Faust, ruhu üzerine pazarlık yaparken Mephisto’nun kendisini halkın önünde “Biliyorsunuz, Bay Faust heterodokstur!” ifadeleriyle aşağılatacağını acaba öngörmüş müydü? Faust’un bu ihtimali bilmemesi imkansızdı; çünkü o, Mephisto’nun sadece kötülük yapabilen biri değil, varlık amacının tam da bu tür eylemler olduğunu çok iyi kavramıştı. Faust’u derin bir sefalete ve düşkünlüğe sürükleyen de tam olarak bu bilinçli tercihiydi.
Faust’un bu gerçeğin farkında olduğunu hepimiz biliyoruz. Üstelik Faust, bizim de bu durumu bildiğimizi bildiği için artık geri adım atması, “reyiz”inin yanına gidip “Mephisto, ben pazarlıktan vazgeçiyorum.” demesi mümkün değil. Bu yolun sonuna kadar gitmekten, hem kendisini hem de bir türlü kopamadığı o iktidar koltuğunu cehennemin derinliklerine sürüklemekten başka çaresi kalmadı.
Kim ve Nerede: Reichenbach ve Ilsabet’in Sıra Dışı Yolculuğu
Faust’un koltuğuyla olan bu saplantılı bağı, bilim-kurgu edebiyatının usta ismi Robert Silverberg’ün zaman yolculuğunu konu alan bir öyküsündeki Reichenbach ve Ilsabet karakterlerinin ilişkisini akıllara getiriyor. 1914 yılında Saraybosna’da tanışan bu iki ‘zaman turisti’, 1. Dünya Savaşı’nın fitilini ateşleyen veliaht prens suikastını izlemek için oradadırlar.
Tanıştıktan sonra birbirlerine aşık olan çift, tarihin akışında birlikte seyahat etmeye başlarlar. Nero’nun Roma’yı alevler içinde bıraktığı günden, 1604 Londrasına Shakespeare ile vakit geçirmeye, Sokrates’in mahkemesinden Macellan ve Kolomb’un limanlardan ayrılışına kadar pek çok kritik ana tanıklık ederler. İstanbul’un kuşatması gibi önemli olayları yerinde izleyen ikili, zaman zaman kişisel merakları doğrultusunda birbirlerinden ayrılarak yalnız seyahatlere de çıkarlar.
Nasıl: Kıskançlık ve İhanetin Planı
Reichenbach, bu yalnız turlardan birinde sevgilisi Ilsabet’in başka bir yolcuyla tanıştığını fark eder. Yoğun bir kıskançlık krizine giren adam, kadını kaybetme korkusuyla Stavanger isimli rakibini ortadan kaldırmak için sinsi bir plan hazırlar. Stavanger ve Ilsabet’in 1794 yılında Paris’te, Robespierre’in idamı esnasında tanıştığını öğrenen Reichenbach, rakibini devrimcilere aristokrat olarak ihbar edip giyotine göndermeyi hedefler. Ancak bu suçu işlemek için sadece kendisine güvenebileceğini anlar.
Bu doğrultuda Reichenbach, bir ‘mutlak butlan’ operasyonu düzenleyerek kendi geçmişine müdahale eder. İlk olarak Saraybosna’ya, Ilsabet ile tanışmasından bir saat önceki haline gider. Gelecekte bir kadına aşık olacağını ancak büyük bir acı çekeceğini söyleyerek ‘kendisiyle’ (Birinci Reichenbach) işbirliği yapmaya ikna eder. Plana göre, 27 Temmuz 1794’te Paris’te buluşacaklardır. İkinci Reichenbach (R) ihbarı yaparken, Birinci R ise Stavanger’ı otelinden çıkarıp tuzağa çekecektir.
Ne Zaman ve Sonuç: 27 Temmuz 1794 Paris’i
Plan kusursuz bir şekilde işler. Birinci R, Stavanger’ı kandırarak aşağı indirir ve orada İkinci R ile devrimciler beklemektedir. İkinci R, “İşte bu! Bu adam, özgürlük karşıtı suçlar işlemiş bir kraliyet mensubudur!” diyerek rakibini hedef gösterir. Stavanger yakalanırken zaman makinesi de parçalanır. Ancak İkinci R’nin ihaneti burada bitmez; kendi geçmişteki hali olan Birinci R’yi de “Ve bu da bir başka aristokrat, cumhuriyet ve halk düşmanı!” diyerek ihbar eder.
Birinci Reichenbach çaresizce götürülürken, İkinci R tek ‘sahibi’ olduğuna inandığı Ilsabet ile buluşmak üzere Roma’ya hareket eder. Her iki Reichenbach da hırsları ve kötülükleri nedeniyle zaman yolculuğunun kurallarını çiğnemiş, ‘mutlak butlan’ adına tarihe müdahale etmiştir. İkinci R kazandığını düşünse de, yarattığı buhranların tarihin akışında ne gibi sonuçlar doğuracağından habersizdir.
Faustyen Pazarlığın Korkutucu Boyutu
Bu öykü, artık Mephisto’ya bile ihtiyaç duyulmayan, Faust’un kendi hırsıyla bizzat şeytana dönüştüğü modern bir kurguyu gözler önüne seriyor. Bu durum çok daha ürkütücü; zira burada Faust, bir tür ‘kendinde butlan’ olarak tarihin akışına müdahale etmektedir. Artık unvanların veya statülerin bir önemi kalmamış, bireyin kendi yarattığı karanlık ön plana çıkmıştır.




