Pek çok insan hayatı boyunca çeşitli tecrübeler edinir; ancak yaşadıklarını kaleme almayı, paylaşmayı ve bu birikimleri geniş kitlelere ulaştırmak için büyük emek harcayarak bir kitaba dönüştürmeyi çok az kişi tercih eder. Gülseren TOZKOPARAN JORDAN’ın dikkat çektiği üzere, bunu yapanların paylaşacak bir dertleri vardır ve kazanımlarını sadece kendilerine saklamak istemezler. Belki de benzer duygular içindeki başkalarına bir yol gösterici olmayı hedeflerler.
Fatma Altun Kimdir ve Kitabında Ne Anlatıyor?
Uzun yıllardır farklı mecralarda yazarlık yapan Fatma Altun, ilk eseri olan “Sondan Geriye” ile pek çok kadının kapısını çalan meme kanseri sürecini kendi deneyimleri üzerinden okuyucuya sunuyor. Kitapta, teşhisin konulduğu ilk andan ameliyat masasına, kemoterapi seanslarından iyileşme evresine kadar yaşanan tüm hisler ve gelgitler büyük bir samimiyetle aktarılıyor. Okurlar, sonunu bildikleri bir hikayeyi takip ederken yazarın kendisini sorgulayışına ve geçirdiği büyük dönüşüme şahitlik ediyor.
Yazar, yaşadığı zorlu anları şu sözlerle ifade ediyor: “Hep kaçtım. Herkesten kaçtım. En çok da kendimden. Ama her seferinde yalnızlığıma yakalandım. Sobeledi beni yalnızlığım. Her an çalılıkların arasından fırlayacak olan çocukluk arkadaşım gibi muzip değildi hiçbir zaman hayat. Çoğu zaman korkunçtu, kırıcıydı. Şimdi de çok korkunç,” diye düşünürken buldu kendini. Buz gibi soğuk bir ameliyathane odasında titrerken, artık kaçacak hiçbir yeri yoktu. Sona gelinmişti artık. Odanın ortasındaki demirden bir döşekte, çırılçıplak uzanıyordu. Ve utanıyordu. Ne vardıysa artık utanacak…”
Neden Bu Kitap Okunmalı?
Bir çırpıda okunacak bu eserin her sayfasında okuru yeni bir merak bekliyor. Kitap, sadece meme kanserini anlatmakla kalmıyor; benzer süreçlerden geçen yakınlarınıza artık sadece yüzeysel bir “geçmiş olsun” diyemeyeceğiniz bir empati alanı yaratıyor. Ameliyat sonrası iyileşmenin aslında sadece bir başlangıç olduğunu, asıl fırtınaların insanın iç dünyasında nasıl koptuğunu gözler önüne seriyor. Özellikle “meme kanseri de artık grip gibi oldu canım, herkes yakalanıyor, tedavisi de kolay” şeklinde düşünenlere karşı, ateşin düştüğü yeri nasıl yaktığını göstermek adına bu kitap önemli bir öneri niteliği taşıyor. Ayrıca Fatma Altun, küçük de olsa bir operasyon geçirip o masaya yatan herkesin ortak duygularına tercüman oluyor.
Süreç Nasıl Bir Ruh Haliyle İşleniyor?
Yazarın iç dünyasındaki karmaşa kitapta şu ifadelerle yer buluyor: “İçindeki dünyada seller, heyelanlar, depremler oluyordu. Yanardağlar ardı ardına patlıyor, lavlar her yeri yakıp kavuruyordu. Dev bir orkestra konser veriyordu da etrafındaki hiç kimse sanki tek bir sesi bile duymuyordu. Sessiz bir senfoni gibiydi yaşananlar. Herkes görüyordu günbegün eriyip bittiğini ama nedense görmezden gelme çabasıyla ruhunu kanatırcasına içindeki irini sıkıp akıtmaya çalışıyordu. Birlikte yaşadığı herkes çığlık atıyor gibiydi ama duyulan tek acı onunkiydi. Çok sancılıydı bu dönüşüm. Çok ağrılıydı değişmek. Tırtılın kelebek olma hikâyesi kadar basit ama onun değişimi kadar kolay değildi. Hem kelebeğin nasıl acı çektiğini kim bilebilirdi? Nasıl basit denebilirdi?”
Kitabın bir bölümünde ise şu derin sorgulamalar dikkat çekiyor: “Derin bir nefes al ve kocaman bir adım at,” demişti adam. Derinlere dalmayı ne zamandır istiyordu da ancak karar Fatma Altun Sondan Geriye 21 verebilmişti. Derinlerde olmayı her zaman hayal ediyordu. Şimdi o eşikteydi işte. Birazdan koyu maviliklere teslim olacaktı. Çok korkuyordu. Uzun süre suda kalırsa yüzgeçleri çıkar mıydı acaba? Çıkmazdı elbette, ancak her şeyin bir kararı, kıvamı olmalıydı hayatta. Yaşamanın kuralıydı bu… Dengede olmak, hizalanmak…
Eserin Temel Mesajı Nedir?
Başlangıçta bir hastalık hikayesi gibi görünen eser, sayfalar ilerledikçe bir insanın yeniden doğuşuna ve yeni bir kimlik inşasına odaklanıyor. Bu yeni kimliğin hem acının hem de büyük bir direncin içinden nasıl filizlendiğini görüyoruz. Yazar, insanın en ağır acılarıyla yüzleşirken kendisini ayakta tutan küçük detaylar sayesinde nasıl tekrar doğrulduğunu anlatıyor.
1973 Almanya doğumlu fotoğrafçı ve Sanat Terapisi Uygulayıcısı Fatma Altun, Papirus Yayınları‘ndan çıkan bu öykü kitabında korku başta olmak üzere insani halleri irdeliyor. Derin içsel diyaloglar, yeniden başlama motivasyonu, denge ve yaşam sevinciyle okuru sürükleyen bu yolculuk, kimi zaman iç sızlatıyor kimi zaman ise şaşırtarak sarsıyor.




