu dile getiriyor: “En büyük korkum yanlış anlaşılmak olabilir. Bir linç kültürünün içindeyiz. Sosyal medyada doğru-yanlış birçok bilgi var. Yapmak istemediğim veya söylemek istemediğim bir şeyin dönüştürülüp başka bir şekilde gösterilmesi beni korkutabilir.”

Nursena Say: Güzellikten Oyunculuğa İlham Veren Bir Dönüşüm
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak MaxiMag Bültenine Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Maxi Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

MaxiAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir